Güncel Teknoloji sitemize hoş geldiniz. Sitemizden tam anlamıyla faydalanmak için giriş yapabilir veya ücretsiz üye olabilirsiniz.

Devrimci Peygamber

Konu, 'Kitap' kısmında tambjk tarafından paylaşıldı.

  1. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    “Peygamber, Denizlerle beraber 6. Filo’yu taşlardı”
    Eren Erdem, yeni kitabı Devrimci Peygamber’de Hz. Muhammed’in gerçekte nasıl bir yerde durduğunu anlatıyor. Erdem, “Peygamber, Denizlerle beraber 6. Filo’yu taşlar, Gezi’de ise en önde olurdu” diyor.

    [​IMG]




    Devrimci Peygamber oldukça iddialı bir isim...
    Evet, iddialı. Daha önceki kitaplarımda da yaptığım gibi biraz “kafa karıştırmak” istedim. Türkiye’de özellikle din konusunda insanları düşünmeye yönlendirmek gerekiyor. Kur’an, böyle bir yöntemle hareket edilmesi gerektiğini söyler zaten. Bir diğer nedense bugün bize anlatılan peygamberle gerçek peygamber arasındaki farkları gözler önüne sermek istedim. Çünkü gerçekteki peygamber bugün anlatıldığı gibi değil.

    Nasıl biriydi peygamber?
    Sol ve sosyalist değerlere daha yakın bir kişilik olarak karşımıza çıkar Hz. Muhammed. Tarihsel olarak bugüne getirildiğinde sosyalizme yakın bir kişiliktir. Benim “devrimci”den kastım da bu zaten. Yapıp ettiklerine baktığımızda otoriteyi reddeden biridir. Bugünkü dindarlık üzerinden konuşursak daha iyi anlarız bu durumu. Hz. Muhammed, bir dinler savaşının tarafı değildir; siyasi ve ekonomik mücadelenin tarafıdır. Bunu yerli yerine oturtmadığımız zaman dinler tarihini anlamamız mümkün değildir. Musa, Firavun’a isyan etmiştir; İsa, Roma İmparatorluğu’na karşı çıkmıştır. Her ikisi de “Batı”ya gittikçe bir tür “emperyalizme” dönüşür. Hz. Muhammed’in hareketi de Mekke’deki oligarşiye karşıdır; zincirli kölelerin hareketidir. Bu da “Batı”ya gidince siyasal İslam’a, teokratik rejimlere dönüştü. Peygamber, bir anlamda bir tür antikapitalist bir mücadele vermiştir. Köleci toplumun dinamiklerine karşı bir mücadele vermiştir. Bu mücadeleyi geliştirdiği toplum Allah’a inanan bir toplum. Türkiye’deki din derslerinde şöyle öğretiliyor: Peygamber, Allah’a inanmayanlara karşı mücadele etti. Aslında öyle değil. Allah’a iman ettiğini söyleyip, yoksullaştırıp köleleştiren bir sitemle savaşmıştır. Onun mücadelesi dine karşı din mücadelesidir. Bu kavga da bir bir sınıf savaşıdır, devrim mücadelesidir. Dünyanın en büyük devrimcisi Hz. Muhammed’dir.

