Güncel Teknoloji sitemize hoş geldiniz. Sitemizden tam anlamıyla faydalanmak için giriş yapabilir veya ücretsiz üye olabilirsiniz.

Pet ve rol

Konu, 'Beğenilen Köşe Yazıları' kısmında YOLCu tarafından paylaşıldı.

  1. YOLCu

    YOLCu Asistan

    Kayıt:
    6 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    310
    Beğenilen Mesajları:
    150
    Pet ve rol

    "Dünyada tüm savaşlar, darbeler ve sokak olaylarının ardında ENERJİ vardır."
    Herkesin bildiği klasik bir laf bu.
    Önemli olan bunu açmak.

    Bugüne kadar açamadığımız için çok şey kaybettik.
    Bu ülkede bizim muhalefet enerji savaşını bilmez, hiç konuşmaz.
    Günlük iç siyasete kafasını gömer. Her yıl 60 milyar dolarlık enerji açığımız için tek projesi yoktur.
    Şekillerle, değer yargılarıyla, etnik yapıyla uğraşır.
    Dışarıya kördür.
    Onun için Milli meselelerde gözünü dışarıdan saldırana dikmez.
    İçeride iktidara saldırır, sokak olaylarında en önde yer alır.
    Dışarının ekmeğine yağ sürer.

    Yıl 1927... İspanya'da Başbakan Primo De Rivera dönemi.
    Halkın tamamı "Rivera için ölürüz" diyor. Sömürge ülkelerden mallar geliyor, satılıyor, ülkeye oluk oluk ALTIN akıyor.
    Refah düzeyi patlamış gidiyor.
    Ancak Primo De Rivera'nın büyük bir sıkıntısı var. İspanya'da artık en büyük tüketim mallarından biri petrol.
    Gelirlerin büyük kısmı enerjiye gidiyor.
    Çünkü İspanya'nın bir gram petrolü yok.
    Ülkeye petrol getirenler Amerikan ve İngiliz şirketleri.

    Rivera bu şirketlerle masaya oturuyor. "Size para yerine mal verelim" diyor.
    Petrol şirketleri kabul etmiyor.
    Rivera ani bir kararla petrol şirketlerini devletleştiriyor.
    Washington ve Londra ayağa kalkıyor.
    Tüm istihbaratçılarını İspanya'ya gönderiyorlar. Ülkede ayaklanmalar başlıyor.
    Rivera sonunda pes ediyor.
    Petrol şirketleri ile masaya oturuyor.
    İstedikleri tazminatları taksitle ödemek istiyor. Kabul etmiyorlar. İspanya'ya ambargo başlıyor.
    Bu arada bir sürü olaylar yaşanıyor.
    Ülke petrolsüz kalıyor. Tüm araçlar kontak kapatıyor. Ülke karanlığa gömülüyor.
    Her yerde devlet adamları suikasta kurban gidiyor.
    Halkı sokaklara döküyor petrol şirketleri ve darbe yapıyor.

    Bir zamanlar ülkenin tamamının deli gibi sevdiği adam Fransa'ya kaçarak canını zor kurtarıyor.
    Ve o ülkede felç olup ölüyor.
    Bu arada aralarında Fas'ın da olduğu sömürgeler İspanya'nın elinden çıkıyor.
    İşte böyledir petrol ve şirket savaşları.
    Adamı indirip felç ederler.
    Kimse bu ülkede 1.5 yıl öncesine bakmıyor.

    Başbakan Erdoğan ABD'ye giderken havaalanındaki basın toplantısında İngiliz Reuters Ajansı muhabiri sormuştu; "K.Irak ile petrol anlaşmaları yaptınız mı?" diye.
    Başbakan da
    "Evet yaptık ama diklenenler var. ABD'de de masada bunu da konuşacağız" demişti.
    Herkes es geçti bu diklenenleri.

    17 Aralık sabahı saat 05:00'te Kuzey Irak'tan boru hattı ile ilk petrol geldi.
    Ve aynı gün sabaha karşı devlete operasyonlar başladı bu ülkede. "Devrik Başbakan" diye fezlekeler bile hazırdı o gün.

    Enerji bakanımız çıkıp alel acele "Petrol sevkiyatı başlamadı daha, sadece boru hattını deniyoruz. Prova bu" diye boşuna söylemedi.

    Bizim muhalefet bu fotoğraflara bakmaz.
    Görmez, işitmez.
    Bir dostum fısıldadı dün; "İran'dan gelen petrol bu ülkede olay oldu.
    Halk bankası büyük yara aldı, itibarsızlaştırıldı.
    O petrol ise TÜPRAŞ'a gitti.
    TÜPRAŞ'ın esamesi okunmadı 17 Aralık'ta.
    Peki TÜPRAŞ kimin? Ananas yiyenlerin!!!"
    Evet dedik ya fotoğraflara da bakmıyoruz artık.

