Güncel Teknoloji sitemize hoş geldiniz. Sitemizden tam anlamıyla faydalanmak için giriş yapabilir veya ücretsiz üye olabilirsiniz.

Polisin Kabataş raporu: Üstü çıplak ya da saldıran kimse yok amirim!

Konu, 'Türkiye Gündemi' kısmında tambjk tarafından paylaşıldı.

  1. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Polisin Kabataş raporu: Üstü çıplak ya da saldıran kimse yok amirim!
    [​IMG]



    RADİKAL - Son günlerde bir kez daha başlayan tartışmalarla Gezi Parkı protestoları sırasında Kabataş'ta, "belden yukarıları çıplak, ellerinde deri eldivenler, başlarında siyah bandanalar bulunan 80-100 kişilik grubun, başörtülü bir kadını dövdüğü ve üzerlerine idrarlarını yaptığı" yolundaki iddiaları polis raporu yalanladı. Ancak bu rapora göre, bazı kişiler, sırf bu iddialar nedeniyle polis sorgusuyla karşı karşıya kaldı, sorgulandı, gözaltına alındı. O bölgeden sadece geçiyor diye insanlar alıkonuldu, Facebook hesaplarına girildi, yüzlerce insan 'makul şüpheli' haline getirildi.

    Cumhuriyet gazetesinde bugün yayınlanan rapor; 1 Haziran 2013 tarihli olayı anlatıyor ve Kabataş yaşandığı iddia edilen olayının polis tarafından yapılan araştırmasının sonuçlarına ait. Yüzlerce sayfa yazı, görüntü, fotoğraftan oluşuyor.


    'ÇIPLAK VE ELDİVENLİ'

    Hatırlatalım iddialar şöyleydi: Yanına bebeğini de alarak, arkadaşlarıyla gittiği Adalar’dan Kabataş’a dönen Zehra Develioğlu eşini beklerken ağır bir tacize uğradığını Elif Çakır’a anlatmıştı. Şöyle demişti:

    Kabataş’taki kalabalığı fark ettim. Gezi Parkı eylemcilerine destek eylemi olduğunu düşündüm. Elimde bebek arabası yolun karşısına geçtim. Ve beklemeye başladım.

    Bir anda ‘Bakın Tayyip’in ...... burada gelin onu...’ diyen sesler duydum ve arkama baktığımda 25-30 yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim kadınların bana karşı öfkeli bakışlarını görünce benden bahsettiklerini anladım. Ne olduğunu anlayamadığım bir anda üzerleri çıplak, elleri deri eldivenli, başlarında tuhaf bantlı 70-100 kadar adamın ortasında kaldım. Bebek arabam elimden gitti.


    ‘YAŞLI ADAM DA DÖVÜLDÜ’



    Bir kadın, “Ne geldiyse bu ülkenin başına bunların başörtüsü üzerinden geldi vurun şuna” deyince, bir adam arkamdan tekme tokat vurmaya başladı. Sonra bağırmaya başladılar. Devrim yaptıklarını, ihtilal yaptıklarını, ülkeyi bize teslim etmeyeceklerini, Erdoğan’ı asacaklarını, Erdoğan’ı da hepimizi de tek tek ..... Bir taraftan, “Bu ülkenin gerçek sahibi biziz anladınız mı ulan” diye bağırıyorlar, bir taraftan tekmeliyorlardı. ‘Kutsal başörtüymüş, görün bakalım kutsalı size neler yapacağız’ diyerek aklınızın bile almayacağı şekilde küfrettiler, vurdular, vurdular... ‘Asacağız Erdoğan’ı anladın mı’ diye bağırdılar. Hangi birini söyleyeyim, nasıl anlatayım yaptıkları küfürleri.

    Bir amcaydı sanırım müdahale etmeye çalıştı, onu da öldüresiye dövdüler kızıyla birlikte. Sonra uzaklaştılar. İnönü Stadı’na doğru uzaklaştılar. O sırada tamamen kendimi kaybettim. Ondan sonra ne olduğunu hatırlamıyorum. Kendime geldiğimde üzerim idrar kokuyordu. Yerimden kalktım, bebeğimi bulmaya çalıştım.”

