Güncel Teknoloji sitemize hoş geldiniz. Sitemizden tam anlamıyla faydalanmak için giriş yapabilir veya ücretsiz üye olabilirsiniz.

Erdoğan,sisi'nin Seçim Galibiyeti Sonrası Hala Sandık Diyecek Mi?

Konu, 'Beğenilen Köşe Yazıları' kısmında tambjk tarafından paylaşıldı.

  1. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Recep Tayyip Erdoğan, Mısır'daki gelişmeleri takip ediyor mudur acaba? Mesela, darbeci Sisi'nin seçimle Cumhurbaşkanı olması hakkında neler düşünüyordur?

    [​IMG]

    Dahası, bundan sonra sandık eşittir demokrasi teorisini savunmaya devam edebilecek midir?

    Evet, bugüne kadar Erdoğan'ın sandığa dayalı demokrasi teorisini savunanlara itiraz eden bizdik, sanırım artık buna gerek kalmadı. Mısır'daki Cumhurbaşkanlığı seçimleri Sayın Başbakanın teorisini yerle bir etti. Hala ısrar ederlerse de ortaya çıkan formül en başta bu teoriyi savunanlaın canını sıkacak. [Sandık = Demokrasi / Demokrasi = Sisi]

    "Darbeci, diktatör, faşist." Kim hangi sıfatı kullanırsa kullansın, Sisi artık Mısır'ın Cumhurbaşkanı olma yolunda. Üstelik seçimle, yani Milli İradeyle. Ülkesini iç savaşın eşiğini götürmüş olsa da, katliam gibi idam kararları verdirmiş olsa da, Abdülfettah El Sisi sonuç itibariyle sandığın kazanı.

    Gelelim katılım düşüktü meselesine, evet Mısır seçimlerinde katılım düşüktü. Ama Mursi'nin Cumhurbaşkanı olduğu seçimlerde de katılım düşüktü. Birinci turda %46.42 ikinci turda ise % 51.85 gibi bir katılım vardı. Mursi'nin aldığı oy ise, ilk turda % 24,78, ikinci tur da %51,73'tü. İkinci turda Mursi'nin akibinin aldığı oy ise %48,27'di. Şu işe bakın ki, Sisi'nin aldığı oy oranı ise ilk turda %97. Hazret işi birinci turda bitirdi.

    Şimdi biz bu duruma ne diyeceğiz; demokrasinin cilvesi mi?

    Hayır, elbette hayır. Zira bu sonuç ne demokrasi ne de demokrasinin cilvesi. Olsa olsa bir yanılsama, ya da demokrasinin hilesi. Sisi yaptığı darbeden sonra, Mısırlılara başka bir şanslarının olmadığını, dolaylı yollardan defalarca gösterdi. Sonra da halkın önüne sandığı koyup meşruiyetini kaptı. Müslüman Kardeşlerden kaç kişi oy kullandı bilemiyoruz. Fakat, Mısır'ın geri kalanına Sisi'den başka bir alternatif sunulmadı. Sisi varken diğer adayın şansı olamazdı, olmadı da. %3'de kaldı. Özetle, Mısır bu seçimle Şeriat tehlikesinden kurtulacağım derken, demokrasinin doğmadan ölüşüne sahne oldu.

    Elbette Mısır'daki bu sonuçlardan, başta Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, O'nun sandık eşittir demokrasi teorisini destekleyenlerin de gerekli dersleri çıkarması gerekiyor. Bu saatten sonra sandıktan çıkan her sonucun, her zaman Milli İrade anlamına gelmediğini, daha doğrusu sandık sonuçlarının, demokrasinin zaferi olmadığını kabul etmeleri lazım. Ayrıca, seçim sonuçları belki Sisi'yi Cumhurbaşkanı yapmaya yeterli olsa da, O'nun aslında bir darbeci, halkına zulmeden bir zalim olduğu gerçeğini değiştirmeye yetmeyecek. Aradan yıllar geçtikten sonra, kim bilir o da Kenan Evren'in durumuna düşecektir.

    Hazır, Gezi olaylarının yıl dönümü gelmişken, umarız Başbakan ve çevresi bu gerçeğin farkına varır veTürkiye'nin asıl ihtiyacının, sandık sonuçlarına dayalı bir hegemonya yerine, uzlaşmaya dayalı bir yönetim biçimi olduğunu görür. Türkiye'nin asıl önünü tıkayan şey, dış mihraklardan ziyade, kendi içinde yaşadığı gerilimdir. Kaldı ki, kendi içinde gerilim yaşamayan bir ülkeden dış mihraklar nasıl beslenebilir? Ayrıca, bu gerilimin zararını en çok toplum hissediyor. Bunu kabul etmenin zamanı geldi de geçiyor bile.

    Buna ilaveten, Başbakanın aklından çıkarmaması gereken bir konu da; nasıl ki, %97'lık seçim başarısı Sisi'yi darbeci olmaktan kurtaramıyorsa, 30 Mart seçim sonuçları da AKP hükumetini 17 Aralık soruşturmasında aklamıyor. 30 Mart sadece geçici bir rahatlamadan, ya da rahat bir nefes almadan ibaret. Ak ya da karanın ayrımını, günü geldiğinde, sandık değil hukuk yapacak.

    http://blog.radikal.com.tr/dunya/mi...gan-sandik-esittir-demokrasi-diyecek-mi-61660
     
  2. friendly

    friendly Süper Moderatör Süper Moderatör

    Kayıt:
    5 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.214
    Beğenilen Mesajları:
    1.422
    Yaşadığınız Şehir:
    İstanbul
    Yani biz Erdoğan'a zorla mı oy veriyoruz manası çıkıyor burada :)
    Hocam bi avuçtan bile az kaldınız ama hala hazmedemediniz.