    Kitapta, İslam’ın yozlaştırıldığını söylüyorsunuz. Nasıl yozlaştı İslam?
    Peygamberin yıktığı rejim, onun vefatından sonra İslam maskesiyle yeniden dirildi. İslam devletleştirildi, böyle olunca da devletin ihtiyaçlarını gideren bir şeye dönüştü, yozlaştı. Bunda Emevilerin payı büyüktür. Bakın, başörtüsü meselesi İslam’ın değil Emevi devletinin kadını ikinci plana itmesinin sonucu doğmuştur. Bugün yaşadığımız din İslam değildir. Emevi hilafetinin sürmesi için oluşturulmuş hurafe yığınıdır. O nedenle de bugün yaşanan dine karşı mücadele vermek İslam’ın emridir... Ortadoğu kadim bir statükoya sahip. Kabileci bir geleneğin getirdiği bir devlet hizalanması var. İslam tüm bu gelenekleri yıkma şiarıyla ortaya çıkmıştır. İslam kelimesinin kökeni, “barış” demektir. Bugün dini korumanın tek bir yolu vardır, o da laikliktir. Devlet dini himayesi altına aldığı ölçüde, gerçeğin de üstünü örtme durumuna geliyor. IŞİD’in dini ayrı, İran’ın ayrı. Fakat bir tane Kur’an bir tane peygamber var fakat bin tane yorum var. Bunların çelişmesi siyasal çelişkilerden doğuyor. Her toplum diğerinin anlayışına karşı, buradan bir tek topluluk çıkmaz. Çıkabilmesi için devletle din arasına ayrım koymak gerekir. Din devletin ilgi alanı olmamalı. Bunun tek yolu da laikliktir. Dinin kurtuluşu laikliğe bağlıdır. Hz. Muhammed Medine’de bir anayasa oluşturuyor, Medine Vesikası. Bu vesikada “Medine bir İslam devletidir” ibaresi yok.

    Peki ne var?
    Bugünkü laikliğin normları var. Her dinden insanların bir ümmet oluşturmasını istiyor peygamber. Bu ümmetten bahsederken inançsal temele dayandırmıyor. Bugün ümmetten ne anlıyoruz? Müslüman olanlar. Değil. Ümmet insan olma paydasında birleşmek demektir. Peygamberin vefatından sonra bu değişmiştir. Muaviye’nin gelişiyle birlikte, peygamberin kurduğu her şey yıkılmaya başlanmıştır. Muaviye dediğimiz adam, Muhammed’in davasını savunan Ali’yle savaşmıştır. Ali-Muaviye savaşı İslam’la şirk’in savaşıdır... Kur’an inançlar üzerinden kimseyi yargılamaz. Namaz kılmayan, oruç tutmayan cehennemle tehdit edilmez ama altın biriktirenler tehdit edilir. Kur’an’daki cehennem tehditlerinin tümü mülkiyet üzerinden şekillenir. Bugün “Osmanlı İslam’nı kuracağız” diyenlere şunu sormak lazım: Hangi mülkiyet ilişkilerini esas alacağız? İslam’ınkini mi, Muaviye’ninkini mi? İslam’ı alıyorlarsa, durması gereken yer sol ve sosyalizme yakın bir yer olmalı; Muaviye’yi alıyorlarsa kapitalizmdir. Bu ikisi arasındaki çelişki ortaya çıkmadıkça bu toplum namaz kılarak, oruç tutarak dinini kuvvetlendiremez. Kur’an, “Onlar yanılgı içindedirler” diyor. “Onlar” dediği de Allaha inananlardır. Bu ülkede din yaşanmıyor, bilinmiyor, öğretilmiyor. Muaviye geleneği öğretiliyor.

    Bize anlatılanlara neden inanıyoruz?
    Kur’an’ı okumadığımız için. Eğer okunsaydık, bugün Türkiye’deki siyasal rejim bu şekilde olmazdı.

    Nasıl olurdu?
    Toplumdaki en büyük hassasiyet yolsuzluk ve kul hakkı olurdu. Bunca haksızlığa karşı insanlar sokakları doldururdu. Yeni bir dini okumaya ihtiyacımız var.

    İslam’la solculuğun aynı cenneti işaret ettiğini söylüyorsunuz...
    Türkiye’de devrimcilik bir tür romantizme dönüşmüş durumda. Sol ile İslam birbirine çok yakın duruyor aslında. Cennet birgün mutlaka yeryüzünde de kurulacaktır. Marx da sınıfsız bir toplumun ortaya çıkacağını savunur. Bu iki ideal birbirine uyumlu ideallerdir. Türkiye’de peygambere devrimci diyenler hep solcular oldu. Bu kavramı en fazla kullanması gerekenler sağcılar olmalıydı. Peygamber, Denizlerle beraber 6. Filo’yu taşlardı. Gezi Parkı direnişinde en önde olurdu. Peygamber otoriteye karşı mücadele vermiştir. Rahman suresi 6. ayete bakın. “Ağaçlar Allah’a secde ederler”, der. Bir ağacı kesmekle namaz kılan bir adamı kesmek aynıdır, der. Muhammed, Mekke’de esir alınan insanların ağaç dikmeleri karşılığında özgür bırakılmasını emretmiştir. “Bu esirler ya ağaç dikecekler ya da kırk kişiye okuma-yazma öğretecekler” diyor peygamber; bu müthiş bir devrimdir. Gezi’deki ağaçlar kesilmesin diye isyan ederdi peygamber.

