Güncel Teknoloji sitemize hoş geldiniz. Sitemizden tam anlamıyla faydalanmak için giriş yapabilir veya ücretsiz üye olabilirsiniz.

Sünni ‘megalo Idea’sının Sonu

Konu, 'Beğenilen Köşe Yazıları' kısmında tambjk tarafından paylaşıldı.

  1. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Ertuğrul Özkök

    Sünni ‘megalo idea’sının sonu

    ÜLKEMİZİN geleceğini bir nebze düşünüyorsak...
    Bizim kuşaklardan vazgeçtim, çocuklarımızın istikbali hakkında bir damla endişemiz varsa...
    İçimizde “yurtseverlik” denen duygunun tek damlası kaldıysa...
    Bazı şeylerin adını açıkça koyup, bazı soruları cesaretle sormalı, bazı gerçeklerle yüreklice yüzleşmeliyiz.
    Önce olayın adını koyarak başlamalıyız.

    * * *

    Arkadaş, farkında mısın...
    Sınırımızdaki Ortadoğu yanardağı patladı...
    İbret lavları üzerimize savruluyor...
    Hiç kendi kendine sordun mu:
    -Irak’ın 93 yıllık iddiası neden çöküyor?
    -Suriye neden bu insanlık dramını yaşıyor?
    -Libya neden Kaddafi’den beter günler yaşıyor?
    -Mısır neden böyle paramparça?
    -Türkiye Ortadoğu denen bu ateş çemberinin içine niye düştü?
    -Ve İslam âlemi neden Musul’dan Afrika’nın göbeğine kadar cayır cayır yanıyor...
    Sordun mu hiç kendine...
    Yoksa “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” süfliliğiyle, yorganı üstüne çekip başını kuma mı soktun...

    * * *

    Arkadaş, hâlâ aklımız varsa...
    O aklımız, duygularımızın, şahsi ihtiraslarımızın, kendi kendimize icat ettiğimiz “Tarihin akışını değiştirme”, “Cumhuriyet’le hesaplaşma” gibi bir “Mesih megalomanisi”, bizden bipolar bir şahsiyet ortaya çıkarmadıysa, aklımızı başımız alıp milli bir muhasebe yapma zamanı geldi...
    Önce teşhis tabii...

    * * *

    İslam âlemi neden bu cehennem ateşine düştü?
    Gel sana en basit, en açık kelimelerle anlatayım.
    Mezhepçilikten çöküyor arkadaş...
    Şiicilikten, “Müslüman birader Sünniciliğinden...”

    * * *

    Gel hatırlayalım...
    Neydi bize açıkça söylenmeyip de içten içe beslenen, palazlandırılan o ihtiras?
    Müslüman biraderler imparatorluğu, Türkiye’den girecek, Afrika’nın ucundan çıkacaktı...
    Çocukluk hayalleri ile dolu o yürek, bir “Sünni megalo ideası” ile yanıp tutuşuyordu...
    Bir Osmanlı ‘Kızılelma’sı ta şurasında çarpıyordu...

    * * *

    Önce Mısır’a totaliter bir Sünni devleti getirmek istedi...
    Çöktü...
    Sonra Suriye’de güya Esad’ı devirip yerine bir sünni Muhaberat’ı getirmek istedi...
    Paramparça oldu...
    Müslüman biraderliği hezimete uğrayınca, yerini dünyanın en kanlı terör örgütünün İslam adına yüklendiği yeni dava, yeni mehdilik aldı.
    Bak adam dün halifeliği bile ilan etti...

    * * *

    Anlıyor musun şimdi yıllardır Ortadoğu sokağına satmak istediğin o “Sünni megalo ideasının” nelere mal olduğunu...
    Siyasi İslam çöküyor... Müslüman biraderliği enternasyonalizmi çöküyor...
    Onun ayakta kaldığı yerlerde ise insaniyet diz çöküyor...
    Patlayan bombalar, kesilen kafalar, insan ciğeri yemeler...
    Siyasi İslam, beraberinde dinimizi de ortaçağın karanlık dehlizlerine çekiyor...

