Güncel Teknoloji sitemize hoş geldiniz. Sitemizden tam anlamıyla faydalanmak için giriş yapabilir veya ücretsiz üye olabilirsiniz.

"Cenk ve Erdem"in Erdem'i nasıl ve neden dindar oldu?

Konu, 'Beğenilen Köşe Yazıları' kısmında tambjk tarafından paylaşıldı.

  1. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Türkiye'de radyoculuğun efsane isimlerindendir Cenk ve Erdem.

    Absürt sohbetleriyle en bıkkın gününüzü bile kahkahaya boğabilirler. Eski yakın arkadaşlar gibi severiz ikisini de. Biz dediğim ben ve benim neslim... Severiz de ikiliden Erdem Uygan'ın köklü bir değişim yaşadığını bugüne dek fark etmemişiz.

    Geçtiğimiz günlerde Acun Ilıcalı'nın keşfiyle sahur öncesi tv'de bir din programı yapmasıyla öğrendik. Uygan'la dindarlık sürecini, hayatının nasıl değiştiğini ve aslında hiç değişmediğini konuştum. Okumanızı önemle tavsiye ederim.

    [​IMG]

    Radyoculuğun efsane ikilisi Cenk (solda) ve Erdem'in Erdem'i, artık dini program yapıyor.



    Sizin sahur öncesi Kuran’daki ayetlerin detaylı biçimde irdelendiği bir tv programına başlamanız bazı kesimlerde büyük şaşkınlık yarattı. Sizi ‘Cenk ve Erdem’in Erdem’i olarak tanıdığımız eski yıllarda da dindar mıydınız?

    -10 yaşından beri oruç tutardım ama bugünkü halimle kıyasladığımda dindar da değildim, bilgili de. İnançlı ama dindar olduğunu sanan bir zavallıydım. Ne olduğunu bilmediğiniz bir şeye körü körüne inanmak diye tarif edilebilirdi benim halim. İçki içtim, hayatımda hiç namaz filan olmadı. Bundan 7 sene öncesine kadar böyleydi.


    Ne oldu 7 sene önce?

    -Gökten kafama birşey düşmedi ama bir vesileyle Kuran okumaya başladım.

    Vesile neydi?

    -Dindar olmadığım halde Kuran, Allah’ın kitabıdır, ona laf söyletmeyiz şeklindeki herkeste olan duyarlılık vardı bende de. Sonra bir gün bir akrabam laf söyledi Kuran’a. Ayetlerde kabul edilemeyecek şeyler olduğunuanlattı. Ben de sinirlendim ama o an savunamadım. Çünkü hiç birşey bilmiyordum. Bilgiye dayalı değilmiş benim inanç dediğim şey. Ya da kutsal dediğim kitapla ilgili hiç birşey bilmiyormuşum. Karşımdaki adamın dediği doğruysa ben ne yapacağım diye düşündüm. Kuran’ı okumaya öyle başladım. Ve çok ciddiye aldım.

    Ciddiye almaktan kastınız nedir?

    -Ben hep en iyi yapabileceğim şeylere girmişimdir, en iyisi olmaya çalışmışımdır.

    [​IMG]

    Dinde en iyi olmak nasıl birşey?

    -Kastettğim şu: İnebileceğim en derin detay nedir İslam diniyle ilgili sorusunu sordum kendime. Mesela insanların çoğu böyle bir şey için oturup da Arapça öğrenmezler. Ben öğrendim. İlla Kuran’ı Arapçası’ndan okumak istedim. Ki o zamanlar 37 yaşındaydım. O yaşta Arapça öğrenmeye başladım. Şu anda Arap kanallarını rahatlıkla seyrederim, Arapça okurum, yazarım. Hala ders almaya devam ediyorum. Artık akademik makale yazacak, üniversitede Arapça öğretecek noktaya geldim.

    Siz öyleyse Kuran’ı meallerinden okumuyorsunuz artık?

    -Evet meallerle işim bitti. Benim yaptığım şey Allah’ın gönderdiği kitabı anlamaktı. Ama ondan da önce onun gönderip göndermediğinden emin olmalıydım. Bir bakıma da size anlattığım olaydan sonra dini hayatımdan çıkarmak için okumaya başladım. Öyle olmadı tabii.

    Onun gönderdiğinden emin olmam lazımdı diyorsunuz, nasıl emin oldunuz?

