Güncel Teknoloji sitemize hoş geldiniz. Sitemizden tam anlamıyla faydalanmak için giriş yapabilir veya ücretsiz üye olabilirsiniz.

Nişantaşı ve Bağcılarda sosyal bir deney!

Konu, 'Türkiye Gündemi' kısmında tambjk tarafından paylaşıldı.

  1. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
  2. murat

    murat Administrator Yetkili Kişi

    Kayıt:
    2 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.680
    Beğenilen Mesajları:
    616
    Toplum olarak biraz duyarsız olduğumuzu kabul ediyorum.. Mesela etrafımızda olanla bitenle fazla ilgilenmeyiz aç susuz insan var mı diye filan hiç yanii sonra tv ekranına bi yoksul çıkar salya sümük ağlar bi duygu sömürüsü sonra millet hurra yardıma koşar.. Yani bu vatandaş illaki tv ekranına çıkmak zorunda mı?. Biraz duyarsız bi toplumuz evet.

    Şimdi asıl konumuza gelecek olursak kadına şiddet mesela şimdi evimizde oturuyoruz üst katta karı koca kavga ediyor diyelim.. Yani buna hiç kimse müdahale etmek istemezki. Akşam vakti başımı belaya mı sokacam der oturur evinde..Heleki günümüzde normal bi aile belaya bulaşmak istemezkii ne kadar yanlış olsa da bu böyle..
     
  3. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
     
  4. Empatik

    Empatik Doçent

    Kayıt:
    6 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    950
    Beğenilen Mesajları:
    95
    @tambjk komik bir deney olmuş :D
     
  5. murat

    murat Administrator Yetkili Kişi

    Kayıt:
    2 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.680
    Beğenilen Mesajları:
    616
    @tambjk Sen olsan ne yaparsın?. Mesela sen evinde otururken yan daireden kadın çığlıkları geliyor ne yaparsın?. Öyle hariçten gazel okumak kolay.
     
  6. Empatik

    Empatik Doçent

    Kayıt:
    6 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    950
    Beğenilen Mesajları:
    95
    Ben polisi ararım abi gidip de canımı riske atmam sanırım ya. Ne biliyim eğer sürekli konuştuğum tanıdığım sohbetimizin olduğu gir komşuysa polisi arar ve gider kapısını çalarım. Ama sohbetim yoksa filan aman abi tırsarım ararım polisi sesleri dinlemeye devam ederim.
     
    tambjk ve murat bunu beğendi.
  7. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Daha önce hiç öyle kavga eden komşularım olmadı ama olsaydı ne yapardım bilmiyorum, üzerinde pek de düşünmemiştim bu videoya kadar. Yabancıysa polisi aramak, tanıdık biriyse zil çalıp uyarmak mantıklı geldi.
     
    murat bunu beğendi.
  8. murat

    murat Administrator Yetkili Kişi

    Kayıt:
    2 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.680
    Beğenilen Mesajları:
    616
    Demek istediğim başka birinin kapısına gidip o kişiyi uyarmak kolay bişey değil.. İnsanlar bu yüzden çekiniyorlar.

    Günümüzde şiddet sadece kadınlara şiddet değil her yerde her durumda var. Aslında işin özü insanlıktan geçiyor eğer insan insan değilse ona istediğin eğitimi ver hiç bir sonuç alınamaz..

    Şiddetsiz bir hayat için bi kaç şey sıralayayım.

    1. Çocuklara daha çocukluktan itibaren aileleri tarafından dini eğitim verilerek dini bilinç kazandırılmalı.. Tabi din deyince bizim için müslümanlıktan başka din yok.. Ayrıca bu eğitimi aileler vermesi gerekir fakat günümüzde bu bilinç ailelerin kendisinde yok çocuklarına ne versin.
    Eğitim ailede başlar çevreyle devam eder. Eğer sen çocuğuna gerekli eğitimi vermezsen sistemde boşluk yoktur yani senin vermediğin o eğitimi çocuğun başka yerden alır.

    2. Evlilik bi eğlence veya bi cinsel hayat filan değildir.. Evlilik = sorumluluktur. Bu sorumluluğun bilincinde olamayan bu sorumluluğu kaldıramayacak bu sorumluluğun altına giremeyecek kişilerin erkek ve ya kadın olsun kesinlikle evlendirilmemeli ve ya evlenmemeli. Bu tür kişiler evlenirse ne olur?. Evliliğin sorumluluğunu kaldıramaz kaldıramayınca da çatışma olur. Çatışma olunca kimin gücü kime yeterse tabiki erkeğin gücü kadına yetiyor şiddet meydana gelir.. Şu anki kadınlara uygulanan şiddetin en büyük sebeplerinden birisi budur.. Karısına çouklarına şiddet uygulayan erkekler araştırılsa evliliğin sorumluluğunu taşıyamayan insanlar olduğu ortaya mutlaka çıkacaktır. Bu sorumluluk parayla pulla da olmaz maddi durum ölçü değildir.. Bu maddi durumla ölçülmez.. Adamın maddi durumu iyiyse bu defa da eve hiç uğramaz kumar oynar alkol alır başka kadınlara gider. Yani demek istediğim sorumluluk almak farklı bişeydir.. İşte bu sorumluluğu alamayacaksa o kişi asla evlendirilmemeli ve ya evlenmemeli...

    3. Evlilik yaparken özellikle kadınlar kriterlerine biraz dikkat etmeliler.. Günümüzde ne yazıkki ilişkilerde baz alınan şeyler para şan şöhret yakışıklılık güzellik ne kadar yanlış. Sen o adamın fiziki görünüşüyle, cüzdanıyla şöhretiyle evlenmiyorsunkii sen o adamın fikirleriyle kafa yapısıyla kalp yapısıyla düşünceleriyle evleniyorsun.. Mesela bi çok evli kadın şöyle der. "kocam evlendikten sonra değişti" yoo bence değişmedi senin kocan her zaman öyleydi de sen göremedin başka taraflarına bakmaktan.. Cüzdanına yakışıklılığına filan.. Yani evlilik yaparken para pul değil adam gibi kriterlerimizi belirlemeliyiz..
     
  9. Empatik

    Empatik Doçent

    Kayıt:
    6 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    950
    Beğenilen Mesajları:
    95
    Teknoloji doğru kullanıldığında bütün bu olayların önüne geçebilir. Yakın gelecekte geçecekde.
     
  10. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    @murat ,

    Evet işin özü insanlıktan geçiyor ama insan olmak illaki dindar olmaktan geçmiyor ne yazık ki.

    Şiddetsiz bir hayat için 1 numaraya din olgusunu koymuşsun ama bunun pratikde ne yazık ki hiçbir karşılığı yok. Bugun müslüman dünyası kadına şiddet vakalarında, kadın erkek eşitsizliğinde zirveye oynuyor, afrika kabileleri ile rekabet halinde.

    Din adı altında hurafeler doğrultusunda sen erkeğe karısını kızını dövme hakkını tanırsan, maço bir ataerkil kültür aşılarsan, namus kavramını bacakarasına sıkıştırırsan, kadınları alınıp satılan savaş ganimetleri olarak görürsen, çok eşliliği teşvik edersen.
    Din adı altında hurafeler doğrultusunda sen kadına dayak yese bile kocasına itaat etmeyi, baş kaldırmamayı tembihlersen, onları toplumsal hayattan soyutlayıp kocasına muhtaç hale getirirsen, eğitimsiz bilgisiz cahil bırakırsan.

    Kadına şiddet vakaları da olur, namus cinayetleri de olur, tecavüz vakaları da olur ki bu coğrafyada oluyorda.. Bugun dünyada kadınlar açısından en kötü en adaletsiz en mutsuz en şiddet dolu coğrafya müslüman coğrafyası.

    İslamın kadını yücelten felsefesinden ziyade, hurafelerle dolu kadına şiddeti ve dışlanmayı öngören sözde hadisler referans alındığı sürece, bölgede erkek hegomonyası korunup kadınlara söz hakkı ve özgürlükleri verilmediği sürece, cehalet ve kültürel hurafeler yıkılmadığı sürece bu böyle devam edecektir.

    Bu işin müslüman dünyası boyutuydu, dinler kadına şiddetten sorumlu tutulamaz, en önemli unsur kültürdür, müslüman dünyasında kültürler dini motiflerle örülüdür, başka kültürlerde başka motifler vardır ama işin temelinde ise eğitimsizlik ve cehalet. Aksi halde dünyada kadına şiddet vakasının en az görüldüğü ve onlara en adaletli eşit hayat şartlarının sunulduğu ülkelerin başında toplumun büyük kısmı ateist olan(yada dindar olmayan) ülkeler gelmezdi.

    2. maddene gelecek olursak, evlilik bir eğlence değildir, cinsel hayat filan değildir. Bak burada da ilk cümlene katıldım ama sonrasına katılmayacağım :) Evet evlilik sorumluluktur ve sorumluluklar belli bir olgunluk gerektirir. Bugun yine müslüman dünyası çocuk gelinlerin, çocuk evliliklerin zirve yaptığı, hocaların işi gücü bırakıp çocuk gelinleri caiz kılan fetva verme yarışına girdiği bir dönemdeyiz, bu durumda çocuğun hiçbirşeyin farkında olmadığı bir ortamda sırf hormonları itibariyle doğurganlığını kazanıyor oluşu onu evliliğe hazır ve sorumluluk bilinciyle hareket edebilecek bir eş yapmaz. Bu topraklar muta nikahları da gördü, haremler de gördü, sırf erkeklerin cinsel arzularını gidermeleri adına dinin nasıl istismar edildiğini gördü. Bugun benimsenen dini kültürde kadına biçilen rol bile "git kocanı yatakta memnun et, ihtiyaçlarını karşıla, sonrada ondan doğuracağın cocukları büyütüp gerisine karışma " dır.

    3. maddene gelecek olursak katırılıyorum söylediklerine.

    *****

    Bunların ötesinde aile içi çatışma durumlarının önüne geçmek için yapılması gereken şeyler var;
    Burada en önemli sorumluluk erkek çocuk anne ve babalarında. Çocuklarını şımartmasınlar, kesinlikle kadına el kaldırılmayacağını bunun çok büyük bir ayıp ve acizlik olduğunu anlatsınlar, kadın erkek eşitliğini öğretsinler, kendi aile hayatlarında bu öğretileri benimsesinler, baba ve anne evin sorumluluklarını paylaşıp karar alma süreçlerinde birlikte hareket etsinler, kadınlar ile nasıl diyalog kurulacağını, onları anlamanın yollarını (çok zor olsada), nezaket ile yaklaşmayı, onları el üstünde tutmayı öğretsinler. Bizzat kendileri de uygulasınlar, sonuçta çocuk ailesinde ne görüyorsa evlendiğinde de o olacaktır. Çocuklarını belli bir yaşa gelmeden, belli bir olgunluğa ve bilince ulaşmadan kesinlikle evlendirmesinler.
     

Sayfayı Paylaş