    Chp Mhp ittifak sağladı (ki bu ittifak iki partinin de kendi ilkelerine ihanet ettiği manasına gelir) gene de bi % 50 olamadınız...
    Sürekli Makarnadan Kömürden dem vuran zihniyetler hırsları doğrultusunda bu ittifakla ilkelerine ihanet etti bunu dile bile getiremediniz.

    Sisiyle Erdoğan'ın karşılaştırılması komik olduğu kadar da hazımsızlığın net göstergesidir.

    Gerçek bir örnek istiyorsan Erdoğan'ın tam karşılığı hapisteki Mursi'dir. Gerçi sizin amacınız da Erdoğan Mursi olsun istiyorsunuz ya, yemiyor işte artık tek sorununuz orada.. :)
     
    YOLCu, Azen63, Balder ve 2 kişi daha bunu beğendi.
  3. Balder

    Balder Doçent Süper Moderatör

    Kayıt:
    6 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    680
    Beğenilen Mesajları:
    146
    Yaşadığınız Şehir:
    Amsterdam
    Sisi'yi Erdoğan ile değil Kenan Evren ile kıyaslayında kim daha iyi bir darbeci herkes öğrensin.

    Bu makaleden çıkarılabilecek tek sonuç Sisi'nin daha iyi bir darbeci olduğudur.

    Gerçekleri kendi ideoloji süzgecinizden geçene kadar elerseniz elinizde böyle abuk subuk mantıksız bir veri çöpünden başka bir şey kalmaz maalesef.
     
    YOLCu ve friendly bunu beğendi.
  4. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Zorla oy verdiğinizi düşündüğüm falan yok, yazının ana teması da bu değil, sen işine öyle geldiği için öyle anlayıp, ordan yorumlamışsın.

    Mesele şudur ki, sandıktan çıkmak kimseyi aklayıp paklamadığı gibi ortada sandığın olması gerçek bir demokrasinin olduğu anlamına gelmez.

    Sisi'nin %97 ile sandıktan çıkması onun darbeci, faşist bir diktatör olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Tıpkı erdoğanın sandıktan çıkması faşist, otoriter, zorba, antidemokrat ve yolsuzluklara bulaşmış bir lider olduğu gerçeğini değiştirmediği gibi :) Demekki bizim %45 lik seçmenimiz böyle bir liderden son derece memnun, nihayetinde her halk hakettiği şekilde yönetiliyor.

    Bir avuç yada 1 tek kalmamız gerçekleri değiştirmez, zamanında dünyanın yuvarlak olduğunu sadece tek bir kişi iddia etmişti, kellesini zor kurtarmıştı. Önemli olan nicelik değil nitelik.

    Bu fanatiklik, holiganlık, taraftarlık, körü körüne biat değil ki hazmedip hazmetmememiz söz konusu olsun. Bu ülke hangi liderleri gördü, nihayetinde ölümlü dünya, gelip geçicekler.

    Chp mhp vs ittifakının %50 olamamış oluşunu bir avuç kalmak olarak yorumlayacaksak, akp'nin oylarının da %50 etmediğini hatırlatmak isterim, yani 1 avuçsunuz sizde.
    Numan kurtulmuş, süleyman soylu, mehmet metiner, yiğit bulut vs gibi zamanında akp yi çok sert eleştirip başka çizgilerde olanlar, bugun akp de siyaset yapınca niye aklınıza gelmiyor ilkelerine ihanet ettikleri de baş tacı yapıyorsunuz :)

    Karşılaştırma sisi erdoğan karşılaştırmasından öte sandık sonuçları ile demokratlık, faşistlik ve milli irade kıyaslamasıdır. anlayabilseydiniz komik olmadığını da görürdünüz.

    Mursiye yönelik herhangi bir beyan belirtmemişken düşmanı olduğu mu da nereden çıkarttınız? Tek istediğim erdoğanın işlediği yolsuzluk, hırsızlık, peşkeş, hukuk tanımazlık vs gibi suçlarından ötürü soruşturulup, yargılanıp, hesabını vermesi, ayrıca işlediği nefret suçları ve izlediği kutuplaştırıcı, bölücü, ayrıştırıcı politika nedeniyle halkımızın siyaseten faturayı kesmesi. Bunlar temenniden öteye gidemiyor bu günkü şartlarda ama yarın ne gösterir bilinemez, özellikle Türkiye gibi 1 günde bile herşeyin değişebildiği bir ülkede.
     
  5. Azen63

    Azen63 Gezgin

    Kayıt:
    20 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    46
    Beğenilen Mesajları:
    15
    Üfürükten Teyyare Selam Söyle O yare .
     