    Ertuğrul ciddi misin dalga mı geçiyorsun

    SİYASAL Bilgiler’den arkadaşım eski Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Ertuğrul Apakan, Avrupa Güvenliği İşbirliği Tekilatı’nın (AGİT) Kiev’deki özel misyonuna başkan seçilmiş.
    41 ülkeden 300’e yakın gözlemcinin başkanlığını yapıyormuş.
    Çok iyi bir diplomattır, orayı hak ediyor.
    Dün Milliyet’te yayınlanan mülakatında, bu göreve neden seçildiğini açıklarken, “Türk diplomasisinin kurumsal tecrübesini ve zor coğrafyalarda sınanmış soğukkanlı yaklaşımlarını buraya getirdiğimize inanıyorum” demiş.
    Ayrıca Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesine bağlılığının altını çizmiş.
    Okurken merak ettim.
    Acaba Apakan, Türk diplomasisinin hangi soğukkanlı tavrını oraya taşımış?
    Son yıllarda Ortadoğu’da, yedi düvelde çuvallayan serinkanlılığını mı? Yoksa yeni rejimin “Pasif” diye yerden yere vurduğu, Cumhuriyet’in geleneksel diplomasisini mi?
    Bir de Atatürk’ün “Yurtta sulh cihanda sulh” ilkesinin, Davutoğlu’nun “proaktiv” ideolojisi tarafından Dışişleri’nin bütün manevi duvarlarından indirildiğini sanıyordum.
    Acaba farkında
    olmadan yeniden mi o
    ilkeye bağlanıldı...


    Ortadoğu’da niye hep Kürtler kazanıyor

    ÇOK basit ve çok kısa bir soru sorup, kendi görüşümü yazacağım ve kenara çekileceğim.
    Ortadoğu baştan sona yanıyor.
    Nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan bütün devletler kaybediyor.
    Ama biri var ki hep kazanıyor.
    Kürtler...
    Hiç düşündünüz mü niye?
    Benim cevabım şu:
    Çünkü bölgede “din eksenli siyaset ve diplomasi” yapmayan tek toplum Kürtler...
    Çünkü Kürtler “dini konuları” hiç işe karıştırmadan, sadece kendi menfaatlerine uygun siyasetler izlediler, izliyorlar...
    Sünnicilikle, Şiicilikle, Alevicilikle hiçbir işleri yok...
    Şimdi söyler misiniz bölgede Allah kime yardım ediyor?
    Mezhepçi Sünnilere mi, İslamcı terör örgütlerine mi, Şiicilik yapanlara mı...
    Yoksa Allah’ı ve İslam’ı siyasete alet etmeyen insanlara mı...

    Herkesin cumhurbaşkanı olacak birini çıkarabilirsek

    12 yıldır siyasetimize hâkim olan “belagat şehveti” kendi açısından sonuçlar aldı.
    O bölücü, parçalayıcı, azarlayıcı, paylayıcı, cezalandırıcı, insani desibelin çok üzerindeki üslup, sahibine hizmet etti ama toplumumuzu ne hale getirdi?
    Açık konuşalım, bu dil artık...
    -Sünni’yle Alevi’yi...
    -Laikle, İslamcıyı...
    -Türk’le Kürt’ü...
    -Egeliyle İç Anadoluluyu bir arada yaşatmaya talip olabilir mi...
    Yanı başımızda Ortadoğu çöküyor...
    İlahi bir ses hepimizin kulağına fısıldıyor...
    Ders alın diyor...
    Dibimizdeki Ortadoğu çöküyor...
    Altında kalan biz olmayalım...
    Umarım, bütün adaylar, Cumhurbaşkanlığı seçimine bu gerçeklerle yüzleşerek girerler...


    Ertuğrul Özkök | Sünni ‘megalo idea’sının sonu yazısı
     
  2. Ahbârî

    Ahbârî Dekan Süper Moderatör

    Kayıt:
    5 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.837
    Beğenilen Mesajları:
    835
    "Mezhepçilikten çöküyor arkadaş..." He tabi. Tek nedeni bu zaten. Herkes birbirini yiyor.

    Ha, yazının ilk kısmına bakıp da yaptığı edebiyattan dolayı bir an için yazarın o problemlerden dolayı içi yandı sanacaktım.

    İhvana biraderler demek de ayrı saçmalık. dalga geçiyor kendince. bir de tutmuş ışid'e bağlıyor. peh peh peh.

    sorması ayıp herkesin cumhurbaşkanı ne? kim olacakmış o? var mıymış ütöpik dünyasında biri?

    hani bilmesek neyse de , bu adam ortadoğudaki tüm problemleri tek nedene bağlamış. matematik mi de bu tek olsun? herkes az çok biliyor nedenleri, oynanan oyunları, emelleri. neymiş efendim kürtlermiş. peh peh peh.

    deseymiş ya ne gerek ar sünnilliğe, gelin laikliğe diye. gönderin erdoğanı getirin laik, batısever birini, biz de batılı olup ortadoğudan kurtulalım deseymiş. zahmet etmiş uzun uzadıya.

    kısaca yav he he...
     
  3. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Ordağoğudaki bölünmelere ve gruplaşmalara baktığında, terör örgütlerinin katletme kriterliğine baktığında, kişileri ve grupları tanımlarken kullandığımız mezhep sıfatlarına baktığında, mezhepçiliğin ortadoğuya verdiği zararı göremiyor musun gerçekten? Ha bu mezhepçiliği hortlatanlar, kışkırtanlar ve bunu kullananlar var ama bu insanlarda da mezhep takıntısı var ki bu kıştırtma tahrik ve oyunların hepsi çok kolay başarıya ulaşıyor.