    -Anlaşılıyor o. Yanlış yok. Çok matematiksel bir netlik var. Çelişki yok. Her tarafı kapalı bir kutu. Buradan vurayım diyorsunuz kapatmış, oradan vurayım diyorsunuz kapatmış. İnsan zekasının kotaracağı birşey değil. Öyle olsa zaten hemen fark edersiniz. Arapça’ya da gerek yok onu fark etmek için. Ama ben bu meali yazan adam hata yapıyor olabilir kaygısından Arapça öğrendim. Ve bütün meallerde hata var.

    ALLAH’TAN REFERANS VERMEM BABAMLA SOHBETİ KISALTTI

    7 yıl öncesine göre çok değiştiğinizi söyleyebilir misiniz?

    -Hayır hiç fark yok. Hayatımda değişen şeyler çok az. İçki içmiyorum ve namaz kılıyorum. Başka bir değişiklik yok. Zaten kimse farkında bile değildir hayatımdaki bu değişimin. Ben o zamandan beri televizyon ve radyo programlarına devam ediyorum.

    Hayata bakışınızı değiştiren bilgi neydi?

    -Ölüm yaşının ‘şu an’ olduğunu öğrenmem. Herkes bilir öleceğini ama ben Kuran okuduktan sonra bu kavramla tanıştım ve bir tür uyanıklık yaşadım. İkincisi de abuk subuk hurafeleri hayatımdan çıkardım.

    Mesela?

    -Mesela ben Mevlana’nın İslam ile ilgili olduğunu sanırdım. Hiç değilmiş. Tasavvuf da öyle. Bu insanların uydurduğu bir felsefe ve İslam’la zıt aslında. Vahdet-i vücud gibi Allah’a şirk koşmaya tekabül eden şeyler var tasavvufta. Bunun dışında ölmüş insanın ardından 7’si, 40’i, 52’si gibi saçma sapan şeyler yapmak… Kandil de İslam dininde olmayan bir şeydir. Sadece Kadir gecesi var ama o geceye özel bir ibadet mevcut değil.

    Sosyal ve kültürel bu olgular niye rahatsız edici?

    -Kültürel olduğunu kabul edilmeyip İslam dininin parçası gibi sunulması rahatsız edici. Çünkü doğru değil. Bu ritüellerde Yahudiliğin, şamanizmin, Uzakdoğu felsefesinin etkileri var. İşte Kuran okuduğunuzda bize din diye sunulan bir sürü saçmalığın hiç ortada olmadığını görüyorsunuz. Bu bakımdan hayatım çok düzeldi, çok rahatladım. Ölünün arkasından Yasin okumak nedir mesela… Siz okumak denildiğinde içinde anlamanın olmadığı bir şey düşünebilir misiniz? Hayır. Ama işte biz Müslümanlığı bu şekilde anlamadan, anlamını bilmediğimiz sesleri ard arda sıralayarak yaşıyoruz. Aynı surenin 72’inci ayetinde Yasin ile ilgili ‘Biz bunu diriler için gönderdik’ diyor, siz niye ölünün arkasından okuyorsunuz kardeşim? Böyle akıl ve mantık dışı şeylere hiç tahammülüm yoktur.

    Aileniz dindar mıdır?

    -Anne tarafım dindardır ama Kuran dindarı değil. Hurafe dindarı. Baba tarafım hiç dindar değildir, hiç alakası yoktur. Ben ailedeki bu uçurumun ortasında büyüdüm. Ama sonuç olarak ikisini de örnek almadım, farklı bir yol tuttum.

    Sizin bu son 7 yıldaki dönüşümünüze ne diyorlar?

    -Annem hayatta değil. Babam da pek karışmıyor. Ama ben artık her işimi Kuran’a göre yaptığım ve konuşmalarımda daima ayetlerden referans verdiğim için benimle muhabbet etmek pek işine gelmiyor heralde. Uzaklaşıyor. Çünkü bu bir tarz meselesi. İnsanlar kendilerini hep haklı zannederler. Olabilir. Ama neye göre haklısınız? Babam bana herhangi bir konuda bir argüman sunduğu zaman ben “Bu Allah’ın kitabına aykırı, dolayısıyla karşıyım” diyorum. O da “Peki peki” diyor, sohbet bitiyor.

    ATEİSTLERLE DİNCİLERDEN DAHA İYİ ANLAŞIYORUM

    Arkadaşlarınızla da böyle bir sohbetin tükenme süreci yaşadınız mı? Çevrenizden fire verdiniz mi?