    YOLCu bunu beğendi.
  6. Platon

    Platon Misafir

    Kayıt:
    27 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    92
    Beğenilen Mesajları:
    27
    Aslında problem yok. Demokrasi dediğiniz nane, halkın kendi kendini yönetmesidir. Halk, kendini yönetecek kişiyi kendi belirler. E nasıl belirleyecek? Sandıkla değil mi? Halk seçimini yapmış. Demek ki halk kendisini, faşist, otoriter, zorba, antidemokrat ve yolsuzluklara bulaşmış bir liderin yönetmesini istiyor.

    E diyeceksin ki bebeğim, halkın yarısı böyle istiyor diye ben de bu adam tarafından yönetilmek zorunda mıyım? Heaa, zorundasın canım. Çünkü demokrosi bu.

    Aslında problem yok dedik ya, az düşündüm de, demokrasinin kendisi problem be ya. Geniş bakınca über bir şey gibi görünüyor. Tam toplum yönetmelik, insani değerleri es geçmeyen bir sistem gibim sanki. Öyle mi? Nah öyle. Aha görüyorsun. Sandığa gömecez biz bu hırsızı dersin, sandığa gömülünce de demokrasinin anasına sövüp, yok hile yaptılar, yok kömürle kandırdılar, kedidir kedi deyip, demokrasinin sandıkla ne alakası var deyip, abidik gubidik insanları, toplumları örnek gösterip, uzlaşma olmalı falan gibi kıvırmalarla yine üstte kalmaya çabalar durursun. Ha dur lan, demokrasi diyorduk. Demokrasi o kadar da iyi bir sistem değil. 5 kişilik bir grubun bile bir iş yaparken, kodu mu oturtan bir lidere ihtiyacı vardır. Yoksa o gruptan hayır mayır gelmez. En güzeli monarşi arkadaş. Ne kendimi yırtacam, düşünecem. Başımdaki düşünsün, beni koyun gibi gütsün, ben de o arada otumu yerim, olur biter.
     
    Balder bunu beğendi.
  7. Azen63

    Azen63 Gezgin

    Kayıt:
    20 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    46
    Beğenilen Mesajları:
    15
    Hay Bu demokrasiyi icad edenin.......................... kırılsın.
     
    YOLCu bunu beğendi.
  8. friendly

    friendly Süper Moderatör Süper Moderatör

    Kayıt:
    5 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.214
    Beğenilen Mesajları:
    1.422
    Yaşadığınız Şehir:
    İstanbul
    Sorun burada zaten siz Akp li olmayan herkesi tek yumruk olarak düşünüyorsunuz.
    Muhalefetteki yetersiz yöneticiler ilkelerine ihanet ediyorsa onların seçmeni de aynı şekilde ilkelerine ihanet ettiği manasına gelmiyor.

    Sizin için artık sağ - sol kavramı da kalmadı ki.

    O kadar çaresizsiniz ki AKP ye düşman olan İsrail dahi olsa onlar sizin dostunuzdur. Bunu alenen ifade etmeye bile başladılar sözüm ona aydınlıkçı abileriniz.

    Yiğit Bulut'un Numan Kurtuluş'un taraf değiştirmesi sizin için yağcılık oluyor ama CHP ve MHP gibi beyaz ile siyah kadar birbirilerinden farklı olan iki parti kol kola gezince sizin için ülke vazifesi oluyor :)

    Siyasetin kendisi kirlidir zaten çok fazla siyaseti savunmak istemem. Ama Sisi gibi efendisi belli olan, başa nasıl geldiği belli olan şerefsiz bir diktatör ile Erdoğan mukayese edilemez. Diktatör kelimesinin manasını bile kendinize göre yorumluyorsunuz.

    Ve tekrar diyorum Erdoğan'ın dengi Mursidir.

    Önce eşleştirmeleri düzgün yapmak lazım şablona net bakabilmek için.

    Ben sen diye ifade ederken senin savunduğun görüşe hitaben belirtiyorum fikirlerimi, şahsına değil sevgili tambjk :)

    Ha hırsızlık, peşkeş vs dersin onu anlarım. Mutlaka üzerine gidilmeli ve kanunlar çerçevesinde gereği yapılmalıdır. Günümüz dünyasında hiç bir ülke yoktur ki yolsuzluk, hırsızlık skandalları ile sarsılmasın. Neticede karaktersizliğin ne partisi olur, ne dini olur ne de imanı olur.
    Geçmişte sizin sol partilerin hamuduyla götürdüğü örneklerdeki gibi. Halk geçmişi bildiği için zaten pirim vermiyor geçmiş dönem partilerine.

    Ayrıca burası Tanzanya Cumhuriyeti değil. Adaleti sokaklarda arayamazsınız. Ararsan da katil olan polis değil cami duvarına işeyen eylemci müdveddesidir sorumlusu.
     
    beyaz, Azen63, YOLCu ve 2 kişi daha bunu beğendi.
  9. YOLCu

    YOLCu Asistan

    Kayıt:
    6 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    310
    Beğenilen Mesajları:
    150
    Mürsi, Sisi falan boşverin. Benim asıl dikkatimi çeken ne biliyor musunuz?
    Tayyip ERDOĞAN nefreti ve düşmanlığı konusunda birleşen iç ve dış mihraklar arasındaki korelasyon.

