Güncel Teknoloji sitemize hoş geldiniz. Sitemizden tam anlamıyla faydalanmak için giriş yapabilir veya ücretsiz üye olabilirsiniz.

Yedik ve yaptık diyorlar, vallahi kendileri diyorlar

Konu, 'Beğenilen Köşe Yazıları' kısmında tambjk tarafından paylaşıldı.

  1. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Yedik ve yaptık diyorlar, vallahi kendileri diyorlar

    Cemaat-AKP kavgasında, birbiri hakkında söylediği her şeyin doğru olduğunu ama bir zamanlar büyük bir ortaklıkla hareket ettiğini hatırlattık. Hepsini sıra sıra, üşenmeden yazdık... Ve fakat bence bugün duralım ve az dinlenelim. Hepsini bir güzel itiraf ediyorlar.

    Ben yazdım. Bu gazetedekiler yazdı. Hürriyet’tekiler yazdı. Cumhuriyet’tekiler yazdı. Milliyet’tekiler yazdı.

    Birgün’dekiler yazdı. Evrensel’dekiler yazdı. Sözcü’dekiler yazdı. Özgür Gündem’dekiler, T24’tekiler, OdaTV’dekiler, Diken’dekiler… Herkes ve hepimiz yazdık. Aylardır, daha doğrusu yıllardır.

    Rantı, rüşveti, yolsuzluğu, içine edilen kenti, kültürü, ihanet edilen gazetecilik mesleğini, baskıyı, müdahaleyi, yandaşlığın bünyeye zararlarını ve kaçınılmaz neticelerini…
    Yazdık.

    Cemaat-AKP kavgasında iki tarafın da birbiri hakkında söylediği her şeyin doğru olduğunu ama aslında bir zamanlar bunların büyük bir ortaklıkla hem devlet hem de derin devlet gibi hareket ettiğini hatırlattık.

    Hepsini sıra sıra, üşenmeden…

    Ve fakat bence bugün duralım ve az dinlenelim.

    Zira onlar kendileri diyorlar. Yedik ve yaptık diyorlar.
    Bugün ‘güvenlerinin zedelendiğinden’ dem vururken, ‘bir vefa’ (hangi hizmetin vefası?) alameti ararken aslında bugüne kadar sırtlarını iktidara dayadıklarını…

    “17 Aralık ve Gezi döneminde medyanın mucizevi desteğinden” bahsederken, nasıl doğruları yazmadıklarını, nasıl gazeteciliğe ihanet ettiklerini, aslında gazeteci dahi olmadıklarını…

    “12 yılın ortak kazanımlarının bir anda hırsızlık” hanesine yazılmasına üzülürken, aslında cemaatiyle, iktidarıyla ve iktidarın avanesiyle nasıl bir oyun kurduklarını…

    ‘Milli güvenliği yıllardır tehdit eden, yıllardır herkesi dinleyen, askerinden gazetecisine, aydınından siyasetçisine herkesi hapse tıktıracak düzeneği kuran o ‘paralel’e “kendilerine ihanet etmeden, Brütüs olmadan” göz yumduklarını…

    İnşaatları ve işletmeleri belediyelerdeki ‘kaçaklarla’ nasıl yandaş iş adamlarına verdiklerini…

    Hepsini bir güzel itiraf ediyorlar.
    İnanmıyorsanız, bakın, okuyun.

    **

    “17/25 Aralık vesayet girişiminin karalama çalışmaları bile bu algıyı değiştiremedi. Ama bir şey yaptı. Dünün mümin kardeşlerinin bir gecede birbirine söven insanlara dönüşmesine neden oldu. 12 yılın ortak kazanımları bir anda "hırsızlık" oldu. Tabular yıkıldı, kutsallar, maslahatlar ezildi. Fırsatçılar türedi. Her haksızlığa bir "paralel" yaftası bulunabiliyor artık, her açgözlülüğe bir kılıf uydurulabiliyor, her nifak girişimine görünmezlik pelerini... Durup durup "medeniyet tasavvuru" diyoruz ama çok sevdiğimiz hoyratlığımız sayesinde ne etik üretebiliyoruz ne de estetik." – Nihal Bengisu Karaca / Habertürk Gazetesi 26 Kasım 2014