    Enerji Bakanı'nın "Bu ülkede petrol bulursak asla açıklamam" sözlerini asla sorgulamayız.
    Çünkü İran'da petrolü bulan ilk ŞAH'ın ölene kadar bunu neden sakladığını bilen yoktur bizde.
    Bizim siyasiler PET'i bilmez.
    Dağıtılan ROL'e kaptırır kendini maalesef...
    Belediye seçimlerini genel seçim zannedip, meydana çıkarlar "Mazotu 1 lira yapacağız" derler.
    Hadi oradan!!!


    Bekir HAZAR
     
    Ahbârî, Azen63, desperado64 ve 1 kişi daha bunu beğendi.
  2. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Baştan sonra mantık hatası ve tutarsızlıklarla dolu bir yazı...

    Bu ülkede halkın isyanı ıraktan irandan getirilen petrole değil ki...

    Yazar iktidarı enerji konusunda milli politikalar izliyor diye övmüş...

    halbuki halkın tepkisi, geriye kalan hiçbir konuda milli politika izleyemiyor oluşuna;

    t.telekom, madenler, bankalar, kamu kuruluşları, limanlar, ormanlar, verimli sınır toprakları vs birçok milli değerin bu çok eleştirdiğiniz yabancılara, parababalarına satılmasına, peşkeş çekilmesine yöneliktir bu halkın tepkisi. şehrin göbeğindeki geriye kalan son parkın ranta kurban gitmesine, rant ekonomisinin oluşturulmasına ve buradan siyasi ve ticari menfaat sağlanmasına yöneliktir. Halkbankasının kurumsal kimliğine yönelik kim yıpratma çabasına girdi, herkes banka genel müdürü üzerine odaklandı ki ortada böyle bir yolsuzluk var ise gayet normal. Eğer bir yıpratmadan bahsedeceksek, yolsuzlukluk soruşturmaları karşısında devletin kurumlarını kendisine adete kalkan edinen, soruşturmaların önüne milli bankaları, polisleri koyan, hukukun adaleti ayaklar altına alarak tüm bu değer ve kurumların zarar görmesine sebebiyet verip kendi ikballerini garanti altına alanların yaptıklarıdır yıpratma.

    Birileri hep bu yanlışlardan bahsederken, diğerleri hükümet yıpranmasın diye kafalarını kuma gömüyordu, şimdi kalkıp hangi milli değerden bahsediyorlar anlamak güç. Ortada satılmadık milli değer mi bıraktılar ki...
     
  3. YOLCu

    YOLCu Asistan

    Kayıt:
    6 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    310
    Beğenilen Mesajları:
    150
    @tambjk, iyi de yazar ırak ve iran'dan gelen petrole halkın karşı çıktığından bahsetmemiş ki zaten.
    dış kaynaklaklı "diklenenler"den bahsetmiş.
    halk niye karşı çıksın ki, karşı çıkan ve olay haline getiren o para babalarının öttürdüğü düdüklerdir.
    "ulusalcı" maskesi takıp ulusunun milli-manevi değerleriyle savaşan malum "yabancı"laşmışlardır.
     
    Azen63 ve mstfanar bunu beğendi.
  4. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    anlaşılan sana göre halk sadece hükümetin politikalarını destekleyenler, desteklemeyenlere türlü türlü yakıştırmaları yapmışsın.

    nedir şu savaş açılan milli manevi değerler merak ettim.
     
  5. mstfanar

    mstfanar Editör Yetkili Kişi Editör

    Kayıt:
    6 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    2.724
    Beğenilen Mesajları:
    559
    İyi okuyup cevap vermek gerek. :)
     
    Azen63 ve YOLCu bunu beğendi.
  6. YOLCu

    YOLCu Asistan

    Kayıt:
    6 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    310
    Beğenilen Mesajları:
    150

    yapma @tambjk, egzejere etmenin alemi yok, sen de biliyorsun ki muhalif olsun, yandaş olsun halkın sesi çıkmaz pek.
    sesi çıkan, beslendiği kaynağın çıkarlarına göre kalem sallayan "truva at"larıdır.
    onlar için tek hakikat efendilerinin çıkarıdır.
    birileri de onları okur, "halkın görüşü" diyerek ortalıkta ahkâm kesiverir işte...
     
  7. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    böyle çarpık tanım mı olur arkadaşım, ne demek sesi çıkmıyorsa halktır, sesi çıkıyorsa truva atıdır.

    birileri halka koyun diyince kızıyorsunuz sonra, halbuki sen "halk"a bu rolü mü biçmişsin dolaylı yoldan burada. birileri malı götürürken sesini çıkarmayanıdır, umursamayanmıdır halk?

    alışmış halk her zaman önünüze ne konursa yemeyi, buna rıza göstermeyi. başkalarının kendileri için biçtiği kılıftan, rolden ötesini hiç düşlememez mii, bunun mücedelesini veremez mi hiç?

    sesini çıkaranları, beslendiği efendilerinin kaynaklarına göre hareket etmekle şuçlamışsın. ya arkadaş herkesi kendiniz gibi sanmayın, çevrenizden bunu görmüşsünüz ki bunu biliyorsunuz.