    İsrail ve onun dünya üzerindeki yansımaları, gölgeleri...
    bütün varlığını, güç ve enerjisini Tayyip ERDOĞAN'ı yok etmek, bulunduğu yerden indirmek ve ebediyen ondan kurtulmak üzerine konuşlandırmış durumda.
    gerek Amerika, gerek Almanya ve sair bütün dünya ülkelerindeki müessir güçlerini harekete geçirerek.
    ve tabii Türkiyede de!

    adına merkez medya dedikleri rockefeller ve roshild beslemeli matbuat, aynı kaynakların finanse ettiği sermaye vs.
    adeta Tayyip ERDOĞAN ulusal savaşı veriyor adamlar. bütün varlıklarını buna adamışlar.

    e şimdi ben ne kadar da birçok konuda Tayyip ERDOĞAN'a kızgın olsam da, ondan nefret etmek istesem de bu adamların kimliğine bakınca beni adeta onu sevmeye, onun yanında olmağa mecbur ediyorlar, mahküm ediyorlar yav!

    gerisi hikaye benim için.
     
    Azen63 ve friendly bunu beğendi.
  10. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Demokrasi, eğer sadece halkın kendisini yöneteceği lider için sandığa gidip oy vermesinden ibaret olsaydı saddam, esad, mübarek, sisi, kenan evren vs dünyanın en demokrat liderleri, ırak, suriye, mısır, libya, türkiye de dünyanın en ileri demokrasileri olurdu. Cehaletiniz, bilgisizliğiniz, çarpık demokrasi anlayışınız her noktada kendini gösteriyor. Eee ne de klavuzu karga olanın burnu boktan kurtulmaz, erdoğan liderliğinde gideceğiniz ileri demokrasi de diktatörlükten ve faşizmden ötesi olamaz.

    Erdoğan seçimlerden %45 oy almış olabilir ama halk onu tercih etti diye her istediğini yapabileceği anlamına da gelmiyor. Demokrasi dediğimiz şey sandıktan çıkanın her istediğini kafasına göre hukuk kural tanımaksızın yapması değildir. Demokrasilerde, denetim ve kontrol mekanizmaları vardır, özgür muhalefet özgür basın vardır, iktidar yön belirleyicidir, hakkıdır ama muhalefetin de buna direnme karşı koyma eleştirme hakkı en az iktidarın hükümet etme hakkı kadar meşrudur. Biz nasıl bu diktatör tarafından bir sonraki seçimlere kadar yönetilmek zorundaysak, o diktatör de bizim muhalefetimizi, hassasiyetlerimizi, eleştirilerimizi, haklarımızı göz önünde bulundurmak zorundadır, kendisini denetlemekle sorumlu olan yargı, meclis ve devlet kurumlarına hesap vermek zorundadır. Kodumu oturtan lider arayışı size özgüdür, dünyanın en ilkel, en yobaz, en geri kalmış, en faşist, en cahil ülkelerinde görülen bu zihnetini ben kendime ve ülkeme yakıştıramıyorum, kusura bakmayın.
     
  11. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Bazılarımı amele misali kamyon arkası cümleleriyle seviyeyi ve kaliteyi düşürsede konuya devam edelim...

    Muhalefetteki liderleri ilkelerine ihanet etmekle suçlamışsın ama iktidardakilerin çiğnemediği ayaklar altına almadığı ilke kalmamışken tek bir ses çıkmadı sizlerden. O aydınlıkçı abiler fln demişsin, Allah aşkına aldıkları oy %1 lerde olan, kimsenin açıp yüzüne bakmadığı yayın organlarına dayanarak tüm muhalefeti hangi akıl ve mantığa dayanarak aydınlık çizgisine sokmaya çalışıyorsunuz. Haa, velevki birileri o çizgide olmuş olsun, bu onların en demokratik haklarıdır. İmralı ve kandille yeni yeni kanka olup, yediği içtiği ayrı gitmeyenleri pas geçip, meşrulaştırıp, aydınlığı illegalize etmek komik oluyor.

    Benim için hiçbir zaman sağ sol kavgası olmadı, amerikanın zamanında ülkeyi karıştırmak için pompaladığı bu günümüzde tüm geçerliliğini yitirmiş ayrışma politikasını savunacak değilim. Ama buradaki meselenin ilkelere ihanetten ziyade akpyi zorlama potansiyeli olan bir oluşumun meydana gelmesinin hem akp yi hemde sizleri rahatsız ettiğini hepimiz çok iyi biliyoruz, bölünmüş ve parça parça olmuş bir muhalefet en çok akpnin işine gelir. Daha düne kadar sol düşünceyi eleştirip, chp'nin gerçek sol değil de ulusalcı politikalar izleyip sağa kaydığını eleştirip duruyordunuz, sol düşüncenin halkı anlamadığından dem vuruyordunuz, şimdi ise chp sizin dediğiniz gibi sağa kaymış olmuş olsun diyelim, bundan niye rahatsızlık duyuyorsunuz, alın işte sağ, ulusalcı millyetçi size yakın bir parti olmuşlar size göre, o ihanet ettiğini söylediğin ilkeleri daha düne kadar yerin dibine sokuyordunuz da şimdi mi kutsallaştı bu ilkeler.

