Güncel Teknoloji sitemize hoş geldiniz. Sitemizden tam anlamıyla faydalanmak için giriş yapabilir veya ücretsiz üye olabilirsiniz.

Erdoğan'ı eleştiren işçi 'gizli' damgalı talimatla işten çıkartıldı

Konu, 'Türkiye Gündemi' kısmında tambjk tarafından paylaşıldı.

  1. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Erdoğan'ı eleştiren işçi 'gizli' damgalı talimatla işten çıkartıldı
    [​IMG]



    RADİKAL - Çanakkale'de, sosyal paylaşım sitesi Facebook'taki profilinden hem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'ı hem de Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu eleştiren taşeron firmada temizlik işçisi A.S. adlı kadın için, Çanakkale Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğü 'gizli' damgalı resmi yazısıyla 'gereğinin yapılmasını' istedi. Bu yazı üzerine A.S.'yi işten çıkarmayan taşeron firma, avukat Mehmet Bülent Ötkün'den hukuki yardım istedi. Ötgün, "Bu talep, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ifade özgürlüğünü düzenleyen hükümlerine, ayrıca emsal kararlarına aykırıdır" dedi.

    Çanakkale'de de Halk Sağlığı Müdürlüğü'nün temizlik departmanı çalışanı A.S., sosyal paylaşım sitesi Facobook'taki kişisel profilinden, hem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'ı, hem de Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu eleştiren paylaşımlarda bulundu.
    [​IMG]
    A.S.'nin, yolsuzluk operasyonları ile hükümetin politikalarını eleştirdiği paylaşımlar, Sağlık Bakanlığı birimlerince de kendilerine gelen ihbar üzerine fark edildi.

    Bu gelişme üzerine Çanakkale Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğü, A.S. hakkında gerekli işlemin yapılması istenen, 'gizli' damgalı resmi yazıyı, taşeron firmaya gönderdi. Halk Sağlığı Müdürü Dr. Burhan Kütük adıyla yazılmış olan yazının en üst bölümünde, 'gizli' ibaresi yer aldı. 'T.C. Çanakkale Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğü' başlıklı resmi yazının 'konu' ölümünde ise 'temizlik elemanı A.S.' yazması dikkat çekti.


    Taşeron firmaya gönderilen Müdürlük yazısında, 'Şirketiniz bünyesinde, ilimiz, toplum sağlığı merkezinde, temizlik personeli olarak görev yapan A.S.'nin, internet sosyal paylaşım sitesinde (facebook), sayın Cumhurbaşkanımız ile Başbakanımız ile ilgili yayımladığı mesajlar, ihbar olarak Halk Sağlığı Müdürlüğümüze intikal ettirilmiş olup, yazımız ekinde gönderilmiştir. Konunun, 4857 sayılı İş Kanunu'na göre değerlendirilerek en geç 18.12.2014 tarihine kadar müdürlüğümüze yazılı bilgi verilmesi hususunda, gereğini rica ederim' denildi. Resmi yazınını yanı sıra, A.S.'nin paylaşımları da yine yazıya ek olarak firmaya ulaştırıldı.

    ŞİRKET AVUKATA BAŞVURDU
    Bu yazı üzerine A.S.'yi işten çıkarmayan taşeron firma, avukat Mehmet Bülent Ötkün'den hukuki yardım istedi. Dosyayı inceleyen Ötgün, "Bu talep, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ifade özgürlüğünü düzenleyen hükümlerine, ayrıca AİHM'in emsal kararlarına aykırıdır" dedi.

    A.S. İŞTEN ÇIKARTILMIŞ
    Bu arada, A.S.'yi, işten çıkarmayan firmanın, yenilenen ihaleyi kazanamadığı öğrenildi. Bunun sonrasında gelen yeni firmanın ise A.S.'yi işten çıkarttığı, eski firma yetkililerince ifade edildi.
    DHA-Taylan YILDIRIM

    Erdoğan'ı eleştiren işçi 'gizli' damgalı talimatla işten çıkartıldı - Türkiye Haberleri - Radikal

     
  2. murat

    murat Administrator Yetkili Kişi

    Kayıt:
    2 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.680
    Beğenilen Mesajları:
    616
    Önce şu iki terimi bi ayıralım..

    Eleştiri, bir kişi, eser ya da konuyu doğru ve yanlışlarını göstererek anlatmak amacıyla yazılan kısa metinlerdir. Ve ya konuşmalardır.

    Hakâret, şerefe karşı işlenen bir suç olup; bütün ülkelerin ceza sistemlerinde cezayı gerektiren bir eylem olarak tanımlanmıştır. Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinde "bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına zarar verebilecek bir fiil, olgu, yakıştırma veya söz" olarak tanımlanmaktadır.