    “Cemaatlere değil, kitaba inanacaksın”
    Pek çok cemaat var bugün “dini öğretiyoruz” diyen...

    Tüm cemaatler bize geleneksel dini anlatır. Dinin membaını anlatmazlar. Bir ezber bozalım: Hz. Muhammed’in Veda Hutbesi diye okutulan metin gerçek değildir. Veda haccında yaptığı konuşma değil, sonrasındaki yaptığı konuşmaların derlemesidir. Veda haccında yaptığı konuşma Kur’an’da yazıyor: Tövbe Sûresi. Bu sûre, “din adamları”na açılmış bir savaştır. Ruhbanlığı reddeder. Allah’la irtibat kuran son kişiyim, der. İnsanların başvuracağı tek yerin Kur’an olduğunu söyler. Dinini öğrenmek, yaşamak istiyorsan işte kitap burada; kitaptan başkasına inanmayacaksın, der.

    İslam’da değil, Müslümanda reform
    Türkiye’de geleneksel İslam anlayışına itiraz temelinde şekillenen “hanif Müslümanlık” hareketinin öncülerinden Eren Erdem, 2000’li yılların hemen başında kurulan “haniflik” düşüncesini esas alan platformlarda öncü görevler aldı. 28 Şubat’ta oluşan konjonktürde baskılanan fikirlerin, internetin gelişimiyle yeniden tartışılmaya başladığı ilk süreçlerde etkin çalışmalar yaptı.

    Genç yaşlarda okumaya başladığı Dr. Ali Şeriati’nin “Hüdaperver Sosyalizm” tezine, Türkiye’den katkılar sunmaya ve İslam’da değil, Müslüman’da reform başlığı altında, İslam’ı yeni ve yaşayan bir gözle okuma çalışmaları dahilinde şimdiye kadar sekiz kitap yazdı.

    2011 Yılında kamuoyunda “Devrimci Müslümanlar” olarak bilinen hareketin ortaya çıktığı, ve “Devrimci Sahabe Ebuzer Gıffari’nin sürgün yerinden ismini alan” Rebeze Kültür Evi’ni kurdu. Burada “Kur’an sohbetleri yaptı ve çok sayıda etkinlik düzenledi.

    Şimdiye kadar, Gayya Karanlığından Kur’an Aydınlığına (2009), Abdestli Kapitalizm (2010), Nurjuvazi (2011), Şeytan Evliyaları (2011), Selman-ı Pak (2012), İslam ve Kapitalizm (2012), Riya Tabirleri (2012), Devrim Ayetleri (2013) adlı kitapları yazdı.

    [​IMG]

    DEVRİMCİ PEYGAMBER
    Eren Erdem
    Kırmızı Kedi Yayınevi
    2014, 244 sayfa, 15 TL.

    “Peygamber, 6. Filo'yu taşlardı” Kitap Yazısı ve Makale Yorumları Radikal Kitap'ta!

    ************

    Farklı bir bakış açısı, incelemeğe değer.

    Ben de gerçek müslümanların anti-kapitalist olması gerektiği ve sol'a yakın durmaları gerektiğini düşünmüşümdür hep, benim islamiyetten anladığım budur. Sağ ideolojideki rant talan ve iktisadi politikaların islamiyette yeri olamaz.
     
  2. evowinds

    evowinds Doçent

    Kayıt:
    6 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    622
    Beğenilen Mesajları:
    174
    Bu yönü de olmasa Peygamberi tamamen reddedecek zaten solcular...
     
