Güncel Teknoloji sitemize hoş geldiniz. Sitemizden tam anlamıyla faydalanmak için giriş yapabilir veya ücretsiz üye olabilirsiniz.

Hep kendine özgür hep kendine Müslüman

Konu, 'Beğenilen Köşe Yazıları' kısmında tambjk tarafından paylaşıldı.

  1. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Hep kendine özgür hep kendine Müslüman

    10 yaşındaki bir çocuğun...
    "Özgürlük" adına başını örtebileceğini söylüyorlar.
    10 yaşındaki bir çocuğun...
    İradesine saygı duyulması gerektiğini savunuyorlar.

    *

    Özgürlüklere öyle düşkünler ki...
    10 yaşındaki bir çocuğun bile özgürlüğünü garanti altına alıyorlar.
    "Çocuk karar almış, başını örtmüş... Size ne" diyorlar.

    *

    Özgürlük düşkünlüğü olur da bu kadar olur.
    Helal olsun!

    *

    Ve fakat...
    Durun bir dakika!

    *

    Yahu bunlar değil miydi, daha dün üniversiteye giden öğrencilerin kaldıkları evlere devletin polis marifetiyle baskın yapılabileceğini söyleyen?

    *

    Yahu bunlar değil miydi, daha dün üniversite çağına gelmiş genç erkek ve kadınların hangi evlerde nasıl kalacaklarına devletin karışabileceğini gayet ciddi bir şekilde anlatan?

    *

    Yahu bunlar değil miydi, daha dün üniversite öğrencilerinin kızlı-erkekli aynı evlerde kalmasına... "Ne özgürlüğü ulan" diye yaklaşan?

    *

    Konu "özgürce yaşamak" olduğunda...
    Üniversite çağına gelmiş yetişkin insanlara bile "Eee özgürlük de bir yere kadar yeğenim" diyorlar.

    *

    Konu "başörtüsü" olduğunda...
    "10 yaşında çocuklar bile kuşlar gibi özgür olmalı" diyorlar.

    *

    Hep kendine özgür bunlar.
    Hep kendine Müslüman...



    Ne yazık ki bunları Obama söyledi

    ABD Başkanı Obama, Birleşmiş Milletler kürsüsüne çıktı ve Müslüman toplumların sorunlarını anlattı.

    *

    Dedi ki:
    Dünyanın en büyük dinlerinden biri ölümcül bir akımla karşı karşıya... Özellikle Müslüman toplumların El Kaide gibi, IŞİD gibi ideolojileri güçlü bir şekilde reddetmesi lazım.
    Mezhepler arası çatışmaya son vermeliyiz. Hıristiyanlık tarihinde yüzyıllar boyunca mezhep çatışmaları oldu. Bugün bu şiddet, Müslüman toplumlarda sefaletlere yol açıyor. Artık dini ve siyasi liderler "mezhepler arası savaş"ı reddetmeli. Çünkü bu savaşın kazananı olmaz.
    Mezhepçiliği, radikal ideolojiyi reddetmek Ortadoğu halklarının üstlenmesi gereken bir görev... Dışarıdan müdahale hiçbir şeyi düzeltemez. Bunu toplumların yapması gerekir.

    *

    Keşke bunları Müslüman ülkelerden birinin lideri söyleseydi, söyleyebilseydi.
    Keşke.



    Eğer bu bir oyunsa, sen de oyuna gelme

    ORTAÖĞRETİMDE başörtüsü serbest oldu ya...
    Muhalif kesimlerin bu konudaki ortak yargısı şu:
    "Bu bir oyun, iktidar gündem değiştirmeye çalışıyor."*

    Eğer gerçekten de bu bir oyunsa...
    Bu oyuna gelmemek gerekir değil mi?

    *

    Ama işte görüyorsunuz:
    "Bu bir oyun, maksat gündem değiştirmek" diyenler...
    Konuyu nasıl da enerjik, nasıl da dinamik, nasıl da iştahla, nasıl da hevesle tartışıyorlar.

    *

    Kısacası şunu yapıyorlar:
    Hem "Bu bir oyun" diyorlar, hem de oyuna geliyorlar.



    Gezi'de neredeydiniz ey Müezzinoğlu?

    KONU:
    IŞİD militanlarının Türkiye'deki hastanelerde tedavi edilip edilmediği meselesi...

    *

    Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, tam bir Hipokrat edasıyla döktürdükçe döktürüyor.
    Diyor ki:
    Biz kimsenin kimliğine, dinine, ırkına bakmayız.
    Biz dağdaki yaralı PKK'lıyı bile tedavi ederiz.
    Bizim hekimlerimiz hiçbir ayrım gözetmezler.
    Kimin hangi suçu işlediğine bakmadan tedavi ederler.
    Alkışlıyorum Mehmet Müezzinoğlu'nu.

    *

    Ama şunu sormadan da edemiyorum:
    Gezi sırasında yaralıların yardımına koşan hekimlere yönelik saldırılar, gözaltılar, davalar falan söz konusu olduğunda siz nerelerdeydiniz Mehmet Müezzinoğlu?



    Seçimi tanımamak

    İKTİDAR yetkililerinden açıklamalar geliyor.
    Diyorlar ki:
    "Cemaat denilen yapı HSYK seçimini kazanırsa... Seçimi gayrimeşru sayarız."
    *

    Allah... Allah...
    Bakın siz şu çok uzun zamandır "Sandık, sandık... Her şeyin başı da, sonu da sandık" diye türküler çığırmakla meşhurlara.
    Bakın siz şu neredeyse 12 yıldır "Sandıktan çıktın mı okey, gerisi boş" diye tutturanlara.
    Bakın siz şu "Meşruiyetin yegâne kaynağı sadece ve sadece sandıktır" cümlesini hayatlarının şiarı haline getirenlere.
    Sandıktan çıkanı gayrimeşru sayacaklarmış.

    *

    Anayasa gereği meşru bir seçim yapılacak...
    Hâkim ve savcılar tertemiz oylarını sandıklara atacak...
    Sonunda hâkim ve savcıların "milli iradesi" sandıkta tecelli edecek.
    Ama iktidar yetkilileri çıkan sonucu beğenmeyince...
    "Bu seçim gayrimeşrudur" diyecek.

    *

    Hadi diyelim ki böyle yaptınız.
    Gerçekten de sonucunu beğenmediğiniz seçimi gayrimeşru ilan ettiniz.
    Peki tertemiz oylarıyla sandığa gidip oy kullanan tüm hâkim ve savcılar, yaptığınız sandık darbesini protesto etmek için dört parmaklarını kaldırıp Rabia Meydanı'nda oturma eylemine başlarsa ne yapacaksınız?
    Atlı polisleri falan mı süreceksiniz üzerlerine?

    Ahmet Hakan | Hep kendine özgür hep kendine Müslüman
     

Sayfayı Paylaş