    İşte ülkemizde bi avuç bi kesim var bu ikisinin arasındaki farkı anlayamayıp ifade özgürlüğü deyip her türlü naneyi yiyorlar sonra da şöyle oldu böyleoldu diye duygu sömürüsü yapmaya kalkışıyorlar..

    Ayrıca kendilerine ufak bişey söylendi mi hemen cevap vermeye kükremeye başlarlar.. Nerde kaldı ifade özgürlüğü??.
     
  3. Empatik

    Empatik Doçent

    Kayıt:
    6 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    950
    Beğenilen Mesajları:
    95
    Ya bende anlamıyorum ya annesi ölmüş bir adama bırak başbakanı herhangi bir adama o... ç...ğu tayyip yazılır mı ya bu olayla ilgili değil belki ama gezi zamanı toplanıp bu küfrü bağırarak söylediler en az 35 40 kişi ve izmit çarşısında her köşe başında yazılıydı. Ben eminim bu gençlerden birisi bile tutulansa ceza verilse aynı şekilde fikir özgürlüğünü savunurdun. Eleştirinin ne olduğunu en iyi sen bilirsin ve en iyi yapanlardan birisisinde.
     
  4. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    @murat , @Empatik

    Arkadaşlar şunu anlamıyorsunuz, eğer birisi eleştiri sınırlarını aşıp hakaret ettiyse küfür ettiyse verirsin mahkemeye ama işten attırmak, ekmeği ile oynamak da nedir, böyle bir adalet anlayışı, böyle bir hukuk demokrasi düzeni olamaz, olmamalı. Avrupa insan hakları mahkemesinin ifade özgürlüğü ile ilgili emsal kararlarını inceleyin, size göre yalancı demek bile hakaret, hayır yok öyle birşey yalan söyleyen adama yalancı demek, hırsızlık yapmış birine hırsız demek ifade özgürlüğüdür, hatta ben benimsemesem bile polise taş atmak ifade özgürlüğü olarak kabul edilmiştir, ama türkiyede düzen öylesine yozlaştıki ayakkabı kutusu göstermek, saat kaç demek, pankart asmak, slogan atmak bile suç, hatta polisler işin kolay yolunu bulmuşlar ve bir yöntem icat etmişler, göstericiye gıcık mı oldular, hop hemen iftirayı basıyorlar "cumhurbaşkanına hakaret ettiler" diye, işte böyle bir silaha dönüştürdü polis bu çarpık anlayışı. İktidarı eleştiren gazeteciler işlerinden atılıyor, işadamları müfettişlerce köşeye sıkıştırılıyor düzen tam şu v for vendetta filmindeki faşist lider adam sutler'ın icra ettiği gibi. İzlemeyen varsa izlesin derim..
     
  5. murat

    murat Administrator Yetkili Kişi

    Kayıt:
    2 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.680
    Beğenilen Mesajları:
    616
    Polise taş atmak ifade özgürlüğü mü??.. Valla ben polis olacam birisi bana taş atacak ben onun vücudundaki bütün kemiklerini kırarım hiç kimse de elimden alamaz.. İşte bu da benim ifade özgürlüğüm.. ABD polisi ülkedeki tüm zencileri öldürüp gider kimse bişey demiyor neymiş Türkiye de molotof dahi atılsa polis öyle put gibi duracakmış.. Yok öyle yağma..
     
  6. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    @murat , abd polisi zencileri öldürürken bütün abd ayağa kalktıydı, aylarca sokaklarda protesto yaptı, obama bile çıkıp açıklama yaptı kaç kez, senin takip ettiğin medya gerçekleri halktan saklıyor diye sanma ki kimse birşey demiyor.

    Yine bak yalan yanlış konuşuyorsun, molotof zaten suç arkadaşım, molotof atanın cezası belli, git yakala göz altına al, sen mevcutt cezası olduğu halde gidip o molotofçuları yakalamıyorsan, yakaladıklarında mitçi çıkıyorsa kusura bakma orada başka işler dönüyor demektir.

    İşte bu nedenle sen ve senin gibi düşünenleri polis yapmamak lazım, ben sana aihm kararını söyledim, taş atmak bence de doğru değil ama taş atana da molotofçu muamelesi yapılıp çok büyük cezalar verilemez. Taş atanın kalkıp bütün kemiklerini kırmayı düşünmen bile içinde nasıl canavarca hisler barındırdığının göstergesidir. Şeriat hukuku kısasa kısas olmadığı halde sen böyle canavarca hisler ile hukuku ayaklar altına alıp kendince adalet sağlamaya çalışıyorsan, bide bu istediğiniz özgürlük geldiğinde ışid den farklınız kalmayacak demek ki, vay taş mı attın, kırın kemiklerini, hırsızlık mı yaptı, kuşbaşı yapıverin, küfür mü etti, kesin dilini vb. :) Ama gel gelelim birileri açık açık hırsızlık yolsuzluk yaparken devletin milletin malını yandaşlara peşkeş çekip ziyan ederken hiç sesiniz çıkmıyor.