    -Yok fire vermedim. Hatta benim motorla tatile çıktığım yakın arkadaşlarım ateist oldukları iddiasındadırlar. İslam bu tarz şeylere açıktır. Dinde zorlamanın hiç bir çeşidi olamaz. Siz gerektiği yerde doğruyu söylersiniz, gerisine karışmazsınız.

    Sürekli Allah’ın sözlerinden referans veren biri bir ateist için sıkıcı olabilir…

    -Yoo hiç olmuyor. Ayrıca ben sürekli Allah’tan referans vermiyorum. Gerektiği zaman Allah’ın doğru dediği şeyleri söylüyorum ki çoğu ateistlerin kolaylıkla kabul edeceği konular oluyor. Çünkü Türkiye’deki ateizm, hurafe dinine tepki olarak ortaya çıkmıştır ve çok haklıdır. Ben de aynı şekilde karşıyım. O yüzden dincilerden daha iyi ateistlerle anlaşırım. Hurafeyi reddetmekte ateistlerle hemfikirim ama onlar bir noktada durmuşlar, ben araştırmaya okumaya devam ettim.

    Cenk Bey’le aranız nasıl?

    -İyi. Her zamanki gibi. Hiç bir değişiklik yok.

    Onda bir şaşkınlık yarattı mı acaba din programı yapmanız?

    -Bilmem. Hiç sormadım.

    Nasıl?

    -Biz öyle şeyler konuşmayız. Çok iyi iki dostuz biz. Böyle şeylerle alakamız olmaz. Herkesin kendi özel hayatı vardır.

    Her gün program yapıp da bunu hiç konuşmamış olmak acayip değil mi?

    -Değil. Bizim programlarımız hiç bir zaman dini ya da bel altı espriyi referans almadı. Dinde yasak olan bir şekilde sohbet etmedik biz. 7 sene önce nasıl program yapıyorsam, şimdi de öyle yapıyorum. Özel bir dikkat dahi sarfetmiyorum. O yüzden insanlar benim yeni Müslüman olduğumu zannediyorlar. Fan diyebileceğim insanlardan yeni öğrenenler oldu.

    Ne dediler?

    -Çok şaşırdılar. Gayet normal. Mesela Cenk benim her gün namaz kıldığımı ilk iki sene hiç bilmedi.

    Sakladınız mı?

    -Olur mu öyle şey. İbadeti birinin gözüne sokmak vardır, bir de gerçekten ibadet etmek vardır. İkincisinin ritmine birileri ya denk gelir ya da gelmez. Demek ki Cenk gelmemiş ilk 2 sene. Bir gün ezan okunuyordu. Programa gidecektik, Beylerbeyi’nde bir şeyler yiyelim demiştik. Ben camiye gidiyorum dedim. O da ‘Ha iyi tamam’ dedi. Bu kadar.

    Son 5-6 ayda, hükümet ile cemaat arasındaki kavganın Türkiye’deki dindarlık zeminini çok sarstığını düşünüyorum. Bir dindar olarak siz ne dersiniz?

    -Makam mevki orta yerde din min bırakmaz. Hayat imtihanı bilgi imtihanı değildir. Hayatta sizin ne kadar samimi olduğunuz test edilir. Ahireti mi tercih ediyorsunuz, dünyayı mı? Yaptığınız işleri hangisine göre yapıyorsunuz? Mesele budur. Bir de insanı Allah’tan öğrendiğiniz zaman bu tür şeylere, bu tür kavgalara, değişimlere şaşırmazsınız. Kuran’da “İnsan kendini yeterli gördüğü zaman azar” deniyor. Buradan hesap edin işte. Ayrıca dindarlık bir iddia olamaz. Müslümanlık da nüfus kağıdığındaki boşluğu doldurmak değildir. Ben nüfus kağıdındaki o ibareyi sildirmek istiyorum.

    Niye?

    -Çok rahatsız edici birşey. Birileri bana Müslüman dediği için Müslüman değilim ben. Allah bana Müslüman diyor mu mesele o. Öldüğümüz zaman nüfus kağıdına mı bakılacak? Bakın dindarlık iddiasıyla siyaset çok tehlikeli birşeydir. Sonu teokrasiye gider. Allah’ın asla kabul etmeyeceği, Kuran’ın tek karşı çıktığı yönetim biçimi teokrasidir. Çünkü teokrasilerde yönetici ilahtır. Halbuki Allah’tan başka ilah yoktur.

    Sizin anne tarafınızda ve Türkiye’nin çoğunluğuna hakim olan kültürel Müslümanlık canınızı sıkıyor öyle mi?