    Erdoğan için yaptığım tanımlama ile mursi için yaptığım tanımlama farklılıklarını görmüş olman gerekir. Benim söylediğim şeyi hala mı anlayamadınız, tekrar ediyorum, eğer demokrasinin tek kriteri olarak sandıktan çıkmayı ve nihayetinde iktidara gelenleri mutlak milli irade olarak kabul edecekseniz ki çarpık demokrasi anlayışınızdan bugune kadar bundan ötesini göremedik, bu koyduğunuz kriterin ne kadar saçma ve geçersiz olduğunu göstermek adın ortadoğudaki seçim sonuçlarınızı önünüze koyuyorum, size göre sandık= demokrasi ve mutlak irade ise alın size orta doğudan bir düzine seçim sonucu. Bu hastalıklı tanımanın ne kadar yanlış olduğunu görmeniz adına böyle bir kıyaslama yapıyorum. Sandık = demokrasi değildir, eğer böyle olsaydı mursi(%27sanırım), sisi(%97), saddam esad kaddafi mübarek vs (+%90), gerçek demokratik ve milli irade temsilcisi liderler olurlardı. Ama öyle değil, bu gerçeği görün.

    Geçmişte kaç tane sol parti, ne kadar süreyle iktidara gelmiş te ne götürmüşler Allah aşkına, ha götürmüşlerde Allah onların belalarını versin. Halkı neye inandırır, neye ikna edersen ona inanır, akp nin propaganda mekanizması bu açıdan çok başarılı.
    Ama eğer şimdi kalkıp 50 sene siyaset yapmış ecevitlerin mal varlığı ve mirasını, yaşadıkları hayat standartlarını ve çocuklarının hayatını, erdoğanlarınki kıyaslarsak gerçekten çok mahçup olursunuz. Bilgisizliğine yoruyorum ve mazur görüyorum, bi zahmet araştırın derim.
     
  12. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Sen kalkmış erdoğan muhaliflerini topluca, "DÜŞMAN" olarak tanımlamışsın, sonrada niye nefret ediyorlar diyorsun. Bu zihniyetin neresi sevilir?

    israil misrail yine masal okumaya başlamışsınız. Erdoğan dediğin, yahudi cemaatinden üstün hizmet madalyası almış bir liderken, Türkiye tarihinin en sık amerika ziyareti yapmış lideriyken, israil ve amerika ile daha düne kadar sıkı fıkı kanka iken, gururlana gururlana bop eşbaşkanıyım diye ortalıkta dolanıyorken. israilin güvenliği adına füze kalkanlarını ülkemize sokmuşken, irakta müslümanları katleden amerikan askerleri için dualar ederken, bu abd ordusuyla birlikte ıraka girmek için can atıyorken, bu sermaye guruplarının gazeteleri her hafta baş yazılarıyla erdoğana methiyeler düzüyorken neredeydiniz EEYYYY efendiler.

    Bu güç odakları işlerine geldiği müddetçe saddamı beslediler büyüttüler, sonra saddama savaş açıp indirdiler.
    mübareki beslediler büyüttüler, sonra indirdiler
    kaddafiyi besleyip büyüttüler, saray bahçelerine çadır kurdurttular, sonra indirdiler,
    el kaideyi besleyip büyüyyüler sonra savaş açtılar.
    esadı besleyip büyüttler sonra savaş açtılar.

    Tüm bunlar gerçekleşirken, hep ama hep bu güç odakları ile aynı cephede yer alıp, bu savaşları desteklediniz, yücelttiniz.

    Bu güç odakları saddama savaş açtıklarında, "adeta saddamı sevmeye, onun yanında olmaya mecbur, mahkum" mu oldunuz, HAYIR, hava sahasını açtınız, 1 milyon ıraklı müslümanın ölümüne ortak olup, abd askerleri için dua ettiniz...

    Bu güç odakları mübareke savaş açtıklarında, "adeta mübareki sevmeye, onun yanında olmaya mecbur, mahkum" mu oldunuz, HAYIR, binlerce mısırlı öldü, kahrolsun mübarek, yaşasın müslüman kardeşler dediniz, güç odaklarının yanında durdunuz.

    Bu güç odakları kaddafiye savaş açtıklarında, "adeta kaddafiyi sevmeye, onun yanında olmaya mecbur, mahkum" mu oldunuz, HAYIR, oradaki yatırımlarınızın peşine düştünüz, libra petrolünden pay kaymak adına akbaba gibi çöktünüz, yeniden inşa edilecek libyadan rant kapma peşine düştünüz, güç odaklarının işbirliği yaptınız.

    Bu güç odakları esada savaş açtıklarında, "adeta esada sevmeye, onun yanında olmaya mevbur, mahkum" mu oldunuz, HAYIR, herkesden önce siz atıldınız, cengaver misali, düne kadar kardeş olan, ailecek tatiller yaptığınız esad ailesi, bir anda diktatör eset oldu(ki geçmişten bugune hep diktatördüler), suriyeye asker üstüne asker, silah üstüne silah gönderdiniz, iç savaşı körüklediniz, bataklığa soktunuz, ölen binlerce suriyelinin elinde türk silahları dolaştı, milyonlarcası ülkemize göç etti, bombalar patlattı, iç güvenliğimizi, sınır kapımızı mahvettiniz. Sonra en büyük işbirlikçisiniz olan abd fransa almanya israil italya vs arazi oldular, bi başınıza kaldınız.