  3. Ahbârî

    Ahbârî Dekan Süper Moderatör

    Kayıt:
    5 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.837
    Beğenilen Mesajları:
    835
    ilk bold cümleye istinaden, nerden biliyon derler adama.
     
  4. evowinds

    evowinds Doçent

    Kayıt:
    6 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    622
    Beğenilen Mesajları:
    174
    Bu ikisi aynı adam mı?
     
  5. Ahbârî

    Ahbârî Dekan Süper Moderatör

    Kayıt:
    5 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.837
    Beğenilen Mesajları:
    835
    Peygamber de solcu oldu ya, biz ölek gari. asi bir kişilik oluverdi hemi de.

    "Peygamber, Allah’a inanmayanlara karşı mücadele etti. Aslında öyle değil. Allah’a iman ettiğini söyleyip, yoksullaştırıp köleleştiren bir sistemle savaşmıştır." rantçılara düşman bir peygamber :)

    gerisine gerek bile yok. zaten herkes salak, arada böyle akıllılar çıkıp, hz peryagmer öyle değil böyle, herkes mitolojik bir peygambere inanıyor vs vs. İslam yozlaşmış, aslı şöyle de böyle de. hani bunu ömrünü ilme dine İslam'a adamış bir mücahid ruhlu adam dese, derdi gayesi ıslahat olsa anlarım da vehhabi kafayla da ben bilirim demek de olmuyor. yarın bir gün ihsan eliaçık gibi çıkar, yalıkazığı gibi sırıtır.
     
  6. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Yazarı tanımam etmem ama öyle gibi duruyor.

    Özellikle 2.dk 'daki, 5.dk'daki 7.dk'daki 10.dk'daki 12.dk'daki 13.dk'daki yaklaşımı hakkındaki yorumlarınız nedir? Merak ettim.
    --- İki Mesaj Birleştirildi, 25 Eylül 2014, ilk mesajın tarihi: 25 Eylül 2014 ---
    O zmn sol sağ diye kavramlar olmadığı için böyle bir sınıflama doğru olmaz lakin "devrimci" oluşuna bir itirazın var mı?
    Hz. Muhammed nelere ve kimlere karşı isyan etmiştir? Dolayısıyla bu onun gerektiğinde asi bir kişiliğe büründüğünü göstermez mi? Dönemindeki bütün otoritelere karşı mücadele vermemiş midir?
    Rantçılara düşman bir peygamber demişsin, gülerek :) Peygamber rantçılara mı taraftı? Hakkın adaletli paylaşılması, sınıfsal farklıklıkların ortadan kaldırılması, gelir adaletsizliğinin giderilmesi, insanların eşit refah şartlarıyla yaşamasını öngörmemişmidir? İslamiyetin toplum öngörüsü sadece ahlak ve cezai hükümler ile disiplinmidir? Bu toplum için öngördüğü iktisadi düzen nedir? Kapitalizm mi?


    Bunların hiçbirine hakkıyla cevap vermeyeceğini bildiğimden, laf salatasıyla laga luga yapacağını bildiğimden bu kadar soru yeter diye düşünüyorum.

    Otoritenin empoze ettiği resmi tarihe, resmi ideolojiye karşısınız da aynı otoritenin dayattığı, empoze ettiği resmi din anlayışını niye hiç sorgulamıyorsunuz?

    Hadi bu da bonus olsun, solu bir kenera koyalım, en iyi cümlelerinle sağ ideolojiyi tarif ve dindarların niye sağ yelpazede olmaları gerektiğini nasıl izah edeceksin merak ediyorum.
     
    Son düzenleme: 25 Eylül 2014
  7. Ahbârî

    Ahbârî Dekan Süper Moderatör

    Kayıt:
    5 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.837
    Beğenilen Mesajları:
    835
    niye uğraşayım ki? ömrü hayatında herşeyi otoriteye bağlayan birinin din anlayışıyla mı uğraşayım? ben alanım gereği zaten bu tür şeyleri okuyorum. sizin solcu devrimci isyankar peygamber anlayışınızın yanlış olabileceğini söyler geçerim. sırf bir hadisle bile isyankar devrimci demeniz çürütülür. ama cahilane tavrınızla laga luga, laf ebeliğiyle uğraşıp duruyorsun sende. niye uğraşayım ki?
     
