Güncel Teknoloji sitemize hoş geldiniz. Sitemizden tam anlamıyla faydalanmak için giriş yapabilir veya ücretsiz üye olabilirsiniz.

Yar saçların lüle lüle, bi valiye güle güle, diğerlerini napcaz?!

Konu, 'Beğenilen Köşe Yazıları' kısmında tambjk tarafından paylaşıldı.

  1. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Yar saçların lüle lüle, bi valiye güle güle, diğerlerini napcaz?!

    Vali bana cevap veriyor... "Bana hesap mı soruyorsunuz? Evet o doktoru görevden aldım çünkü..."
    [​IMG]
    Vali Mutlu'yu (solda) Gezi'deki tutumuyla hatırlayacağız. Peki Vali Şahin'i ne yapacağız?


    Geriye dönüp bakınca gülüyoruz. Atlayıp zıplayan fotoğrafına, kafasına esip “İncir ağacından oklava, darı unundan baklava olmaz” deyişiyle Twitter’a kafa uzatmasına filan bakınca gülüyoruz. Beceriksiz ama iyi niyetli bir Peter Sellers karakteri ya da bıyıklı bir Mr Bean’miş gibi varsayıyoruz.

    Halbuki öyle değil. Vali Mutlu’nun Gezi sürecinde yönettiği operasyonun kaç kişinin canına, yarasına, beresine, psikolojisine mal olduğunu unutmadık. Hiç komik değildi. Ve onu komik ve sevimli bir vali olarak hatırlamayacağız. Dün görevden alındı. İyi günler. Bu kadar.

    Öte yandan…

    Her tür güvenlik ve dış politika hamlemizi nasıl ki MİT’e teslim ettiysek, kentlerde hükümetin politikalarının taşeronluğunu da valilerimize hızlı havale!

    Aritmetiği şu: Devlet eşittir AKP. Vali eşittir AKP. Şehirlerimizdeki ‘milli irade’, bu uzaktan bakıldığında Mr Bean’leri andıran AKP temsilcisi devlet insanlarının müsaade ettiği alana sıkışmıştır.

    Yar saçların lüle lüle, Vali Mutlu’ya güle güle, e peki diğerlerini napıcaz?

    **

    Mesela Mutlu’nun yerine gelen Vasip Şahin… İlk demecinden bir kuple: “Bu takdirlerde bulunan Sayın İçişleri Bakanımıza, hükümetimizin çok değerli üyelerine, Başbakanımıza ve Cumhurbaşkanımıza, bu noktada desteklerinden ve bize vermiş oldukları bu görevden dolayı, onlara çok teşekkür ediyorum.” Bekliyor muydunuz sorusu üzerine: “Beklemiyordum. Büyüklerimizin takdiri.”

    Yeni Valimiz Şahin’in İstanbul ve halkından daha öte kime ve neye karşı kendisini mesul hissettiği bu mültefit söz öbeklerinden belli.

    Bekliyor muyduk? E tabii ki, büyüklerimizin takdirini öğrendik düşe kalka. Dolayısıyla bu ve benzer valileri bekliyorduk.

    Mesela Edirne Valisi Dursun Ali Şahin’in son icraatlarını da bekliyorduk. Tabii ki de öyle.

    Kendisi ‘icrai’ bir vali. Terleyen bir vali yani. Giresun’daki görevi sırasında mezuniyet kutlamalarında kız öğrencilerin etek boyuyla ilgili kararname çıkarmış… Yerel basına terslik görürseniz yazmayın, kol kırılır yen içinde kalır demiş birisi…

    Edirne’ye gelince boş durur mu? No. So? Hizmete devam.

    Edirne Devlet Hastanesi’nde görevli gastroentoroloji uzmanı Dr. Dilek Tucer hastanenin çeşitli aralıklarla halkı bilgilendirmek amacıyla düzenlediği basın toplantısına katıldı geçtiğimiz gün. Bir kişinin faydalı otlarla ilgili sorusu üzerine otların nereden toplandığının önemini vurguladı, Ergene suyunun hayli kirli olduğunu, bırakın otların faydasını orada yetişen (ve tüm Türkiye’ye dağıtılan) pirincin kanserojen olabileceğini, zaten son dönemde mide barsak kanserlerinde artış gözlemlediğini söyledi.