    ‘GÖRÜNTÜLER SİLİNDİ...’

    Son olarak dün, mağdur olduğunu söyleyen Zehra Develioğlu’nun kayınpederi Osman Develioğlu, “görüntülerin gelinine saldırı olan anının silindiğini ve kimi görüntülerin montajlanarak böyle bir durum yokmuş” gibi yansıtıldığını iddia ediyordu.

    Bakın polis raporu bu iddialara ne diyor:

    1- Soruşturmayı kimler yürüttü?

    Rapora göre; o dönem Başbakan olan Tayyip Erdoğan’ın da emriyle İstanbul polisi seferber oldu. Soruşturma; İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü, İstihbarat Şube Müdürlüğü, Güven Timleri Şube Müdürlüğü, Spor Güvenliği Şube Müdürlüğü, Beşiktaş ve Beyoğlu ilçe emniyet müdürlükleri, TEM Şube Müdürlüğü, Güvenlik Şube Müdürlüğü, Olay Yeri İncelenme Şube Müdürlüğü ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce koordineli olarak yürütüldü.

    2- 6 saat öncesi ve sonrası izlendi
    Yine rapora göre olay yeri ve güzergâhında bulunan Karaköy–Taksim-Ortaköy arasında kalan yaklaşık 8 km’lik bölgede bulanan tüm işyerleri ve kamu kurumları ile görüşüldü. Buralara ait güvenlik kameralarının olup olmadığının tespiti yapıldı. Yapılan çalışmalar neticesinde; (151) farklı yere ait MOBESE ve güvenlik kameralarının bulunduğu tespit edildi. Tespit edilen her kameranın olaydan önce ve sonrasını kapsayan 6 saatlik görüntü kaydı talep edildi.

    3- 2560 saatlik kayıt izlendi
    Elde edilen (81) farklı işyeri ve Mobese kameralarına ait olan yaklaşık 1800 saatlik kamera kayıtları, Radyo TV ve Foto Film Şube Müdürlüğü görevlilerince kayıt edilen 200 saatlik kamera kaydı, Güvenlik Şube Müdürlüğü’nden alınan 50 saatlik kamera kaydı, TEM Şube Müdürlüğü’nden alınan 450 saatlik kamera kaydı ve Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’ne bağlı TOMA araçlarındaki kameralardan elde edilen 60 saatlik kamera kaydı birleştirilip kare kare incelendi. Bu incelemede Karaköy’den Salıpazarı tarafından Kabataş’a, Beşiktaş tarafından Kabataş’a, Gümüşssuyu yönünden Kabataş’a kısaca olayın gerçekleştiği yere her alandan gelenler kare kare izlenip tespit edildi.

    SOSYAL MEDYA TARANDI

    1 Haziran gününe ait olan görsel medyada ve sosyal paylaşım sitelerinde yer alan görüntü ve fotoğraflar da tarandı.


    4- Olay yerindeki esnaf sorgulandı

    Olay günü veya genel olarak olay yeri çevresinde seyyar satıcılık yapan, garson, esnaf, güvenlik görevlisi, tezgâh açtığı belirlenen 24 kişiyle görüşüldü, yazılı beyanları alındı. Görüşülen şahıslar söz konusu olaya tanık olmadıklarını beyan ettiler. Güven Timleri Şube Müdürlüğü’ne bağlı 20 tim olay yeri civarında tanık bulmaya yönelik sokak sokak çalıştı.

    5- Potansiyel suçlu Geziciler

    Beşiktaş ve Beyoğlu ilçe emniyet müdürlükleri ile TEM Şube Müdürlüğü, Güvenlik Şube Müdürlüğü, Olay Yeri İncelenme Şube Müdürlüğü ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce yapılan çalışmalar sonucu Gezi Parkı eylemlerine katıldığı belirlenen şahıslara ait fotoğraflar teşhis işleminde kullanılmak üzere temin edildi.

    6- Gerçek Kabataş mağdurları

    Rapora göre polis, 161 kişiyi yakın incelemeye aldı. Polis bu kişilerin Facebook adreslerinden özel hayatlarına telefonlaştıkları kişilere kadar her detayı inceledi. İncelemeye alınan kişilerden olay günü görüntüsünde; “ne üstü çıplak, ne eli deri eldivenli, ne başlarında tuhaf bantlar olan” kimse vardı.