    Varsın yazarın içi acısın acımasın, ama ortada böyle bir gerçek var.

    ışid nereden destek buluyor, bu coğrafyadaki halktan destek görmese bu şekilde kolay ilerleyebilir, tutunabilir miydi? Mezhep devletleri kuruluyor ve savaşlar bu uğurda yapılıyor görün artık.

    kürtlerin her daim kazanan olduğu ve hedeflerine adım adım yaklaştıklarını gerçeğini neye dayanarak reddediyorsun?

    bu hususlar hoşuna gitmediği için mi yav he çekiyorsun yoksa gerçek anlamda çürütecek, ayağı yere basan tezlerin var mı?
     
  4. Ahbârî

    Ahbârî Dekan Süper Moderatör

    Kayıt:
    5 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.837
    Beğenilen Mesajları:
    835
    mezhepçiliğin bir maske olduğunu biliyor muyuz bilmiyor muyuz?

    bir menfaat, tahrik ya da provake olmadan kim kime mezhep nedeniyle saldırsın? benim şiiyle ne alıp veremediğim olacak?

    kürtlerin kazanmasının nedeni bu adamın dedikleri mi? ya da daha dün örneğini gördüğümüz üzere israilin bile gaz vermesi mi? bile dedim hata oldu. bir çokları gibi demem lazımdı.
     
  5. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    mezhepçiliği provoke edenlerin gizli planları var elbet ama bu tahriklere uyup tüm ortadoğudaki coğrafayada birbirini katleden milyonlarca müslümanın ne gibi bir maskesi olabilir, adamlar doğrudan kendi mezhep devletleri uğruna savaşıyorlar, buna inandırılmış ve benimsemişler. artık o insanların kimliklerini üzerindeki bölünme ayrışma tamamlanmış, biz "hala" sunni şii yaşayabiliyoruz güç bela ama onlar bu çizgiyi çoktan aşmışlar, yaşayamıyorlar, savaşıyorlar. Bunu sadece abd'nin israil'in projesi olarak sunup, o insanların aslında kardeş kardeş geçineceğini iddia edemezsiniz, o kışkırtmaların hepsi halk tarafından kolaylıkla benimseniyor zaten herkesin eleştirdiği noktada bu, yeter artık bu coğrafya üzerinde her kim bu mezhepçi politikaları izliyorsa bıraksın deniyor, buna itiraz ediyorsanız izlediğiniz mezhepçi politikalardan ötürü savunmaya geçmenizdendir.

    Evet abd, israil bunu kışkırtıyor ama bu hükümet bu değirmene çomak sokacağına, karşı duracağına, bu kışkırtma karşısında taraf seçip destek oluyor, değirmene su taşıyor. kimileri petrol uğruna kışkırtıyor kimisi ise sünni megalo ideası uğruna taraf oluyor.

    Bu mezhepçi politikalar ve savaşlar devam ederse yarın emin ol senin de şii ile bi alıp veremediğin olacak, adım adım o bataklığa sürükleniyoruz, şu aşamada bile senin olmasa bile bu politikayı güdenlerin alıp veremediği çok, sunni müslüman kardeşliği hareketi ve bu harekete verilen destek de bunun örneği.

    Belki senin bir alıp veremediğin yok ama hassasiyetin de yok. ölen sunni bir müslüman kız için aylarca ağıt yaktınız ama bu ölen çocuk kürt olunca, alevi olunca, hristiyan yahudi şii olunca, hele hele türkmen olunca hiçbir hassasiyetiniz oluşmuyor. Bu hükümetin dost geçindiği, destek sağladığı tüm gruplara bakacak olursan hepsi sünni, bu tesadüf olamaz, bu coğrafyanın sünniler tarafından yönetilmesi için sürekli adımlar atıldı, destekler verildi, muhattap alındı, bunu inkar edemezsiniz, açık açık taraf tutuldu.

    Kürtlerin kazanımlarına gelecek olursak, evet adamlar mezhep mücadelesinin tamamen dışında kaldılar ve kendi milli menfaatlerine yönelik politikalar izledikleri için güçleniyorlar, günü geliyor isrial ile, günü geliyor abd ile günü geliyor ırak ile günü geliyor iran ile günü geliyor Türkiye ile dirsek temasına girdiler, istediklerini aldılar. Çünkü dış politikalarını menfaatlerine göre belirlediler, bizim yada diğerleri gibi mezhep hassasiyetleri üzerinden değil. Ha şu da var, kürtlerin kazanımları konusunda sadece israile laf çakmak olmaz, bknz: Türkiye-barzani ilişkileri.
     

Sayfayı Paylaş