    insanlar, daha fazla özgürlük, daha fazla adalet, daha demokratik toplum, daha az baskı, daha az sansür, daha fazla eşitlik, daha az sömürü, daha az yolsuzluk arzulayamaz mı, bu değerlerden olgulardan beslenemez mi? tek menfaati para olarak görürseniz, özgürlüğün, adaletin ve demokrasinin insanlığın çıkarına olduğunu, bu sesini çıkaran insanların da bundan beslendiğini gözden kaçırırsınız.

    siz daha bireyselleşemediğiniz için olsa gerek, hala ümmet, efendi-hizmetkar, padişah-kul penceresinden bakıyorsunuz olaya, bu nedenledir ki güçlü ve otoriter bir lidere bu denli kulluğu içinize sindirebiliyorsunuz. halbuki halkın başka bir kısmı bu tür ilişkileri tümden reddediyor, birey olarak hareket ediyor yada bulundukları grup içerisinde bireyselliklerini sonuna kadar yaşıyor.

    hiç mi sınıf bilinci, vatandaşlık bilinci olmaz.

    bakıyorsun türkiyeye, işçi sınıfının çoğunun sınıf bilinci yok, adam işçi, köle gibi sömürülüyor, hakkını alamıyor, kendi çıkarından ziyada sermayenin çıkarını, efendisinin çıkarını koruyor. kendisini basitleştirip, sermayeyi efendileştiriyor ve bunun dışında başka bir gerçeklik bilmiyor. kıçı kırık bir sedye parçasını kendi canından sağlığından daha değerli görüyor. itiraz ederse işsiz kalacağını biliyor, sendikal haklarını kullanamadığından, yasal güvencesi olmadığından korkuyor, çünkü bankalara dağ gibi borcu var, bu kölelik değil de nedir? insanların bileklerindeki, boyunlarındaki zincirleri çıkarttılar fakat kölelik sistemi bankalar ve vahşi kapitalist düzenin işçileri borçlandırarak egemenliğine alması şeklinde devam ediyor. borç yükü ve yoksulluk ile korkutuup halk ezlilip sesiz, tepkisiz, bilinçsiz bir nevi köle vatandaşlara dönüştürülüyor. ve sen kalkıp bu gerçekliğin farkında olarak yada olmadan, bir takım parababalarının ve efendilerin de istediği gibi bu tür tepkisiz sessiz halkı yüceltip, önümüze rol model olarak koyuyorsun, modern köleliği kutsuyorsun, bu düzene karşı sesini çıkartanları ise truva atı ilan ediyorsun, bu durumda kime hizmet etmiş oluyorsun?
     
  8. YOLCu

    YOLCu Asistan

    Kayıt:
    6 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    310
    Beğenilen Mesajları:
    150
    kızma birader! :)
    ***
    bak ne dicem sana... biz halkız değil mi? yani sen-ben?
    bizim sesimizi bu ülkede kim dinliyor, içimizde kopan fırtınaları kime duyurabiliyoruz? en fazla buradaki 3-5 kişiye...
    niye?
    çünkü yüzbinler basan bir basın mevkutesinde köşemiz yok, milyonların dindediği bir tv kanalında konuşturulmayız.
    bizim sesimiz ne zaman çıkıyor biliyor musun?
    evet bildin!
    4 yılda bir önümüze konan sandıkta...
    ve gerçek ses de bu oluyor işte...
    asıl dinlenen, kıymet-i harbiyesi olan ses işte bu sestir.
    ve 12 yıldır o ses hep aynı şeyi söylüyor.
    beğensek de, beğenmesek de...
    ***
    ezcümle, demek istediğim buydu.
     
    Azen63 bunu beğendi.
  9. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    seninkisi "kıroyum amma para bende" demek gibi olmuş.

    hem sesinimizi kimsenin dinlemediğinden, basının dikkat kesilmediğinden şikayet etmişsin, hemde bu çarpık demokratik yapıyı içine sindirebilmişsin, büyük çelişki.

    yukarıda bir düzine yanlışlık ortaya koymuşum, onlar üzerinde tek kelime itirazın olmuyor, üzerine 2 cümle edemiyorsan, seni de o kategoriye almak gerekiyor demekki.
     
  10. Ahbârî

    Ahbârî Dekan Süper Moderatör

    Kayıt:
    5 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.837
    Beğenilen Mesajları:
    835
    güzel yazıydı da, mantık hatası aramaya gerek neydi?

    adam birilerinin tekerine çomak sokmaya çalışanların başına gelenleri güzelce örnekliyor. ahanda libya. petrolünü kendi ülke vatandaşlarına bile yedirtmeyecekler nerdeyse. eski abd eğitimli ihtiyar devrim yaptı. mısır hakeza. Irak hakeza. suriye hakeza. rusyanın orta asya ve karadeniz politikaları hakeza. adamlar enerji derdinde.

    yazınında son kısmındaki gibi adamlar o kaymaktan vazgeçmezler. ülkeyi içten dağıtıverirler. hükümet değil de devlet ve ülke nazarından bakarsak biz nerde olacaz?
     

Sayfayı Paylaş