    7- Yüzlerce kişi gelip geçiyor

    Görüntülerde Develioğlu’nun Kabataş’ta eşini beklediği yere geldiği 19 43 57’den bölgeden ayrılana kadar geçen yaklaşık 15 dakikalık süreçte; etrafta yüzlerce kişinin, başörtülü, çoluk çocuk, aile, genç gelip geçtiği izlenebiliyor. Olayın olduğuna dair etraftaki hiç kimsede bir hareket yok. Saldırı, idrar, taciz iddialarını; görüntüler, ifadeler, tanıklıklar boşa çıkarıyor.

    Bu arada biri takım formalı 3 erkeğin görüntüsü, sırtında bayrak olan bir kadının görüntüsü “bir şey bulunamasa da” Zehra Develioğlu’na gösteriliyor. “Teşhis edemiyor.”

    Raporun sonunda “üst makama” Kabataş özet diye bir not yer aldı. Olayın mağduru konumundaki kişiyle ilgili, “kişisel detaylara” yer verildi. Ancak Cumhuriyet gazetesi bu bölüme, 'yayınlamayı uygun bulmadık' notuyla haberde yer vermedi.

    Polisin Kabataş raporu: Üstü çıplak ya da saldıran kimse yok amirim! - Türkiye Haberleri - Radikal
     
  2. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Türkiye tarihinin en kapsamlı polis soruşturmasının kesin sonuç raporu


    TÜRKİYE tarihinin en örgütlü, en tehlikeli, en halkın arasına kin ve nefret sokma niyetli, en iğrenç yalanıydı.
    Emir en yukarıdan gelmişti.
    Polis durumdan vazife çıkarıp, bu iftirayı gerçek haline getirebilmek için elindeki bütün imkânları seferber etmişti.


    * * *


    Bayanlar ve baylar, tarihimizin en büyük iftirası olan ve ileride mutlaka, ama mutlaka yargılanacak olan "Kabataş iftirası"nın polis raporu ortaya çıktı.
    Dünkü Cumhuriyet gazetesi bu raporun sonuçlarını yayınladı:


    * * *


    -Soruşturmayı İstanbul polisinin tam 10 ayrı
    şubesi yürüttü.
    -151 ayrı yerdeki MOBESE ve 81 özel işyerindeki özel güvenlik kameralarındaki kayıtlar toplandı.
    -1800 saatlik kamera kaydı ile TRT ve Fotofilm kameralarınca kaydedilen 200, Güvenlik Şube Müdürlüğü'nce kaydedilen 50, TEM Şube Müdürlüğü'nce kaydedilen 450, olayı izleyen TOMA'lardan kaydedilen 60 saatlik görüntü saniye saniye incelendi.
    -Olayın meydana geldiği iddia edilen 1 Haziran günü görsel medyada ve sosyal medyada paylaşılan bütün görüntüler tarandı.
    -Taksim-Ortaköy arasında kalan 8 kilometrelik parkurda tüm işyerleri ve kamu kuruluşlarının personeli ile görüşüldü.
    -İstanbul polisine ait 20 tim, bir tek tanık bulmak için günlerce çalıştı. O gün olay yerinde bulunan seyyar satıcı, garson, esnaf ve tezgâh açtığı belirlenen 24 kişiyle görüşüldü, sözlü ve yazılı beyanları alındı.
    -Yürüyüşe katılıp da 'potansiyel suçlu' görülen 161 kişi yakın incelemeye alındı, günlerce takip edildi.
    SONUÇ: İktidarın Gezi'de madalya verdiği polis bile diyor ki: O gün orada ne öyle bir olay oldu, ne üstü çıplak bir tek insan vardı.
    Geriye iğrenç bir iftirayı aynı başlıkla savunan, üstü giyimli, vicdanının edep ve adap yerlerini ise arsızca teşhir eden, çırılçıplak 13 köşe tacizcisi kaldı...

    Ertuğrul Özkök | 13 üstü çıplak yazar
     

Sayfayı Paylaş