    Bunu işiten Vali Şahin hastanenin tek gastroentoroloji uzmanı olan Dr Tuncer’i açığa aldı. Hakkında soruşturma başlattı.

    Valiyi aradım. Aramızdaki diyalogu aynen aktarıyorum:

    Ben: Doktor Dilek Tuncer’i görevden almışsınız. Nedendir acaba?

    Vali: Hesap mı soruyorsunuz?

    Ben: Gazeteci olarak sebebini öğrenmek için soruyorum.

    Vali: Görevden aldım çünkü bu doktorun basın toplantısı düzenlemeye ve demeç vermeye hakkı yok. Ayrıca pirinçler kanserojen olabilir açıklaması halkı panikletebilir, gıda sektörünü kötü etkileyebilir. Ortada hiçbir bilimsel çalışma da yok.

    Ben: Gıda sektörünün hakkını korumak mıydı amacınız?

    Vali: Tabii korumam lazım. Ayrıca doktorların böyle uzmanlığı dışında demeç vermesinin önüne geçmek gerekir. Yarın başka biri çıksa buğday zehirli dese, mısır riskli dese… Ne yapacağız o zaman?

    **

    Ne yapacağız, inanın ben de bilmiyorum.

    Ergene nehri Turmepa’ya göre ‘zehir saçan ve acil çözüm bekleyen’ ilk üç nehirden biridir. Çorlu ve Çerkezköy’deki arıtma sistemi olmayan 202 sanayi işletmesinin Ergene’yi son 5-6 yıldır bu hale getirdiği büyük bir sır da değil.

    Dört yıl kadar önce Trakya Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı “fabrikaların bir çoğunun, atıklarını arıtmadan derelere akıtması nedeniyle kimyasal ve biyolojik kirliliğin en üst düzeyde olduğunu, içinde ağır metallerin bulunduğunu” söyleyen bir rapor yayınlamıştı.

    Ayrıca… Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Balkan Onkoloji Hastanesi’nin verilerine göre Trakya bölgesinde yılda 3 bin civarında kanser vakası görülüyor. Türkiye genelinde kanserin en sık görüldüğü bölgelerin başında da artık Trakya var.

    Ayrıca ve maalesef… Vali bey daha da detaylı bir bilimsel araştırma istiyorsa, üroloji profesörü Dr. Osman İnci’nin yayınına baksın. Buna göre ‘böbrek, mesane ve prostat kanserli hastaların tırnaklarında ağır metallerin anlamlı derecede yüksek olduğu’ ortaya kondu çünkü.

    **

    Başa dönüyorum.

    Valiler devlet büyüklerinin, ki burada artık devlet de büyük de AK Parti’dendir, hizmetlisidir. Halkın ne içtiği, ne yediği, ne kadar zehirlendiği, ne kadar yaşayıp, ne kadar öldüğüyle ilgilenmez. İlgilenmeye kalkanları da susturmanın bir yolunu bulur. Bencil bir devlet pratiğiyle güne başlar.

    Hastaları tarafından çok sevildiğini anladığım Dr. Dilek Tuncer de bu pratiğin son kurbanlarından biri işte.
    Yar saçların lüle lüle, bi valiye güle güle, diğerlerini napcaz?! - EZGİ BAŞARAN - Radikal

    ************

    Yazının en can alıcı noktası; Edirne valisine soruluyor, gıda sektörünün hakkını korumak için mi yaptınız diye, Evet diyor. Zehirli kimyasal atıkların karıştığı nehir suyuyla yetişen gıdalar ile sulama yapıp ürün üretim halka kanserojen gıda yediren "gıda sektörünün" hakkını korumaya and içmiş, halk sağlığı umurunda değil.

    İşte halk düşmanları, bunları görün ve zihninize not edin. "milli irade" dediğiniz şey böyle birşey...
     

Sayfayı Paylaş