    -Tabii ki. Ben 7 yıl önce Kuran’a laf eden karşımdaki adama laf yetiştiremedim. Bu bir zavallılık değil mi? Ama memlekete hakim olan ‘dindar’lık bu türdendir. Kimse kusura bakmasın, ben zavallı olamazdım. O yüzden Kuran’ı okumaya başladım ve o günden beri de hiç kapatmadım. Günde 2-3 saat Arapça, 4-5 saat de Kuran çalışırım. Bunlardan arta kalan vakitlerimde para kazanıyorum ben. Allah’a çok şükür böyle bir imkanım var. Bakın dini Allah’tan başka birinden öğrenirseniz, ancak onun bahçesine girebilirsiniz. Ama Cennet’e, yani Allah’ın bahçesine giremezsiniz.

    Sizinle buluşacağımı öğrenen bir arkadaşım “Bir Cat Stevens-Yusuf İslam vakasıyla mı karşılaşacaksın acaba” diye meraklandı. Bu benzetmeyi daha önce duydunuz mu?

    -Nasıl dindar olduğunla da alakalı tabii. Bir anda ciddi bir dönüşüm geçirenler olabiliyor. Görünüş ve tarz da değişiyor. Ben öyle olmadım çünkü hayatımda hiç bir zaman bir cemaate yakın olmadım. Çoğuna baktığım zaman Allah’ın dini böyle olamaz demişimdir hep. Bazıları göstere göstere yaşamayı tercih ediyor. Ben Müslümanım ey ahali deme ihtiyacı hissediyorlar demek ki. Ben öyle değilim. Eskiden uzun saçım ve küpemle camiye giderdim, herkes bana tuhaf tuhaf bakardı. O günlere göre tek farkım artık küpe takmamam.

    Niye takmıyorsunuz?

    -İltihap kaptı, çıkardım, delik kapandı. Sonra da bir daha uğraşmadım.

    "Cenk ve Erdem"in Erdem'i nasıl ve neden dindar oldu? - EZGİ BAŞARAN - Radikal
     
    topalsolucan bunu beğendi.
  2. Ahbârî

    Ahbârî Dekan Süper Moderatör

    Kayıt:
    5 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.837
    Beğenilen Mesajları:
    835
    nerden girmiş nerden çıkmış. :) daha önce tanımıyordum. o programı da bilmezdim. ama bizim abi de biraz selefi ( kelime anlamı ile düşünün, ıstılahtır bu ibare ) kalmış. dediklerinde haklılık payı yüksek ama üç beş de yanılabileceği şeyler var. mesela ölünün arkasından yasin okunması. fatiha, ihlas ve yasin okunur. diğer ayetlerde okunur. hepsi okunur. mesele mağfiret ummak. Zaten bunu Akif te diyor.

    "
    İbret olmaz bize her gün okuruz ezber de
    Yoksa hiç mana aranmaz mı bu ayetler de

    Lafzı muhkem yalnız anlaşılan kuranın
    Çünkü kaydında değil hiç birimiz mananın

    Ya açar nazmı celilin bakarız yaprağına
    Yahut üfler geçeriz bir ölünün toprağına

    İnmemiştir hele Kuran şunu hakkıyla bilin
    Ne mezarlıkta okunmak ne fal bakmak için."

    yani asıl mesele dirinin anlaması ibret alması. diriyken de okuyup anlayanın peşinden mağfiret için okunuyor. sirette görüyoruz. ama günümüzde meselenin başkalaşması sebebi ile haklılar bu konuda.

    işin içine siyaset sokmadan biyografi gibi gitse iyiymiş. orası bozmuş gidişatı.

    dikkat çekici bir başka nokta ise konuşmada ne hadis geçiyor, ne de Hz. Peygamber. Sadece Kuran diyor. Bu kısım hakkında da birşeyler söyleseymiş. Şu haliyle yorum yaparsam belki yanlış şeyler derim ama umarım bunları da dikkate alıyordur.
     
    by efsane ve topalsolucan bunu beğendi.
  3. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Bahsettiği hurafe müslümanlığı ve kültür müslümanlığı için ne düşünüyorsunuz?
     
  4. Ahbârî

    Ahbârî Dekan Süper Moderatör

    Kayıt:
    5 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.837
    Beğenilen Mesajları:
    835
    hurafe müslümanlığı konusunda amenna da peki neler hurafe onun gözünde?kandiller vs bir iki şeyden bahsetmiş o kadar. o konularda biraz daha farklı düşünüyorum.
     