  8. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Otoriteye taparcasına bağlı birinden çok fazla şey beklemişim:) Geri aldım sorularımı.
     
  9. Ahbârî

    Ahbârî Dekan Süper Moderatör

    Kayıt:
    5 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.837
    Beğenilen Mesajları:
    835
    otoriteye taparcasına :koptum: %99 u müslüman ! olan devletimizde bundan daha rahat zaman olmadı. kendi açımdan otorite değil hükümetten memnunum. ammmaaaa. gel gelelim konu siyer, tarih ve adamlar bunu günümüz otoritesine bile çekiyor. amma sündürmüşsünüz be.
     
  10. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Vicdanını böyle mi rahatlatıyorsun :)

    Vahşi kapitalist bir sömürü düzeninde belirli bir teba'nın refahını referans verip, söz konusu bu göreceli refahın nelerin üzerinde yükselip, inşa edildiğini düşünmeyerek.
    Ölümlere gözleri kapayarak.
    Zor sorular karşısında susarak.
    Sömürü düzenini sorgulamaktan kaçarak.
    Hırsızlıklara, yolsuzluklara, talanlara, kaptiamlara göz yumarak.

    Bakmayarak, görmeyerek kaçırdığın vicdanınla daha ne kadar ileri gidebileceksin?

    Günü gelecek otoritenin her gün pencerene serdiği toz pembe türkiye perdesi kalktığında, acımasız sömürü düzeni gerçekleriyle yüzleşmek zorunda kaldığında ne yapacaksın?

    Bu sorduğum sorulardan bugun kendini kaçırabilirsin ama ahiret günü geldiğinde o kadar kolay olmayacak :)
     
  11. evowinds

    evowinds Doçent

    Kayıt:
    6 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    622
    Beğenilen Mesajları:
    174
    @tambjk bozuk saat bile günde iki defa doğru zamanı gösterirmiş. Bunlar fragmanlar. Fragmanlarda can alıcı hususları veriyorlar ki kitap satsın.
    Gerçekci olsa "Gezi" ile Peygamber'i eşleştirmezdi. Peygamber, bu zamanda olsaydı zaten fitneye de müsaade etmezdi.
    Kendince yorum yapıyor ama su götürmez doğrular vardır. Bunlar aykırı düşünceye sahip şahıslardır. Dediklerini yapıyorsa ne ala ama sanmam.
    Çünkü kendisi de insan ve nefsi var. Nefsi emmaresine yenik düşüyor. Konuşmalarından ben bunu sezinliyorum. Tevazuu ve hoşgörü yok.
    Olaylara çok katı bakmış biz Rabbimizin sonsuz kereminden, merhametinden ve rahmetinden ümit kesmeyiz. Bu adam ümitsizliğe sebebiyet veriyor.
    Ümitsizlik haramdır. Konuşma şiddetinden ve ses tonundan da bir intikam hırsı ile başbaşa kalmış olduğunu hissettim.
    Daha çok şey yazardım ama ben yazsam da sen ne demek istediğimi tam olarak anlayamayaaksın o yüzden burada kesiyorum.
     
  12. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Abi sizleri anlamıyorum, lafları niye tane tane cevaplar vermekten kaçıyorsunuz. Ben sana ilgili dk'larda ilgili konulardaki yakşımları hakkında ne düşündüğünüzü soruyorum, sen adamın fragmanından girip, gezisinden çıkıp, nefsine referans verip hoşgörüsüzlüğünden yakınıp ümitsizliğinden dem vuruyorsun. Bozuk saat bile günde 2 defa gösteriyorsa, kalkıp bana bozuk saatlerden bahsediyorsunuz, benim ilgilendiğim o 2 saat. O konuların detaylı detaylı tartışılması, rahatsız mı oluyorsunuz böyle şeylerden, anlam veremiyorum gerçekten. Ben bu adamın kim olduğu ne olduğu mühafıklığıyla vs değil, ortaya attığı fikirler ile ilgileniyorum.
     