    Kim diyor molotof atınca polisin put gibi durması gerektiğini? Ortaya sıktın birşeyler, bari devamını getir.
     
  7. murat

    murat Administrator Yetkili Kişi

    Kayıt:
    2 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.680
    Beğenilen Mesajları:
    616
    BDP öyle diyordu CHP de çanak tutuyordu. Bilmem polise gerektiğinden fazla haklar verilmişte falanda filan.. Elbette suç bizde biliyoruz ama bu suç kapsamından çıkarılmaya çalışılıordu.

    Sen sdn den bu yana benim içimdeki canavarca hislerin sadece %1'ini gördün %99 unu daha görmedin.. Arkadaş polis niye vardır?. Adaleti sağlamak, kamu düzenini inşa etmek, insanların birbirlerine karşı haklarını saunmak ee sen kalkıyorsun kırıp geçiriyorsun kamu malına zarar veriyorsun evlerin dükkanların camını çerçevesini indiriyorsun.. İşte ben bi polis olarak bu köpekleri iklak ettiysem evet ben bi canavarım..
     
  8. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    @murat ,

    Baktım öyle birşey bulamadım, zaten hatırlamıyorum da. Senden BDP nin molotofun suç sayılmaması gerektiğine yönelik varsa bir yasa teklifini ve söylemini bekliyorum, ama yetmez, chp nin de buna destek vererek çanak tuttuğuna yönelik bir açıklamasını göstermeni bekliyorum. Yalan ve iftira üzerine ayet ve hadisleri sen biliyorsundur, alıntılamama gerek yok sanırım. Bana göster de ki, işte al bak, bu suç kapsamından çıkarılmaya çalışılıyordu sen ortaya koy ben özür dileyim, ama ortaya koyamazsan da herkese bir özür borçlusun.

    Ben bazı söylemlerinin altında yatan o %99 luk his kısmını da görebiliyorum murat, endişen olmasın :)

    Şimdi gelelim demokratik ülkelerde polisin hizmetlerine;

    Halkın canını korumakla görevlidir, öldürmek ve sakat bırakmakla değil, hırsızı yolsuzu dolandırıcıyı yakalamakla görevlidir, onları koruyup kollamakla değil, halk için güven unsuru olmakla görevlidir, aman başıma birşey gelirse diye korku unsuru olmakla değil, adaleti düzeni sağlamakla görevlidir, olayları provoke edip kışkırtmakla değil, suçluyu yakalamakla görevlidir, suç işlemiş arkadaşlarını gizleyip saklayıp adaletten kaçırmakla değil, doğruyu söylemekle görevlidir, yalan düzmece delillerler ve iftiralarla insanların hayatlarını karartmakla değil, 76 milyonun polisi olmakla görevlidir, bir siyasi partinin paralı askeri olmakla değil, çocuk ve gençleri bilinçlendirip suça karışmalarını önlemekle görevlidir, çocuk ve gençleri bilinçlerini yitirircesine dövüp komaya sokup öldürmekle değil, batıda neyse doğuda da aynı mantalite ile hareket etmekle görevledir, yol kesen teröristleri görmezden gelip, ayakkabı kutusu sallayanları yaka paça döverek gözaltına almakla değil, suçluları yargının önüne çıkartmakla görevlidir, yargısız infaz yapmakla değil, hukuka bağlı kalmakla görevlidir, hukuku ayaklar altına alıp kafalarına göre iş yapmakla değil, anayasal haklarını kullanıp demokrasi çerçevesinde protestolarını yapan halkın protestolarını güvenli bir şekilde yapmalarını sağlamakla görevlidir, onların anayasal haklarını kullanmalarına mani olacak derecede müdahale edip gaza boğup dövüp işkence edip öldürmekle değil.

    Senin dünya görüşün paralelinde ön gördüğün polis anlayışının demokrasi ve hukuk düzeni ile alakası olmayıp, bir diktatörlüğün, oligarşinin, otoritenin siyasi ikbali doğrultusunda, onlara doğrudan biat edip halka karşı hiçbir vicdani sorumluluk duymayan, gaddar, vicdansız, akılsız hertürlü pis işlerde maşa olarak kullanılmayı göze alan, vur deyince öldüren, gerektiğinde asıp kesebilen, sorumluluk bilinciyle hareket etmeyip gerektiğinde gözü dönmüş bir caniye dönüşebilen, yalan söyleyip iftira atıp hayatları karartabilen, denetim mekanizmalarını işletmeyip, yargıdan gerçekleri kaçıran, linç kültürünü benimseyen paralı eli satırlı kiralık fedailer. Bunların örnekleri ortadoğu diktatörlüklerinde sıkça görülmekte...
     

Sayfayı Paylaş