  5. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
  6. Ahbârî

    Ahbârî Dekan Süper Moderatör

    Kayıt:
    5 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.837
    Beğenilen Mesajları:
    835
  7. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Ama gel gör ki, Türkiyede dini bunlardan ibaret sanıp buna göre yaşayan milyonlar var, belkide büyük çoğunluk. Tv de açın program yapan hocaları ve sorulan soruları dinleyin.

    Misal ;

     
  8. murat

    murat Administrator Yetkili Kişi

    Kayıt:
    2 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.680
    Beğenilen Mesajları:
    616
    İkisini de tanımıyorum.. İlk defa gördüm.
     
  9. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Murat ciddi misin? :)
     
  10. murat

    murat Administrator Yetkili Kişi

    Kayıt:
    2 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.680
    Beğenilen Mesajları:
    616
    Valla bilmiyorum. Hangi radyolarda program yaptı bunlar?.
     
  11. Ahbârî

    Ahbârî Dekan Süper Moderatör

    Kayıt:
    5 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.837
    Beğenilen Mesajları:
    835
    evet, yanlış dini bilgileri var. nedeni de eski devlet ve hükümetler. sen misin bu milleti dinsizleştirmeye çalışan, olan bu oldu işte. sen misin bir adama üniversiteye gelene kadar haftada bir saat o da "din kültürü" kültür kültür, din de değil, dersi veren, sen misin kuran kurslarını yasaklayan, millet ondan sonra din konusunda cahil cühela kaldı. ihl leri kapattıran, hocalarını sürgün eden, şehirlerde büyük ve sözü geçen alimleri , kanaat önderlerini ipe geçiren, ( bilgi için ali ulvi kurucu hatırata bakın, kapu camiinden alaaddin tepesine kadar darağacında hoca asılmasını görürsünüz ). daha sonra millet din hakkında cahil kalıyor. şimdi şimdi din dersleri artırıldı. kaynaklar arttı. imkanlar arttı. şimdi diyeceksin ki diğer tarikatlarde olmadık şeyler öğretiyor. bu da çok su götürecek konu. ama şu var, yavaş yavaş da düzeliyor artık bu meseleler, milletin de bilgisi artıyor.
     
  12. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    15 yıldır piyasadalar adamlar, radyo programları, tv şovları, reklamlar.

    Hatta cenk'in müzik grubu var "malt" diye, bence baya başarılar da.




    Hatırladığım cips reklamları, total card reklamı, mentos reklamları fln var.
    Epey bir radyo gezdiler, en son powerfm deydiler sanırsam.

    Abzurd geyik yapıyorlar yıllardır.
     
    murat bunu beğendi.
  13. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    :) Tabi canım, hepsi cumhuriyet devrimlerinin kabahatı. Osmanlı ve önceki dönemlerde, halk süper bilgiliydi, ilim irfan sahibiydi, değil türkçeyi, osmanlıcayı arapçayı farsçayı vs hatim etmişti, kuranı ezbere bilirdi. Cumhuriyet geldi, biranda taa şamanizmden, paganizmden kalma hurafeler hortladı.

    Cumhuriyet devrimleri özünde insanları dinsizleştirmekten ziyade yobazlık, hurafeler ve dinin siyasete alet edilmesi ile mücadele etmiştir, akılcıl bir müslümanlık arzulamıştır. İnsanların büyük çoğunluğu, hiçbir kelimesini anlamadıkları arapça dualar ederken, en azından anlayabilmeleri adına türkçe kuran mealleri yazdırmıştır Elmalı Hamdi Yazır'a. Böylelikle, din istismarcısı hoca ve tarikatların elinden kurtarıp, bireylerin kendi dinlerini kendilerinin okuyarak anlamalarının yolunu açmak istemiştir. Diyanet işleri başkanlığını kurdurmuştur. Ha dediğin gibi astığı çok sayıda din adamı olmuştur bunu savunacak değilim, devrimin, karşıtlara karşı kendini koruma refleksinin ürünü, onca isyanın sonucu.

    İmam Hatip liselerinin tarihi zaten 1913'e dayanır, osmanlı dönemindeki imamhatip liseleri, cumhuriyet döneminde ise isim değiştirerek varlığını bir süre devam ettirir, sonra ise demokrat parti iktidarında 20 yıl sonra tekrar açılır. daha sonra 28 şubatta kapatılıp tekrar açılır. Ha zaten cumhuriyet dönemindeki ihl mantığı bugunkü gibi liselere paralel dini eğitim programından ziyade, din adamı imam kadro ihtiyacını doldurmaya yöneliktir. Dolayısıyla halkın din bilgisini yükseltmek adına bir okul değildir, menderes dönemiyle beraber bu fonksiyonu kazanmıştır ve o dönemden beri halkın dini eğitimi muhafazakar camianın kontrolündedir.

    Menderes, özal, demirel, erbakan gibi sağ muhafazakar, hatta ecevit döneminde bile varlığını arttırarak sürdürür. Cumhuriyet dönemindeki zaten var olan 20-30 adet imam hatip lisesinin 20 seneliğine kapatılması mı bugunkü hurafe ve yobazlığın ne derecede sebebidir? Bu hurafelerin sebebi, imam hatip liseleri fln değil, Türk insanının dinini kaynağından kitabından değil de, tarihsel olarak ele aldığımızda hep ninelerinden, annelerinden babalarından, mahalenin teyzelerinden amcalarınından, hacılarından hocalarından öğrenmeye meyilli olduklarından kaynaklanır, yoksa taa binlerce yıl önceki şaman ve pagan inanışları 1900lü 2000 li yıllara kadar nasıl gelebilirdi? Osmanlı dahil önceki ve sonraki tüm türk devletlerinde bu hurafe müslümanlığı ve kültürel müslümanlık devam etmiştir. Bu hurafeler bu zamana kadar aile ve köy içerisinde nesilden nesile aktarılarak gelmiştir, yanlış eğitimden ziyade eğitimsizlik cehaletin sonucudur.

    Bugun, geçmiş yüzyıllara oranla iletimiş, basın, matbaa, sayısız islami tv radyo kanalları, din adamı, ulaşım vs imkanlar bu derece artmasına rağmen bu hurafelerin önüne bırakın geçmeyi, hurafe ve kültürel müslümanlık üzerine muhafazakarlaşan bir ülke söz konusu. 20 yıldır halk hocalara aynı saçma sapan hurafeleri sormaktan bıkmadı, hocaların verdiği doğru cevapları ise benimseyemedi bir türlü(çünkü annelerinden ninelerinden öğrendiğini kolayca yabana atamadılar). Bu hurafeleri benimseyen kitle ise cumhuriyet devrimlerini benimseyip bu yolda eğitim almış kitleler değil, cemaat ve tarikatların etkisiyle muhafazakarlığı benimsemiş kitle olduğu gerçeğini de görmezden gelmeyelim. Cumhuriyet belki dindar olmayan nesiller yetiştirmiştir, hem islamdan hem hurafelerden uzak, ama muhafazakar kesim de hurafelere saplanmış bir müslüman nesiller yetiştirmiştir, istemeyerek , bilmeyerek yada yetemeyerek.

    İşin özü şudur ki, bu topraklar çok uzun yıllar bilgisiz eğitimsiz kaldı, ister imkansızlık deyin, ister visyonsuzluk deyin, ister cehalet deyin, son yüzyıllarda çok az sayıda alim ve bilim adamı çıkardı. Köyler kasabalar eğitimsiz kaldı, ne sanayi devrimi ne tarım devrimi ne teknoloji devrimi ne eğitim devrimi yapabildi. Köylerde kasabalarda okur yazar olmayan halkın tek bilgi kaynağı örf ve adetler oldu, hurafeler, şaman ve pagan inanışlarıyla islam harmanlanarak nesilden nesile aktarıldı, zaman zaman hocalar da hacılar da buna uydu. Bugunkü orta yaş üstü nesiller ise daha çok bu sistemin ürünleri oldular. Birçoğumuzun ailesinde çevresinde böyle bir islam yaşanır oldu. Bu kişilerin bir çoğu doğru düzgün okuma yazma bilmediği gibi araştırıp öğrenme konusunda da çok yetersiz kaldılar, "öğrenme"yi öğrenemediler. Kuranı anlamadan ezberlediler, felsefesini kapamadılar, hurafelere teslim oldular, tarikat ve cemaatler bu kitlelere hızla nüfuz etti. Cumhuriyet devrimlerini ve o eğitim sistemini benimseyen, okuyan, meslek sahibi olup büyük şehirlere göç ederken hem örf adetlerini hemde dinini yavaşça terk eden kitle ile bu köy kasabalardaki kitle arasındaki mesafe açıldı, farklı kutupların, akımların parçaları oldular.
     