  13. evowinds

    evowinds Doçent

    Kayıt:
    6 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    622
    Beğenilen Mesajları:
    174
    Bi hoca vardı ismi lazım değil, iki sözünden biri doğru biri çarpıtmaydı. Bir sözü doğru diye kendisine itibar edenler zarara uğradılar ve uğrayacaklar.
    O sebeple yaşantısına bakmak lazım.

    İslam'da değil Müslümanda reform diyor, bu nasıl olacak ki? Siz İslamı yanlış yorumluyorsunuz diyecekler eninde sonunda aslında demek istedikleri şuyken siz böyle anlıyorsunuza getirecekler. Ve bu da eninde sonunda İslam'da reforma kılıf olacaktır. Kendisi Namazın farzlarından bahsediyor ve kendince yorum yapıyor "Setr-i Avret" olmazsa olmaz, "İstikbal-i Kıble", "Necasetten Taharet" bunlar kendi yorumları. Derin ve detaylı bakarsan senin yani bireyin inancına yön veriyor. Böyle yapmazsan olmaz diye.

    Ben sözü bu kadar söylerim arif olan gerisini anlar...
     
  14. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Sizlerin inancına kim yön veriyor? Kuran'ın doğrudan kendisi mi yoksa, sonrasında herbiri farklı farklı yorumlayan imamlar mı?

    Kapitalizm ve islamiyetin öngördüğü iktisadi düzen hakkındaki görüşlerini alalım birde öyleyse:)
     
  15. evowinds

    evowinds Doçent

    Kayıt:
    6 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    622
    Beğenilen Mesajları:
    174
    Allah ticarette ve tüketimde ölçüyü koymuş. Resulü de onu izah etmiş. Üstüne konuşmaya ne gerek var ki?
    Diğer şeyler kapitalist düzenin dayattığı enstrümanlara dinde yer aramaktan başka bir şey olmaz.
     
  16. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Tabi canım ne gerek var:) Rahatınızı, refahınızını, egemenliğinizi inşa ettiğiniz düzenin, nasıl bir sömürü, rant, talan üzerine kurulduğunu konuşarak daha fazla keyfinizi kaçırmayalım.
     
  17. evowinds

    evowinds Doçent

    Kayıt:
    6 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    622
    Beğenilen Mesajları:
    174
    Keyfimi nasıl kaçıracaksın ki, muhattabın ben değilim bir kere.
    Bilgi edinme hakkını kullanabilirsin. Devlet sana yolunu açmış.
    Hala bireylere sataşıyorsun ben onu anlamıyorum. Bireylerle ne alıp veremediğin var? Ben kendi adıma konuşuyorum, sen belli bir zümre adına konuşuyorsun?
     
    friendly bunu beğendi.
  18. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Burada birbirimizle diyaloğa geçiyorsak doğal olarak muhattap olmuş da oluyoruz.

    Benim bilgi edinmekle ilgili bir sıkıntım yok :) Özgür iradem ve vicdanımla, çok farklı haber kanallarından beslenip herbirinin içeriğini ayrı ayrı sorgulayarak bilgiye ve gerçeğe ulaşabiliyorum.

    Lakin hiç okumayan düşünmeyen araştırmayan yada yandaş medyanın yoğun algı operasyonuna maruz kalıp iradesini ve vicdanını ipotek ettirenler olabilir. Bilgi edinme hakkını kullanabilirler elbette ama kurduğu havuz medyası düzeniyle herkesi kuşatmayı amaçlayan devletin ne derece samimi olacağı tartışmalıdır. Kaldı ki bu yasanın ne derece düzgün işlediği de ayrıca tartışabilir, sorduğun soruyla alakasız yada hiç verilmeyen cevaplar :)
     
  19. evowinds

    evowinds Doçent

    Kayıt:
    6 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    622
    Beğenilen Mesajları:
    174
    Hiç denedin mi?
     
  20. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Abi neyi deneyecekmişim? Bilgi edinme yasasıyla bahsettiklerimizin ne alakası var :)
     

Sayfayı Paylaş