Güncel Teknoloji sitemize hoş geldiniz. Sitemizden tam anlamıyla faydalanmak için giriş yapabilir veya ücretsiz üye olabilirsiniz.

Geleceğimizde Islam Var

Konu, 'Beğenilen Köşe Yazıları' kısmında YOLCu tarafından paylaşıldı.

  1. YOLCu

    YOLCu Asistan

    Kayıt:
    6 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    310
    Beğenilen Mesajları:
    150
    Geleceğimizde İslam var

    Ülkemizde Sabri Esat Siyavuşgil anılmadan, onun tercüme ettiği Edmond Rostand’ın ünlü eseri “Cyrano de Bergerac” anılmaz; çünkü tercümesinin aslında iyi olduğu söylenir.

    Benim kanaatime göre Cemal Aydın’la Roger Garaudy arasında da böyle bir ilişki kurulabilir. Cemal Aydın’ın tercümeleri aynen telif gibidir; kesinlikle tercüme kokmamaktadır. Tercüme etmek, lisanı iyi bilmekle başlar, ama tercümenin kalitesi bir yazarın dünyasına girmekle, onun kullandığı deyimleri, kelimeleri maksadına matuf bir tarzda benimsemekle kendini gösterir. Cemal Aydın, Garaudy’yi yakından tanıdığı için tercümeler şurup gibi akıyor. Son dönemlerde “İslamın Aynası Camiler”, “Geleceğimizde İslam Var” kitaplarını okudum; ikisi de birbirinden güzel.

    Üç yüz yıl önce maalesef İslam dünyası dinamizmini kaybetti; Müslümanlar emperyalizmin tuzağına düştüler. Müslüman denince sömürülen, cahil, hakkını koruyamayan tipler göz önüne getiriliyor, daha eskisini hiç kimse kurcalamıyordu. Çünkü dünya tarihini Batılılar okutuyor, diğerleri de onu referans alıyorlardı. Zira Batı medeniyeti ışık kaynağı idi; bütün milletlerin yüzü oraya dönüktü. Batı’da vicdanlı aydınlardan biri de Garaudy idi. Cemal Aydın, yaptığı tercüme hakkında, edeben “Önsöz”ü kendisine yakıştıramadığı için kaleme aldığı “Yazar ve Eseri” bölümünün dipnotunda bakınız ne diyor: “Garaudy yazıncaya kadar dünyanın çevresini ilk defa Müslümanların ölçtüğünü, cebir, trigonometri hesaplarını, küçük bir kan dolaşımını ve daha nice önemli buluş ve icadı Müslümanların gerçekleştirdiğini, İslam alimlerinin tıp kitaplarının Batı üniversitelerinde yedi asır boyunca okunduğunu ve pek çok üstün yanımızın bulunduğunu bilmiyorlar, bütün bilim ve buluşların Batı’da ortaya çıktığını sanıyorlardı.


    Müslümanlar barbar ve Deccal’in orduları olarak görülüyorlardı. Garaudy’nin bu kitabında bütün bunları öğrenince şaşkına döndüler ve İslam konusunda sağlıklı bilgi edinmeye yöneldiler. Bu yöneliş bazı mihrakları ürküttü, Batı’da İslamofobi olarak hâlâ devam ediyor. Prof. Ali Merdan’ın takdim yazısında da Garaudy’nin ne yapmaya çalıştığını şu şekilde ortaya koyuyor: "Geleceğimizde İslam Var başlığı, dostça verilmiş bir haber, kardeşçe verilmiş bir müjde gibi bizi İslam’ı anlamaya, yakından tanımaya davet ediyor. Çünkü bu başlık, uzun zamandır İslam dünyasına şaşı bakan Batı’yı temelsiz değerlendirme ve önyargılardan uzak, sempatiyle bakmasını sağlama havasını taşıyor.”

    Aslında Avrupa’da üç tip entelektüel var; bir kısmı İslam hakkında hiçbir şey bilmiyor; ama sırası gelince mangalda kül bırakmıyor. Çok cüzi bir miktarda, Annemarie Schimmel gibi İslam’ı çok iyi bilen, fakat “İslam” deyince bütün Batı’nın ayağa kalktığı, sözünü ağzına tıktığı bir kesim var. Bir dostum, Bonn’da bulunan Schimmel’in mezarının fotoğrafını çekmiş, bana göstermişti. Mezartaşında şöyle yazıyordu: “İnsanlar uykudadır; öldüklerinde uyanacaklar.” Bu bir hadistir; bunun için onu mezarının başına yazdırmış, ama bunun bir hadis olduğunu ifade edememiş; zira Avrupa kamuoyu mezarını taşa tutardı. Bir de Garaudy gibi çok ender insanlar var; bunlar hakikati ortaya koyuyor; ne yazık ki Avrupa’dan dışlanıyorlar.

    Garaudy dünya çapında bir aydındı; herkes tarafından takip ediliyordu. Fransız Komünist Partisi’nden siyasete girdi. Avrupa’nın kapitalistlikten sonra ikinci yüzü Marksizmdi; onu inceleyen ciddi bir düşünürdü. Bizde bile bir günlük gazetede tefrika edilen “Sosyalizmin Büyük Dönemeci” adı altındaki yazı dizisiyle o düşünceye sempatiyle bakanların idrakine şüphe kurdu düşürmüştü. Sovyet Rusya’ya karşı çıktığı için partisinden kapı dışarı edildi. 1970’te düşünce dünyasına bambaşka ufuklar açıldı; bu sırada 57 yaşında idi; düşünce için çok geç bir yaştı; fakat yılmadı; zihni ideolojik düşüncelerden kurtuldu; İslam’ı incelemeye başladı; değerli kitaplar yazdı. “Geleceğimizde İslam Var” eseri, Batı’da İslam’a karşı olan önyargıyı umursamıyor, yeniden gözden geçirilme lüzumunu hatırlatıyor: “Dinamik bir güç olan İslam, sadece geçmişte kalmış bir medeniyet değil, aksine geleceğin inşasında bugün de halka sunulabilecek bir enerji barındırıyor.”

    Batı medeniyeti önyargılardan kurtulup gözlerini yeryüzüne çevirirse, İslam’ın nasıl bir güç olduğunu elbette görür. Mekke’de zuhur etmiş İslamiyet, kısa zamanda Batı’da Atlas Okyanusu’na, Doğu’da Çin Seddi’ne dayanmıştı; ayrıca Arapların fazla nüfusu yoktu; teknik bakımdan da çevresindeki Farslardan ve Bizanslılardan da çok geride idiler. O kabileler topluluğu Araplardan nasıl dinamik bir gücün ortaya çıktığı medeniyet tarihçilerinin malumudur. Geçmişte olduğu gibi bugün de insanlığı barbarlıktan, cahillikten kurtaran İslamiyet, tekrar beşeriyetin gündemine gelecektir. Aksi takdirde insanlık alkolden, uyuşturucudan, birbirini öldürecek korkunç silahlardan topyekûn intihara sürüklenecektir.



     
    Ahbârî bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş