Güncel Teknoloji sitemize hoş geldiniz. Sitemizden tam anlamıyla faydalanmak için giriş yapabilir veya ücretsiz üye olabilirsiniz.

Dingoların bilim dünyasından acıklı haberler

Konu, 'Türkiye Gündemi' kısmında tambjk tarafından paylaşıldı.

  1. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Dingoların bilim dünyasından acıklı haberler

    Hükümetin açtığı en 'makbul' üniversite yöneticisi yarışmasında birinciliği şimdilik bu rektör göğüslüyor. Ama rakipleri bol. Ama rakipleri güçlü.

    Üniversite değil, Dingo’ların şahsi ikametgahı. Tozu dumanı, otu samanı gönlünce savuruyor, ne hukuk ne etik, ne bilim ne fen kriterini takıyorlar.

    Türkiye’nin belli başlı üniversiteleri böyle Dingo rektörler, belli başlı fakülteler böyle Dingo dekanlar tarafından iç ediliyor.

    Ne haller ne mikro iktidar alanları var, ne Kemeraltı’nda Kapalıçarşı’da bulunmayacak kurnazlıkta esnaf hesapları dönüyor, ah bir bilseniz…

    Gücü elinde bulunduranlar tarafından özenle seçilip üniversitelere yerleştirilen ‘bilim’ dünyasının hükümet komiserleri, ‘bilim’ dünyasının ‘Alo Fatih’leri, yani bu Dingolar…

    İstiyorlar ki tüm araştırma görevlileri, tüm asistanlar, tüm yardımcı doçentler, tüm doçentler onların eşleri dostları, söz geçirebildiği ya da hükümetin hoşuna gidecek kişiler olsun.

    Buna göre kadroları düzenlerken de, takdir edersiniz ki, ne bilimsel kriter ne de hukuki hudut gözetiyorlar.

    Akademik yetkinlik mi? Geçiniz.

    ‘Milliyetçilik’, ‘AKP’ye yakınlık’, ‘eskiden cemaate yakınlık şimdi cemaate uzaklık’, ‘Milli Görüş geleneğine içten bağlılık’, ‘serde İslamcılık’ türünden yetkinlik alanları var ve asıl bu akçeler tedavülde…

    Ha bir de en önemlisi… ‘Haddini aşarak(!)’ protesto hakkını kullanan gençlere karşı devletin tarafını tutmak… Evet üniversite kadroları böyle hocalarla dolsun isteniyor. Öğrencisinin değil, devletinin hocaları!

    **

    Ben size yukarıda yaptığım tarifin vücuda gelmiş halini vakalar üzerinde göstereceğim şimdi, az bekleyin.

    -Öyle bir rektör düşünün ki… Soma faciasından 1 hafta önce, Soma Holding’in patronuna plaket verdi.

    -Öyle bir rektör düşünün ki… Çocukların mezuniyet törenini ‘kapasite yetersiz’ diyerek iptal etti. O kapasitesiz stadyum Metallica konserine ev sahipliği yapmıştı fakat öğrenciler için uygun değildi. Çünkü bir sene önce Gezi eylemleriyle ilgili komik pankartlar açan öğrencilerin bu sene de ‘şov’ yapmasından çekinilmişti.

    -Öyle bir rektör düşünün ki… Kampüs güvenlik görevlilerinin sayısı 1.5 katına çıkarmak üzere kaynak ayırdı ama sosyal bilimler fakültesinin açılması için kaynak bulamadı!

    -Öyle bir rektör düşünün ki… Yemedi, içmedi… Gezi’de hayatını kaybeden gençlerin anısına dikilen 30 fidanı bir bayram tatili vakti söktürdü.

    -Öyle bir rektör düşünün ki… Pirinçler üzerinde (Mersin Limanı’nda ele geçirilmişti) araştırma yapan ve ‘GDO’ludur’ diye rapor veren Biyoteknoloji ve Genetik Araştırmalar Merkezi’nin itibarını sıfırladı. Çünkü Tarım Bakanı ‘Hayır o pirinçler GDO’lu değildir’ demişti. Bu demeci en kıymetli bilimsel veri kabul eden rektör üniversitesinin merkezini analizden çekti.

    -Öyle bir rektör düşünün ki… Onlarca idari personeli sürgün etti, afiş asıyor diye öğretim görevlileri hakkında soruşturma başlattı.

    -Öyle bir rektör düşünün ki… Doktoraları biten bir çok araştırma görevlisini işten attı. İlgili bölümleri ve fakülteleri bu araştırma görevlileri ile çalışmaya devam etmek istediğini söylemesine rağmen… Bu akademisyenler İstanbul idare mahkemesinde dava açtı ve bir ay önce kazandı. O mahkeme kararına göre üniversitedeki kadrolarına geri dönmeleri gerekiyordu. Evet bir kısmı döndü. Fakat iki araştırma görevlisi için mahkeme kararı olmasına rağmen göreve iadeleri yapılmıyor. Neden? Çünkü bu iki araştırma görevlisi, Hüseyin Mercan ve Aykut Tunç Kılıç rektöre göre hiç ‘makbul’ kimseler değil. Çünkü bu iki akademisyen rektörlüğün yukarıda saydığım uygulamalarını eleştiriyor ve daima öğrencilerinin yanında duruyor. O nedenle hukuksuz biçimde işsiz bırakılıyorlar. Ceza gibi, gözdağı gibi işsiz bırakılıyorlar.

    **

    Bu müthiş icraatlara imza atan rektör Prof. Mehmet Karaca’dır.

    Türkiye’nin en kıymetli üniversitelerinden biri olan İstanbul Teknik Üniversitesi’ni yönetiyor.

    Ve hükümetin açtığı en ‘makbul’ üniversite yöneticisi yarışmasında birinciliği göğüslüyor.

    Ama rakipleri bol. Ama rakipleri güçlü. Bugün İTÜ’de yarın ODTÜ’de. Yarın ODTÜ’de, öbür gün Yıldız Teknik’te. O gün Yıldız’da, diğer gün Ege’de…

    Dingo’nun bilim dünyasından haberleri dinlediniz, şimdi endişe edebilirsiniz.

    Dingoların bilim dünyasından acıklı haberler - EZGİ BAŞARAN - Radikal
     
  2. Ahbârî

    Ahbârî Dekan Süper Moderatör

    Kayıt:
    5 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.837
    Beğenilen Mesajları:
    835
    Dingo :komik::koptum::kptmya:

    Evvelen, edep...
    Saniyen, etme bulma dünyası,
    Salisen, öyle araştırma görevlisine öyle rektör. sen akademisyen gibi otursan atacaklar mı? YOK. Ama sen siyasete girersen Rektör de girer. Ennihayetinde adamın yetkisi var mı kardeşim var. Güce tapma denecek, densin. Gene varsa yoksa aynı edebiyat. Arkadaş adamlar resmen bir konu belirlemişler, vallahi temcid pilavına döndü. Yeter gari. Cemaat bir, bunlar iki. Varsa yoksa algı operasyonu...

    Prof. Dr. Mehmet KARACA |
    İTÜ Rektörlük

    Peki yazarımız kimdir? Hakkında pek bir bilgi yok. Bir yerdeki güzel bir yorum:
    "bu kadar unlu olmasina ragmen kendisi hakkinda tek kelime bilgi internette yok. hangi okuldan mezun olmus, kac yasinda, bugune dek ne yapmis, hangi gazetelerde calismis vs. konularinda bilgi bulamiyorsunuz. ablacim gokten zembille mi indin, hurriyette calismaya baslamadan once mars'ta mi yasiyordun, yoksa 2010'dan sonra yeni bir kimlikle yasam hakki mi verdiler?"

    Kusura bakmasın ablacım da önce bi edep adap öğrensin, dingoluk taslamasın.
     
  3. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Dingo kelimesini bende tasvip etmiyorum ama bu başta tayip erdoğan olmak üzere hergün meydanlarda insanlara şerefsiz hain damgası yapıştıranlara tek ses etmeyip başkasına edep dersi vermeye kalkmak komik :)

    Akademisyen gibi oturmak dediğin ne oluyor? Literatüre yeni yeni şeyler katıyorsunuz, dünyanın sadece faşist baskıcı otoriter devletlerinde böyle bir yaklaşım olabilir. Akademisyen dediğin oturmaz arkadaş, eğitim sistemi, çevre, doğa, ekonomi, hukuk, demokrasi, özgürlükler hakkında o konuşmasın bu konuşmasın da sarı çizmeli mehmet aga mı konuşsun, bilim insanları, eğitimciler işte böyle böyle baskılanıyor, uzaklaştırılıyor, itibarsızlaştırıyor, yerine tuzluklar diziliyor. Bu kavramlar hakkında fikir belirtmenin adı siyaset olmuş, ülkesi için güzellikler istemenin yada tavsiyelerde bulunup eleştiriler getirmek siyaset olmuş. Adına siyaset koydun mu susturması, baskılaması da kolay oluyor tabi. Akp demokrasisi bu kadar. Türbana özgürlük, akpye yalakalık peşinde koşanların yaptığı bildiriler, deklarasyonlar tabi siyaset değildi :) Ama onlara dokunan yok, aksine kariyer basamaklarını lıyakatlarına bakılmaksızın 3er 5er çıktılar, hatta isme özel kadro ilanı bile verildi böyleleri için.

    Üniversite dediğin özerk olmalı, kalkıp 12 eylülün darbeci anayasasını her fırsatta eleştirip duruyorsunuz lakin baskıcı faşist iktidarınızı da bu faşist anayasanın verdiği gücü kullanarak kuruyorsunuz. Gerek seçim barajı, gerek zorunlu din eğitimi, gerek yök hep bu faşist darbeci 12 eylülcülerin icadı, ama en çok sahip çıkanlar nedense sizsiniz, milli iradeymiş birde :) Darbeci edebiyatına en çok sarılan olanların, darbe anayasasına en çok sığınanların oluşu çok hazin :)
     
  4. Ahbârî

    Ahbârî Dekan Süper Moderatör

    Kayıt:
    5 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.837
    Beğenilen Mesajları:
    835
    akademisyen olmak alıp eline taş, sopa, molotof sokağa inmek diyecen sandım. sorması ayıp, rektör akademisyen değil de arş. gör.'ler mi akademisyen? dışardan biri yapsa dersin ki akademisyen nedir bilmiyorlar.
     
  5. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Akademisyenler eline taş sopa molotof alıp sokağa mı inmişler ki? Adamların doğrudan yaptıkları basın açıklamaları, imza attıkları bildiriler, yazdıkları kitaplar vs nedenle doğrudan düşünce özgürlüğü haklarını kullandıkları için uzaklaştırılıyor yada baskıya uğruyor. Kimse burada taş sopa molotofu savunmuyor. Kimse rektörün düşünce özgürlüğüne müdahale etmiyor, rektör istediği siyasi hareketi destekleyip gerekli açıklamaları yapabilir lakin işte öyle değil, rektörün karşıtlığı düşünce özgürlüğü sınırlarında kalmayıp, iktidarın maşası olup, muhalif görüşlülerin gerek fişlenmesi, gerek uzaklaştırılması, sansürlenmesi vs şeklinde görevini ve yetkilerini kullanarak akademisyenler üzerinde baskı aracını uyguluyor, iktidarın komiseri gibi davranıyor, siyası kadrolaşmaya alet oluyor, hakkaniyetli yaklaşmıyor. Sorun burada işte, ama bunu anlayamayacak kadar gözünüz körelmiş, bile bile yanlışı savunmak durumunda kalmak çok zor olsa gerek.
     
  6. Ahbârî

    Ahbârî Dekan Süper Moderatör

    Kayıt:
    5 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.837
    Beğenilen Mesajları:
    835
    diktatör rektör, faşist rektör vs rektör. hangisi yanlış nerden biliyorsunuz? rektörünki mi diğerlerinin ki mi? herşeyi kendi açınızdan yorumlamayı bırakın gari.
     
  7. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Sen hangi açıdan baktığını sanıyorsun? Olaylara "eğitimci-akademisyen-demokrasi-özgürlük-bağımsız" gözüyle değil de iktidarın dayattığı ideoloji gözüyle bakarkan kalkıp birde kendi açınızdan yorumlamayı bırakın garı demişsin :) Doğru baskıcı, sansürcü, tektipçi, kardolaşmacı, dindar nesil projeli iktidar gözüyle bakmalıyız değil mi senin gibi .. Bu dönemde makbul olan o.

    Bir akademisyenin, üniversitelerdeki düşünce özgürlüğüne karşı, siyasi kadrolaşmaya taraf oluşu çok yazık. Üniversitelerin senin zihniyetindekilerin baskın hegomonyasına girdiğini düşündüğümde geleceğimiz ve gençlerimiz için gerçekten üzülüyorum. Nasıl kendi çalıştığı kurumun, eğitimcilerin güdümünden çıkartılıp, iktidarın güdümüne sokulmasını, siyasi projelerinin bir parçası getirilmesine göz yumar aklım hayalim almıyor.

    Zamanında üniversite gençliği ideolojik mücadele nedeniyle zarar görmüştü, şimdi o mücadele gitti, yerine üniversitedeki akademisyenlerin mücadelesi başladı, bir taraf üniversiteleri ülkedeki hemen hemen TÜM kurumlar gibi iktidarın kucağına oturtmak isterken diğer tarafta bu kadrolaşmalara ve baskılara karşı direniyor. İşte üniversitelere siyaset tekrardan böyle çok güzel sokuldu ve halka tesir etmiş mutlak kutuplaşma ortamı, iktidarın siyasi menfaatleri uğruna eğitim kurumlarına da sokuluyor.
     
  8. Ahbârî

    Ahbârî Dekan Süper Moderatör

    Kayıt:
    5 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.837
    Beğenilen Mesajları:
    835
    siz herşeye kendi açınızdan bakıp hüküm veriyorsunuz. açık ve net. kendinizi hak karşıyı batıl sayıyorsunuz. kusura bakma , benim açımdan bunların değeri yok. siz herşeyi iktidara, yalakalığa vuruyorsunuz. artık temcid pilavı. yemezler.
     
  9. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Arkadaş neyi yemezler yahu, önünüze ne koyarlarsa afiyetle yiyip, üstüne birde şükrediyorsunuz.

    Eleştirilerin hangisini çürütmeye yeltendin, cevap vereyim mi HİÇBİRİNİ.
    Sadece kendini avutuyorsun yok yemezlermiymiş, etmezlermiymiş, değersizmiş fln.

    Kadın yukarıda madde madde yazmış, deki rektör şu şu açıdan haklı, iyi yapmış, aferim, ama diyemiyorsun işte sorun burada. Bu saçmalıkları savunmak durumunda kalıyorsun ideolojik yaklaşımın gereği ve savunamıyorsun, gidip yok bu yazar neciymişe getiriyorsun.

    Hükümet üniversiteler kadrolaşıyor diyoruz, tık yok.
    Karşıt görüşlü akademisyenleri baskılıyor diyoruz, tık yok.
    Öğrencileri siyasi görüşlerinden dolayı uzaklaştırıyor diyoruz, tık yok.
    Öğrencilerin tarafında değil, öğrencilerin üzerine bindirilen baskının ve yasakların tarafında diyoruz, tık yok.
    12 Eylül darbe anayasasının, üniversitelerdeki özgür düşünceyi baskılamayı amaçlayan ucube yök yasasını kaldırmak yerine kendi siyasi çıkarları için kullanıyor, üniversiteler üzerinde otorite aracı olarak kullanıyor diyoruz, tık yok.

    Bir akademisyen olarak bunlara sesini çıkartmayacaksan neye çıkartacaksın ki? Sonrda da demez mi temcid pilavı, yemezler diye, dediğin gibi herşey açık ve net bunların senin açından hiçbir değeri yok, varsa yoksa idelojik kadrolaşasınız üniversitelerde :)
     
  10. Ahbârî

    Ahbârî Dekan Süper Moderatör

    Kayıt:
    5 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.837
    Beğenilen Mesajları:
    835
    niye çürütmeye "yelteneyim" ?

    sorma, tüm üniversite akp yandaşıyız :D

    zamanında ben bile eskiden kalma uygulamaları atmış biri olarak; eskiye göre daha iyi diyorum, iki; etme bulma dünyası diyorum. mübarek üniversite değilmiş zaten. öyle üniversiteye böyle rektör demişler. amiyane tabirle, "dinsizin hakkından imansız gelir " demişlerdir belki de..
     

Sayfayı Paylaş