  14. Ahbârî

    Ahbârî Dekan Süper Moderatör

    Kayıt:
    5 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.837
    Beğenilen Mesajları:
    835
    o zamanlarda durum bundan kötü değildi eminim. çünkü medrese dediğimiz, hani neymiş pozitif bilimler yokmuş da millet sapıtıyormuş denilen medreseler vardı. son dönemlerde daha çok dini ağırlıklı idi. buradan yetişen çıkan adamlar vardı. şu andaki üniversitelerden bile kat kat fazla idi. ayrıca sadece medrese içinde değil, halkın içinde, camilerde de dersler verirlerdi. cami demişken, camilerde halka dersleri yapılırdı. fıkıh hadis tefsir kelam arapça vs vs için. vakit aralarında vaaz eden vaizler olurdu.

    cumhuriyet devrimleri desene dine yardım etmiş. ama neden o kadar hoca asıldı istikal mahkemeleri adı altında. kuru yanında yaşı da yakak da ot bitsin, yeniden temiz yetiştirek mi dediler? bana söyler misiniz cumhuriyetin, hele o ilk zamanlarında dinin iyiye gittiğini, alimler yetiştiğini? peki cumhuriyetin içinde yaşayan adamlar neden hep yurt dışına gitti, madem böyle halis muhlis niyetleri vardı cumhuriyetin. ali ulvi kurucu hatıratı bu konularda güzel örnekler verir. daha bir çok hatıratta.

    O meal meselesi öyle bile değil. Yazır'a tefsir yazdırılı, Akif'e meal, Babanzadeye ise Tecrid-i Sarih. Hiç de o niyetlerle yaptırılmamıştır. Akif'e meal yazın dendiğinde uzun çabalar sonucu yazmıştır. Açın M. Cemal Kuntay ve H. Basri Çantay'ın Akif biyografilerini orada da der. Halis niyetlerde yazan Akif, daha sonra bunun istismar edileceğini, aslı yerine meali okutulacağını öğrenince imha ettirir. Malum ve üzücü bir hikayesi de vardır. Hatıratları da okuyun ikisi de değerli eserlerdir. Asma meselesinde ne diye isyancıları asmıyorsun da din ve ilim adamlarını asıyorsun? Sindirme mi uyguluyor bu cumhuriyet?

    Osmanlıda İHL usulü yoktu. Hepsinde din dersleri mevcuttu. Ayrı bir okul yerine. Bir İHL'li olarak tarihini az çok bilirim. Oradan yetişenler halkın bilgisini de düzeltmeye, dinsiz ve cahil bir nesile karşı açılan okutulan öğrenciler. Ve o zaman ki mezunları da bir bilince sahip kişiler. Açılış hikayelerini az dinlemedik. Çekilen çileleri.

    Siz bir nesli, 20 seneyi milleti dinden uzaklaştırarak, bağlarını kopartarak bırakırsınız da hiç mi etkisi olmaz? Şu anda bile bu bağlar varken, gençlerin hali ortada iken o dönemde hiç mi etki etmez. Yapmayın etmeyin. Üstad NFK ne de güzel şeyler der Cumhuriyet, İnkilap ve buna benzer konularda. Ruhu şâd olsun.

    Hiç de bile hurafe üzerine muhafazakarlaşan bir ülke değiliz. Dİyanetin ve Vakıflar'In yaptığı o kadar şeyden sonra hiç de değil. Ayrıca kültürel ve tarihi İslam dediğin taşra ve köyde vardır . Ama köylerde taşra da bile ne hocalar vardı. Erkam'dan çıkan alimlerimiz ve fikir adamlarımız eserlerinde bizzat bu meseleleri anlatan kişiler vardır. Özellikle doğu hakkında. Alimleri kesip nasıl halkı dinsiz bıraktıklarına yönelik. Ayrıca bu dediğin İslamdan daha çok Alevilik için geçerli. O pagan ve şaman inanışlarıyla hurafeler meselesi. Örneğin bir klasik cem izleyin. Gidin Şahkulu'na mesela. ben gidip izledim. direk bu dediklerin.

    Velhasılı şu anda iyiye gidiyoruz, Allah saptırmasın.
     
  15. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Abi 1000 küsur yıllık Türk-islam tarihinden kültüründen ve inanışından bahsediyoruz, yapmayın, bunca hurafeyi 20 yıl kapalı kalan bir avuç ihl lisesi ile bağdaştırmak komik olur. Cumhuriyet bu halka neler aşılamak istedi de tutturamadı, kalkıp 20 senede hurafeleri mi tutturacak. Sorun zaten bu insanların değişime, yeni şeyler öğrenmeye kapalı olması.

