Güncel Teknoloji sitemize hoş geldiniz. Sitemizden tam anlamıyla faydalanmak için giriş yapabilir veya ücretsiz üye olabilirsiniz.

Soma müfettişleri 'eksiksiz'miş: Soruşturma izni yok!

Konu, 'Türkiye Gündemi' kısmında tambjk tarafından paylaşıldı.

  1. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Soma müfettişleri 'eksiksiz'miş: Soruşturma izni yok!
    [​IMG]

    Soma'da 301 maden işçisinin hayatını kaybettiği kazadan iki ay önce denetleme yaparak 'noksanlık bulunmadığı' yönünde rapor veren 12 müfettiş ile İş Sağlığı ve Güvenliği Müdürü Kasım Özer hakkında soruşturma izni verilmedi.


    RADİKAL - Manisa’nın Soma ilçesinde 301 işçinin hayatını kaybettiği madende, kazadan iki ay önce denetleyerek ‘noksanlık bulunmadığı’ yönünde rapor veren başmüfettişleri Emin Gümüş ve Ersin Bulut’un da aralarında bulunduğu 12 müfettiş ile İş Sağlığı ve Güvenliği Müdürü Kasım Özer hakkında soruşturma izni verilmedi. Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in imzaladığı 23 sayfalık ön inceleme raporunun, soruşturulan müfettişlerin meslektaşları tarafından hazırlandığı anlaşıldı. Raporda, iş teftişinin, noksanı bulunmayan iş yerinin bir dakika sonrası için garanti teşkil etmeyeceği belirtilerek, geçen haziran ayında teftişte ölen bir müfettiş örnek gösterildi. Teftiş ve denetimin iş kazaları ve meslek hastalıklarını ortadan kaldırmayacağı savunulan ön inceleme raporunda, “Aksi takdirde her iş kazasında ilgili müfettişi, her adli olayda emniyet mensuplarını, her trafik kazasında trafik polislerini suçlamak gibi bir sonucu doğuracağı” iddia edildi. Gerekli önlemleri alma görevinin müfettişlere değil, işverenlere ait olduğu ifade edildi.
    Soma faciasından sonra yapılan suç duyurusu üzerine bakanlığa bağlı 12 müfettiş ile İş Sağlığı ve Güvenliği Müdürü Kasım Özer hakkında ön inceleme başlatıldı. Bunun üzerine bakanlık, üç iş müfettişini atayarak, şüpheli meslektaşları hakkında rapor hazırlamasını istedi.

    İFADELERİ YETTİ
    Müfettişin hazırladığı 15 Ağustos 2014 tarihli ön inceleme raporunda ilkin, “müfettişler gelmeden iş yerine haber verildiği, ocağın neresinde ve hangi panoda inceleme yapılacağının ve hangi güzergahtan geçileceğinin bilindiği, bu suretle iş yerinin denetime hazırlandığı” iddiası üzerinde duruldu. Bu iddiaya ilişkin işçiler ve işverenlerin farklı bilgiler verdiği savunuldu. Müfettişlerin ocak içindeki teftiş güzergahına kendi aralarında değerlendirme yaparak karar verdikleri ifade edilerek, “İş yeri yetkililerinin mevzuata aykırı ve noksan hususlarla ilgili teftişi yanlış yönlendirecek değişiklikler ve tedbirler alıyor olması, müfettişlerin sırf bu nedenle sorumlu oldukları sonucunu doğurmaz” denildi. Mevzuata aykırı ve noksan hususun gizlenmesinden müfettişin değil, işverenin sorumlu olduğu belirtilerek, “Gizlenen hususların insanüstü bir yetenekle müfettişlerce görülmesi gerektiği ileri sürülemez” denildi.
    Gaz ölçüm kayıtlarının geriye dönük incelenmesine iddiasına ilişkin İş Başmüfettişi Emin Gümüş ve Ersin Bulut’un ifadelerine yer verildi. İki müfettiş, ilk gün Merkez Gaz İzleme Merkezi’ni incelediklerini, geriye dönük bir haftalık tarama yaptıklarını ve sonra örnekleme olarak bir iki ay gerideki kayıtlara baktıklarını, anormal bir ölçüm gözlemlemediklerini, ocak içerisinde 40 adet ölçüm sensörü bulunduğunu, bunların sistem tarafından kaydedildiğini, sistemi incelemeden ocağa girmenin kendileri açısından da risk oluşturacağını, hiçbir ocağa bu şekilde girmediklerini ifade etti. Bu ifadelere istinaden bu iddianın da gerçek dışı olduğu kaydedildi.
    Müfettişlerin ocağa inmediği suçlamasına ilişkin de, ocakta 2948 çalışan olduğu, üç vardiya halinde görev yapan her çalışanın müfettişle karşılaşma ihtimalinin düşük olduğu, bu nedenle “Müfettişleri görmedik” demiş olabilecekleri ileri sürüldü.

    GARİP BİR ÖRNEK

    Raporda, teftişlerin, noksanı bulunmayan iş yerinin bir dakika sonrası için garanti teşkil etmeyeceği belirtilerek, “Esasen yaşanan üzücü hadiselerin de gösterdiği üzere teftişi yapan müfettişin dahi iş kazasına maruz kalmasının önüne geçebilecek bir faaliyet olmadığı” belirtildi. Geçen 13 Haziran’da bir teftişte can veren müfettiş örnek gösterilerek, “Müfettişin iş sağlığı ve güvenliği açısından çalışma platformunda olması gereken korkuluğu tarif ederken platformun takılı olduğu tahliye betonunun kırılarak düşmesiyle yaşanan kazada ustabaşıyla birlikte hayatını kaybetmiş olması, teftişin ve müfettişlerin denetimlerinin garanti, ruhsat ve benzeri bir anlam taşımadığını gösterdiği” ifade edildi. Ayrıca ilgili müfettişlerin ocakta noksan bir husus tespit etmemiş olmalarının görevlerini yapmamış oldukları anlamına gelmeyeceği kaydedildi.
    İş müfettişlerinin görevinin, çalışma hayatında mevzuatın uygulanmasını devlet adına izleme, denetleme ve teftiş kapsamında olduğu ifade edilerek, “Uluslararası iş müfettişliği normlarında ve gelişmiş ülkelerin tamamında iş kazalarından dolayı iş müfettişlerinin suçlanmasının söz konusu olmadığı, iş sağlığı ve iş güvenliği alanında da gerek ülkemizde gerek gelişmiş ülkelerde denetimin yol gösterici olmak, caydırıcı olmak için gerekli olduğu, denetimin iş kazaları ve meslek hastalıklarını ortadan kaldırmayacağı, aksi değerlendirmede her iş kazasında ilgili müfettişi, işlenen her adli olayda emniyet mensuplarını, her trafik kazasında trafik polislerini suçlamak gibi bir sonucu doğuracağı” iddia edildi. Gerekli önlemleri alma görevinin müfettişlere değil, işverenlere ait olduğu kaydedildi. Ön inceleme sonucunda, “denetim yapılıp yapılmamasının işverenin sorumluluğunu kaldırmadığı” belirtildi.
    Ön inceleme raporu üzerine Bakan Faruk Çelik de soruşturma izni vermedi. Soma’da hayatını kaybeden Sadık Akdağ’ın ailesinin avukatlığını üstlenen ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı, karara Danıştay’da itiraz etti.

    Soma müfettişleri 'eksiksiz'miş: Soruşturma izni yok! - Türkiye Haberleri - Radikal
     

Sayfayı Paylaş