    Siz istediğiniz kadar hikayeler uydurun, tarih böyle yazacak. Siz düşmanlığınızı yada dostluğunuzu bugune kadar ne zmn bu güç odaklarını referans alarak yaptınız da bugun birden karşılarında olmak adına hertürlü yanlışa rıza gösterir, ona mecbur mahkum oldunuz. Şimdi ise kalkmışsınız, 12 yıl boyunca bu güç odaklarıyla kol kola geziyor, ahlaksız işbirlikleri yapıyorsunuz diye size hertürlü sert muhalefeti göstermiş, eleştirmiş olanları bu güç odaklarıyla işbirliği yapmakla suçluyorsunuz. Bunca ittifaktan sonra bunu demek size düşmez, insanın boğazına düğümlenmeli o sözler, ama nerdeee.

    O güç odaklarının gizli kapaklı hangi planı olursa olsun, dün akp yi baştacı yaptıklarında da biz akp yi eleştiriyorduk, bugun akp yi istemiyorlarken de biz akp yi eleştiriyoruz, bizim çizgimiz en başından beri net. biz bu güç odakları istediler yada kışkırttılar diye akp karşıtı olmadık, akpye karşı olmak için 1 milyon nedenimiz vardır ve bunların hepsi ulusal, milli, ahlakı, vicdani, hukuki, siyasi nedenler. Bu inandığınız kompo teorileri zaten sizlerin inanmanız ve desteğinizi sürdürmeniz adına, akp kadroları tarafından büyük ustalıkla hazırlanıp, kurgulanan teoriler. Siz de her zmn önünüze ne konursa yediğiniz için dün tam tersini söylerken bugun bunları savunmanız gayet normal, sizler için aksi düşünülemez.
     
  13. Platon

    Platon Misafir

    Kayıt:
    27 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    92
    Beğenilen Mesajları:
    27
    Ben, demokrasi sakat olarak dogmustur, saglikli bir bicimde islemesi mumkun degildir diyorum, sen hala bana olmasi gerekeni anlatiyorsun. Ben halkun buyuk cogunlugunun sahip oldugu argumanla meramimi anlatmaya calisiyorum, sen dusuk seviye, kamyon arkasi gibi ignelemelerle entellektuel sov pesindesin. Sen bu sekilde milleti asagilamaya devam et. Yakistiramamaktan oteye gecemezsiniz. Iletisim kuramadigin bir halka derdini anlatmaya calisiyosunuz sonra da bos konusuyosun denince kiziyosunuz. Icinde yasadiginiz toplumu anlamaya calistiginiz noktada, bir seyler degismeye baslar.

    Mobilden yazildi
     
  14. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Demokrasi elbette mükkemmel bir sistem değildir fakat günümüze kadar icat edilen en iyi sistemdir, daha iyisi icat olsun, deneriz. Özellikle Türkiye gibi çok farklı kimliklerin, kültürlerin, inançların, halkların, devletlerin, dillerin yaşadığı bir coğrafyada, başka bir bir rejim çok kötü sonuçlar doğurur. Demokrasini öyle nimetler sunmuştur ki, kötü niyetliler tarafından suistimal edilebilir, kimileri tramvay görüp, istediği durakta inip, istediğinde binmeye kalkabilir, demokrasinin özgürlüğünü, demokrasinin topuğuna bir kurşun misali yöneltebilir. Bunların hiçbirini bilmyormuyuz sanıyorsunuz. İşte bu zararları minimize etmek adına da bir çok kontrol ve denetim mekanizması getirirlmiştir, kuvvetler ayrılığı gibi denge unsurları türetilmiştir. Mutlak bir sağlık ve tutarlılık söz konusu olmasada diğer sistemlerden çok daha sağlıklı işletilebilecek bir sistemdir, birçok örneği de mevcuttur. %45 halkın büyük çoğunluğu değildir, kaldıki bu %45lik seçmenin tamamını senin burada savunduğun argümanların destekçisi değildir. Kamyon arkası sözüm senin için değildi ayrıca.

    Milleti aşağılama peşinde fln değilim, sözlerimin çok büyük kısmı erdoğana yönelik yada en fazla bir kısım seçmenine. Siz %55 lik geri kalan çoğunluğu!! hainlik, teröristlik, darbecilik, ergenekonculuk, teröristlik, iç mihraklık vs gibi bin türlü deli saçması hakaretler ile vurmanız milleti aşağılamak değil midir? %45 midir millet? Sizin halk dediğiniz kendi seçmeniniz, emin olun benim o kesimle kurmak istediğim iletişim çabasının yarısını siz göstermiş olsaydınız farklı olurdu. Siz %55'i ne kadar anlıyorsunuz da benim %45i anlamadığımı söylüyorsunuz. Senin içinde yaşadığın toplum senin gibi düşünenlerden oluşuyorsa emin ol bu ülkede senin gibi düşünmeyen ve yaşamayan bambaşka bir yarı daha var ve benim gibilerde o halkın içerisinde yaşıyor. Siz ülkeyi kutuplaştırıp karpuz gibi ikiye böldüğünüzden beri tek ve ortak düşünen yaşayan bir halk yok ne yazık ki.. Ben içinde yaşadığım toplumun sesiyim... sizlerde anlamalısınız.
     
  15. Platon

    Platon Misafir

    Kayıt:
    27 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    92
    Beğenilen Mesajları:
    27
    Ben kimsenin sesi degilim. Ben gordugumu soylurum. Onu belirteyim de Ermancigim.