    "Çok derinden bir hayal kırıklığı içindeyim. Sözün bittiği yeri gördüm. Ahde vefa kocaman bir yalanmış… Meğer ne çok 17 Aralık kahramanı varmış. Ortalık utanması olmayan sahte kahraman doluymuş da haberimiz yokmuş! Haya ediyorum Mustafa abilere yapılanlar hepimize yapılmıştır. Güven duygumuz zedelendi.” – Elif Çakır – Twitter

    “Üçüncü başarısızlık ise, iktidarın tabandan gelen yeni burjuvazinin hırsının yarattığı ‘hoyratlığa’ yenik düşmesi, hatta zaman zaman bunu besleyen bir konuma sürüklenmesidir. “Suiistimalin doğal hale geldiği bir alışkanlık ortamında yükselen binalar, azami kardan başka bir hedef gütmeyen madencilik örnekleri, kapkaç mantığıyla hayata geçirilen enerji santralleri ve bütün bu tabloyu mümkün kılan belediyecilik ‘kaçakları’ AKP iktidarının bugün en önemli ayak bağı.” Etyen Mahçupyan – Akşam Gazetesi, 18 Kasım 2014

    “Bu davanın çocukları imtihanları kaybetti, günahlara battı, gaflete daldı ama affeden, bağışlayan, merhamet eden bir Allah’a inandı, onun yolundan vazgeçmedi. Af diledi, gözyaşı döktü, tövbeler etti… Bu çocukları ne kadar hatalı olursa olsun, zerre kadar davaya katkısı olmayan, çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen insanlara kurban edemeyiz. Davanın çocuklarını haksız yere siyasete, çıkar ilişkilerine, kişisel kavgalara kurban edemeyiz.” Ali Nur Kutlu – Yeni Şafak Gazetesi, 26 Kasım 2014

    “Türkiye son dönemde bu yönde iki büyük tehlike atlattı. Biri Gezi olayları diğeri de 17 Aralık müdahalesi… Açık söyleyeyim, iki olayda da geleneksel yöntemler yeterli olmadı. Olamayacaktı…Siyasi iktidara verilen kitlesel destek ve medya bilgilendirmesi olmasaydı tablo pek iç açıcı olmayabilirdi… Siyasi iktidar için, medya desteğinin bu iki olayda da belirleyici olduğuna, rüzgarı tersine çevirdiğine inanıyorum… Ancak bunun yeterince iyi anlaşılabildiğinin, bu mucizevi desteğin ne anlama geldiğinin yeterince kavranabildiği kanaatinde değilim.” - İbrahim Karagül – Yeni Şafak, 26 Kasım 2014

    “BUGÜN gazetesinde yazı yazdığım zaman paralel yapıyla hükümetimiz arasında, paralel yapıyla partimiz arasında hiçbir kavga sözkonusu değildi. Ne zaman ki ihanete başladılar, ne zaman ki alçakça saldırdılar o zaman karşılarında bizi gördüler. Biz bize ihanet etmeden hiç kimsenin defterinin dürülmesi gerektiğine inanmayız. Yani Brütüslerin Brütüs olarak görülebileceği anlarda ancak tavır takınırız. Yani Sezar ne bilsin arkasındaki hançerin kendi evladı gibi sevip yanında taşıdığı Brütüs’e ait olduğunu? Ne zaman ki o hançeri sırtımızda gördük, o zaman bu paralel yapıya karşı aslanlar gibi mücadele ettik. Bugün de bu paralel yapıya içimizden birilerinin arka çıkmasına izin vermeyiz, hele içimizden birilerinin arka çıkmasına hiç izin vermeyiz.” AKP milletvekili Mehmet Metiner – CNN Türk / Şirin Payzın’ın 360 Derece programı, 14 Kasım 2014

    **

    Ekleyecek çıkaracak bir sözüm yoktur. Kendimi dinlendiriyorum, bugün sizin için onlar çok çalıştı ve yoruldu sevgili okurlar… E bir aferin?

    Yedik ve yaptık diyorlar, vallahi kendileri diyorlar - EZGİ BAŞARAN - Radikal
     

Sayfayı Paylaş