    Cumhuriyetin dini reformları zaten başarısız olmuştur, halka benimsetememiştir, bunun sonucu da çok partili sisteme geçilir geçilmez menderesin başa gelmesidir. Dini ağırlıklı değil de pozitif bilimler ağırlıklı, batı tarzı bir eğitim sistemi benimsemiştir. Daha iyiye gittiğini söyleyemem ama çok daha kötüye gittiğini de söyleyemem, bu biraz baktığın ve arzuladığın sisteme göre görecelidir.

    O taşra ve köy islamı, şehirlere göçlerle birlikte tüm ülkeye nüfuz etti, medrese ve saray islamıyla bugun halkın benimsediği islamı anlayış arasında büyük uçurumlar var, mesele halkın dinsiz bırakılması değil, eğitimsiz bırakılması, okuyamaması, öğrenememesi, kendileri okuyarak, araştırarak dinini öğrenecek noktada olmayışı. Hep kulaktan dolma din öğrenişleri.
     
  16. Ahbârî

    Ahbârî Dekan Süper Moderatör

    Kayıt:
    5 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.837
    Beğenilen Mesajları:
    835
    sırf ona bağlamadım. etkisi var dedim.

    çözüm eğitim işte. dini eğitimden mahrum bırakmayacaksın milleti.
     
  17. topalsolucan

    topalsolucan Misafir

    Kayıt:
    6 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    93
    Beğenilen Mesajları:
    68
    yazının tamamını okudum. yaptığı şey çok güzel ve taktir edilesi. hatta insan imreniyor.

    yazıda daldan dala atlamış. şurda yanlışı var dediğim bir kaç şey vardı ama girmeye gerek yok. ancak hurafe noktasında katılabilirim çünkü benim de canımı sıkan şeyler çok. mesela eyüp camiinde erkeklerle aynı hizada ve tam kapanmadan namaz kılan kadınlar var. çok tuhafıma gitti ve ürperdim. aynı şekilde üniversite sınavı haftasında türbelere akın akın kadınların akması ve türlü hurafelere bel bağlaması. çapıt bağlamak ve ölüden medet ummak gibi.
     
  18. by efsane

    by efsane Administrator Yetkili Kişi

    Kayıt:
    2 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    699
    Beğenilen Mesajları:
    212
    Yaşadığınız Şehir:
    Elazığ
    Neden girmeye gerek yok diyorsunuz ki?

    Kur'an sadece okumak ile anlaşılamaz. Öyle olsa dağın başına bırakılırdı bir melek tarafından. Kur'an yaşayarak indirilmiş bir kitaptır. 10 emir verip gerisine karışmamak değildir amacı, komple bir insanın hayatını inşa etmektir. Hz. Muhammed'den hiç bahsetmemiş adam, çok büyük bir tehlikedir bu. Peygambersiz Kur'an da İslam da olmaz

    Tasavvufun olmadığına nasıl kanaat getirmiş anlamadım.

    Resmen millet sınırda geziyor.

    Adam neredeyse Alimim diyecek ama biz Müslümanlığa döndü diye es geçiyoruz.
    --- İki Mesaj Birleştirildi, 10 Temmuz 2014 ---
    Arkadaş, bir işe başvururken bile araya önceden aracı sokuyoruz, iş duaya gelince bunu yapanlara kızıyorsunuz. Sanki türbeye giden haşa direk o adamda bana ver diyor.

    Halk sizin sandığınız kadar cahil değil.
     
  19. Ahbârî

    Ahbârî Dekan Süper Moderatör

    Kayıt:
    5 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.837
    Beğenilen Mesajları:
    835
    furkan mesele orada çok ince. eğer ki sen gidip türbeye kabre dersen ki bana şunu ver şunu yap affet şefaat et diye burada iş küfre gider. senin dediğin "vesile" diye geçer kelamda ve baya tartışmalı konudur. istersen biraz araştır. isteyeceğin şeyleri Allah'tan istemek en iyisi. Duaların kabul edilmesi için de öneriler vardır hadislerde de. Mesela duanın başında salatu selam getirmek gibi. Ama kabirden ve kabirdekinden medet ummak meselesi tehlikelidir. Neyse okumak lazım bu konuyu :)
     
    topalsolucan bunu beğendi.
  20. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Furkancım :) Bence türbe konusunda sınırlarda geziyorsun sende.
     

Sayfayı Paylaş