    Demokrasi konusunda haklisin. Yanildigin nokta ise yuzde elli beslik kisim. Madem cogunluksunuz, neden bir olmayi becerip azinligi uyandirmayi basaramiyorsunuz? Madem onlarin sesisin, bunu bi acikla bana.

    Mobilden yazildi
     
  16. YOLCu

    YOLCu Asistan

    Kayıt:
    6 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    310
    Beğenilen Mesajları:
    150
    hay maşaallah, sevgili @tambjk, döktürmüşsün!
    biraz daha kızdırsam, adnan hocadan daha fazla kitap yazacaksın. :)
    ***
    şimdi kıymetli abim, bir anekdot anlatacağım sana, belki bizi daha iyi anlarsın diye...

    hatırlarsın belki, rahmetli Özal "kafasına göre iş yapmasın, sözümden çıkmasın" diye inisiyatif kullanamayacak, karizması olmayan birini başbakan olarak atamıştı.
    Aynı saikle de osmanlı padişahı sultan Abdülhamit han siyasetten anlamayan bir paşayı hariciyeden sorumlu mevkie getirdi.
    ne ki bu paşa osmanlı tarihinin belki en başarılı simalarından biri oluverdi!
    hariciye adeta destanlar yazıyor, inanılmaz başarılar gösteriyordu.

    bir gün bir gazeteci büyük bir merakla samimiyet celbettiği bu paşaya bunu soruverdi.
    "paşam, bildiğim kadarıyla sizin hiç harici tecrübeniz yoktu, bu büyük başarıyı nasıl elde edebiliyorsunuz?"
    paşamız tarihe geçen şu meşhur cevabını verdi:
    "evet, ben siyasetten, hariciyeden hiç anlamam. ama kendime bir ölçü koydum. dedim ki, bizim en büyük düşmanımız kim? şu an rusya!
    öyleyse bütün önemli konularda rus büyükelçisine danışayım, o ne cevap verirse onun tam tersini yapayım. öyle yaptım ve kazandım!"

    bu belki çok safiyane, basit bir metoddu ama, sonuçta bir gerçeğin tezahürünü bu şekilde sağlayabilmişti.

    bu mantık ve metod her zaman işe yarar mı bilinmez belki ama, yine de genel geçer kurallardan biridir.

    bizler biri hakkında hüküm vermeden evvel onu sevenlerin ve nefret edenlerin kimliklerine bakarız genelde.

    bu konuda beslendiğimiz kaynaklarımız üzerinde geniş bir literatür taraması yaptığın zaman bunun birçok örneğini görebilirsin.

    özellikle hadis ve siyer üzerinde.

    bir kaç misal: "söyle arkadaşını (sevenini) kim olduğunu söyleyeyim!" hz. Ali
    "kişinin dini arkadaşının dini gibidir!" hadis

    vs... uzar gider bu böyle...

    şimdi bizi anlayabildin mi?

    ***
    bu adamın hatası günahı yok mu?

    tonlarca belki!

    ama biz insanın hatasız günahsız olmadığını biliriz.

    ne ki insan hatalı da olsa, günahkâr da olsa onun halis niyetine bakmaya çalışırız.

    ve hassaten de dostlarının ve düşmanlarının kim olduğuna...

    senin sayıp döktüğün bi sürü ıvır zıvır konu bizim bu yargılarımızı geçersiz kılmıyor işte.
     
    friendly bunu beğendi.
  17. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    İçinde yaşadığım toplumun sesinden kastım onların temsilcisi yada sözcüsü olmaktan ziyade o toplum içerisinde yaşayan biri olarak görüp geçirdiklerim doğrultusunda yorumlar yapan biri olduğum. Benim baktığım perspektiften başka doğrular görünüyor.

    Dikkat edersen çoğunluğuz demedim, geriye kalan çoğunluk dedim, yani akp ve icraatlarını beğenmeyen hatta nefret eden bir blok. Bunuda sizin sürekli %50 edebiyatınızdan ötürü söyledim yoksa %3 de olsa %5 de olsa %20 de olsa %50 de olsa her görüşün temsil hakkı olması gerektiğine inanan biriyim. Bugun %45 almıştır, yarın %30 ve yeya %60 alması temsil hakkaniyetini değiştirmeyecektir.

    Çoğunluk olabilsek zaten bugun bunları tartışmıyor olurduk, akp ye muhalif bir kesim var ve bu grup içerisinde farklı ideolojiler, siyasi yaklaşımlar var. Halk zaten bir çok yerde verdiği refleksler ile azami ilkelerde birlik olabilmeyi başarıyor fakat gel gelelim siyasi liderler ve parti bürokrasileri kendi koltukları için sidik yarıştırıp duruyorlar. Ayrıca gerçek anlamda bir birliktelik mümkün değil, belirli ilke ve yaklaşımlar üzerinde anlaşıp ittifak söz konusu olabilir.
     
  18. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Beni tanımadığınız için olsa gerek kızdığımı düşünüyorsunız belkide ama gayet sakin ve rahat bir şekilde yazdığımı bilesiniz.

    Şimdi bu anektodu paylaşmışsın ama gerçek böyle değil ki.

    Siz bu iktidarı sevmek için, çaresiz sevgililer gibi sebep arıyorsunuz, celladınıza aşık olmuşsunuz. Nasıl aşık adam aldatıldığını bilse bile aşkından inanmak istemez, görmek istemez, kendince mazeretler bahaneler üretir, poliyanna misali olağanüstü iyi niyetli bakmaya çalışır, sizin ki de o.

