Güncel Teknoloji sitemize hoş geldiniz. Sitemizden tam anlamıyla faydalanmak için giriş yapabilir veya ücretsiz üye olabilirsiniz.

Nereden Nereye

Konu, 'Beğenilen Köşe Yazıları' kısmında Empatik tarafından paylaşıldı.

  1. Empatik

    Empatik Doçent

    Kayıt:
    6 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    950
    Beğenilen Mesajları:
    95
    Bu haftaki mesajımız, tebliğci, davetçi ve sohbet eden hanımlara yönelik olacaktır. Batı, asırlarca kadına zulmetti. Kadını insan olarak kabul etmedi. Sanayi devriminden itibaren kadınlar çalışmaya zorlandı. 1. Cihan Savaşı’nda Avrupa ve Amerika’da on milyon insan öldü. Kocası ölen milyonlarca kadın, çalışmaya mecbur oldu. Ne var ki ahlak elden gitti. İşveren patronlar sadece çalışan el istemiyorlardı. Kendisini teslim edenlere, iş verme zihniyeti hâkim oldu.

    Nihayet kadın, insan olarak değil, cinsel kimliği ile ele alındı. Freud, Marx, tarihi maddecilik, Durkheim: Cinsi hayat başlı başına biyolojik bir faaliyettir. Ahlakla alakası yoktur tezini, zihinlere işlediler. Ve kadın cinsel kimliği ile ortaya konuldu. Alınıp, satılan bir mal oldu.

    Nihayet kadınlar, kadınlığını satarak para kazanmaya başladılar. A.B.D’de kendini satarak para kazananların yüzde yirmi altısı yüksek okul mezunudur. Böylece kadın insan iken, şimdi insanların mabudu haline getirildi. Fuhşa tapan, modaya tapan bir nesil işbaşı yaptı.

    Türkiye bir Avrupa ülkesidir diyen zihniyet, kadını o haliyle kopya etti. Bedeni bizde, kafası Avrupa’da olan aydınlar, feministler, devrimciler, kadını insanlık sıfatından adeta sıyırdılar.

    İslam âlemine gelince, onlar da kadını, saçı uzun, aklı kısa olarak ele aldı. Hz. Âdem’in cennetten çıkarılmasına Hz. Havva’yı sebep gösterdiler. Hatta doğum sancısının, işlenen suç yüzünden olduğunu söylediler. Peygamberimizle hiç alakası olmayan bazı uyduruk sözleri hadismiş gibi piyasaya sürdüler.

    Böylece kadın, dolayısıyla Müslüman hanımlar din adına, en büyük iftiralara ve haksızlıklara maruz kaldılar. Ne var ki 12 Eylül 1980 darbesinden sonra, özellikle ülkemizin Müslüman halk etrafında olup biteni fark etmeye başlayınca, hal ve gidişat birden değişti.

    Her türlü baskı ve dayatmaya rağmen, batıl zihniyet mağlup olurken, hak zihniyet galip geldi. Bu galip gelenler içinde Müslüman hanımlar adeta öncü kuvvetimiz oldu. “Gölge olma başka ihsan istemem” dercesine tribünlerden mindere indi.

    Bir zamanların Hatice Babacan’ları, Şule Yüksel Şenler’i, Emine Şenlikoğlu’ları, ülkemizde binlerce hanımın ümit ışığı oldu. Huzur Sokağı, imanımızı sorularla çaldılar gibi eserler, binlerce insanımızın uyanmasına vesile oldu.

    Ve bugün vakıflarda, derneklerde, sivil toplum kuruluşlarında sayıları binleri geçen hanımlar işbaşı, hizmet başı yapmış durumdalar. 1985 yılında Konya’mızda hanımlara yönelik hizmetlerin ilk adımında şu üç önemli prensip önem arz ediyordu: Müslüman hanım, evleneceği erkek için iyi bir zevce, dünyaya gelecek çocukları için iyi bir anne ve dinimiz İslam’a hizmet etmek için kaliteli bir şuura sahip olması gerekir. Bu üç temel prensiple hizmete koyulmuş hanımlar, ne evini ihmal ederler, ne beyini, ne de çocuklarını. Bir kadın ki hizmet adına evini, beyini, çocuklarını ihmal ediyor ve gereken vazifeleri yapmıyorsa, bu kadının Rabbimizden alacağı ecir, ödül, mükâfat sadece bir hayaldir.

    O günlerden bu günlere gelen hanım kardeşlerimin dikkat edeceği bazı konuları hatırlatıyor ve annelik, zevcelik ve İslamî şuura sahip olan üç özelliği ihmal ve ihlal etmemesini önemle istirham ediyoruz.

    Müslüman hizmet hanımının, giyimine, yürüyüşüne, bakışına ve erkeklere davranış biçimine çok dikkat etmesi gerekir. İhtilat dediğimiz kadın-erkek toplantılarının çizilen sınırları ihlal edilmemelidir.

    Beyi ile alakalı konularda serkeşlik, kafa tutma, başkaldırma kısaca nüşuzdan uzak durmalıdır. Nüşuz ne demektir? Nüşuz demek, düşmanlık, kin, çatışma, nefret, kavga, cinsel görevlerini yeri getirmeme, karşı gelme demektir. Kur’an-ı Kerim, itaat sıralanmasında, Allah’a itaat, Resulüne itaat, Müslüman devlet başkanına itaatten sonra, kocaya itaati emretmektedir.

    Kendisini hizmete adamış olan hanımların sohbet ortamından gıda alması gerekir. Çünkü sohbet halkaları, arka bahçesi ile cennet bahçeleridir.

    Son olarak tavsiyemiz, Müslüman hanımın günlük gündemlerini bilmesi ve vazifelerini yerine getirmesi, ömrünün ve hizmetinin bereketli olmasına vesile olur. Müslüman hanımın gündemleri şunlardır: Evi, beyi, çocukları, evrad ve ezkarı, sohbetleri, teheccüde kalkması ve hizmetleri.

    Müslüman erkeklere emanet edilmiş olan tüm Müslüman hanımları selamlıyor, hanımlarına hizmet etme imkânını veren, takviye olan tüm beylere saygılar sunuyor ve buluşacağımız yerin Firdevs cenneti olmasını Rabbimizden istiyoruz.

    Alıntı tabii :D Nereden nereye geldik - Abdullah Büyük
     
  2. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Yazının eleştirilecek o kadar yanı varki, gülmekten ne kadarına cevap verebileceği bilmiyorum :) Çok ciddi bir cehaletin ürünü bu yazı.

    Özetleyecek olursak;

    -Çalışan kadın, batılı giyinen kadın, kadın erkek eşitliğine inanan, modaya önem veren, okuyup yüksek tahsil yapan, kocasının şiddeti ve zorbalığı sonrası hakkını aramak için sesini yükselten kadın = ikinci sınıf, ahlaksız, bedenini satan, fuhuşa tapan bir kadındır, cehennemliktir.

    -Yolsuzluk ve hırsızlığı görev edinmiş bir iktidar adına vakıflarda, derneklerde, sivil toplm kuruluşlarında işbaşı yapan, erkeğinin hertülü ihtiyacını karşılayan, zevceliğini aksatmayan kocasını herşekilde memnun eden, evde oturup çocuğuna bakan, kocası dövsede bile ona itaat eden, örtünen, erkeği ile eşit haklara sahip olmayın onun birkaç adım ötesinde durup ben bilmem eşim bilir diyen, kocasına kafa tutmayan, çeşitli siyasi hareketlerin beyin yıkama sohbetlerine katılan kadın cennetliktir.

    Çelişkilerle dolu, evine ekmek getirmek için çalışan kadın kötü, vakıflarde derneklerde çalışan, yazarlık yapan kadın iyi.
     
    arsenik bunu beğendi.
  3. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    @Empatik , neredeeeen nereye :)

    Kabataş yalancısı asrın lideri erdoğan, yukarıda anlattığın yazıdan yola çıkılarak ahlaksızlığın ve fuhuşun gayriresmi toplantısı olarak görülebilecek türk metal sendikası KADIN İŞÇİLERİ 20.büyük kurultayında konuşmuş. YALAN olduğu ortaya çıktığı halde utanmadan sıkılmadan hala kabataş yalanı üzerinden halkı kin ve nefretle tahrik edip insanların duygularını suistimal ederek demiş ki "bin anne kabataş'ta tacize maruz kaldı" şeklinde bu deli saçması sadamazoşist fantezi dolu iddiaları tekrarlamış.
     
  4. Empatik

    Empatik Doçent

    Kayıt:
    6 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    950
    Beğenilen Mesajları:
    95
    Yav he he.
     

Sayfayı Paylaş