    Eğer böyle bir prensibiniz olsaydı, daha düne kadar bop başkanıyım diye dolanırken, "adam bop başkanı" diye gururlanmazdınız. iktidara gelmeden önce ve sonra ilk fırsatta abd ye beyazsaraya, ben nekadar makul bir liderim beni destekleyin dercesine abdye koştuğunda makul bulmazdanız.

    Putinle, obamayla, berlusconiyle, ab liderleriyle, esad ile ahbap iken aklınza gelmedi mi hiç? esad ile tatil yaparken hele, sormadınız mi hiç "arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyim, kişinin dini arkadaşının dini gibidir" diye. dostum obama diye böbürlenmiyormuydu erdoğan, kardeş devletleriz diye gezinmiyor muydu? ortak bakanlar toplantıları yapmamışmıydı? hiç mi bu söylediğin prensip o zmn gelmedi aklınıza? O nedenle "bizler biri hakkında hüküm vermeden evvel onu sevenlerin ve nefret edenlerin kimliklerine bakarız genelde." diyince gülesim geliyor hocam :)

    Hepsini geçtim, dış ilişkilerde dostluk düşmanlıktan ziyada menfaat ve ittifakların geçerli olduğu tüm büyük devletler ve liderlerce kabul edilen bir gerçektir. Erdoğan yurtiçini geçtim, her gittiği toplantıda adamlara kabadayı edasıyla posta koyarsa, aşağılarsa, ayar verirse nasıl dünya devletleriyle iyi ilişkilerimiz olmasını beklersiniz? Yola tüm komşular ile barış, dünya güçleri ile ittifak, birliklere üyelik ile çıkmış bir hükümetin, bugun tüm komşuları ile düşman, dünya güçleri ile kavgalı, büyük üyelik görüşmeleriyle askıda oluşu başarısızlık değil midir? eğer onlar bizim düşmanımız, bizim kendimizden başka dostumuz yok diyorsanız, dün bu politikayı yere göre sığdıramıyorken bugun aksini savunmanız büyük çelişki olmaz mı?
     
  19. Platon

    Platon Misafir

    Kayıt:
    27 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    92
    Beğenilen Mesajları:
    27
    Bin senedir monarsiyle yonetilen bir halkin 100 yilda demokrasiye adapte olmasini bekleyemeyiz deyip anlatmak istedigimi ozetleyeyim. Zira mobilden tartismasi zulum.

    Mobilden yazildi
     
    tambjk bunu beğendi.
  20. friendly

    friendly Süper Moderatör Süper Moderatör

    Kayıt:
    5 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.214
    Beğenilen Mesajları:
    1.422
    Yaşadığınız Şehir:
    İstanbul
    Ya @tambjk senin idrak edemediğin bir şey var.
    Evet AKP % 45 oy aldı tamam anladık da.. diğer % 55 kesim demek sen demek, ya da senin savunduğun sistem demek, parti demek değildir.

    Gözlerinizi öyle bir hırs bürümüş ki ne düşündüğü ya da hangi fikirde olduğu önemli değil AKP'ye oy vermedin mi ha tamam kardeş bizdensin mantalitesi var.

    Hep bu pencereden bakıyorsun ama yanlış işte. Bu ülkede 2 parti yok, bir sürü parti var ve milyonlarca farklı görüşte seçmen var.

    Size bir avuç derken bundan bahsediyorum.

    Madem bu kadar çağdaşsınız, ulusalsınız, yapılan yanlışların çok farkındasınız ve gerçekten bu konuya el koyup vatan adına , millet adına düzeltmek istiyorsunuz. ineceksiniz sokaklara derdinizi meramınızı anlatacaksınız halkı ikna edeceksiniz arkadaş. Öyle sağda solda kırmızı peçetelerle iki ağaç savunma bahanesiyle ülkenin içine etmeyeceksiniz. Ve yahut köşe bucak sanal köşelerde toplanıp akp nin gelmişine geçmişine küfür edip egonuzu tatmin etmeyeceksiniz.

    Senin muhalefet dediğin o beceriksiz insanlar kendilerine servis edilen malzemeyi papağan gibi tekrarlamaktan başka bir işe yaramıyor bunu sen de çok iyi biliyorsun. Chp sağa kayacakmış da niye rahatsız olalım pehh yani. nato kafa nato mermer olduktan sonra isterse 360 derece dönsün ne fayda.

    Sürekli Akp ye oy verenleri biat kültürüyle ve sorgusuz bağlılıkla suçluyorsunuz.

    Senin çevrende de AKP li bir çok insan vardır eminim. Hiç hakaret mekanizmasını kullanmadan ve ya yalan yanlış kendi tebandan uydurma sanal haberleri sunmadan kendi görüşüne ikna etmeyi denedin mi ? Bir gün eğer bunu yapabilirseniz ancak başarılı olma şansınız var.

    AKP dediğin Erdoğan dediğin nedir birader onlarda insan etten kemikten.. Çözüm getir, alternatif getirebil ki bu millet ikna olsun.
    Bundan dolayı değil demokrasi hangi sistemde olursa olsun da başaralı olamıyorsunuz.

    Boş eleştirilere bu milletin karnı tok.
     
    YOLCu ve Ahbârî bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş