Güncel Teknoloji sitemize hoş geldiniz. Sitemizden tam anlamıyla faydalanmak için giriş yapabilir veya ücretsiz üye olabilirsiniz.

Bir hafta önce

Konu, 'Beğenilen Köşe Yazıları' kısmında tambjk tarafından paylaşıldı.

  1. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Bir hafta önce

    30 Aralık 2002: İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nce 4.5 km uzunluğundaki Otogar-Bağcılar Hafif Metro Projesi’nin yapım kararı alındı.
    26 Nisan 2004: İBB Başkanı Kadir Topbaş üst yöneticilerine imza karşılığı tebliğ yayımladı; “İhale onay belgesi tarafımdan imzalanmayan, hiçbir mal ve hizmet alımı ile
    yapım işi ihaleye çıkarılmayacaktır.”
    30 Aralık 2004: Usulsüz olarak sürekli uzatılan ihale sonuçlandı. Hafif metro inşaatı, 173 milyon dolar’a Gülermak-Doğuş ortak girişimine verildi.
    21 Mart 2006: Şimdi sıkı durun: Tamamen ayrı bir metro projesi olan; 15.8 km uzunluğundaki proje bedeli 1 milyar 180 milyon dolar’ı bulan Bağcılar-Başakşehir-Olimpiyatköyü Metro Projesi, (mevcut hattın devamı nitelemesiyle)ihalesiz bir şekilde aynı yüklenici Gülermak-Doğuş ortak girişime yaptırma kararı alındı!
    17 Eylül 2007: İhalesiz işlemle ilgili Devlet Denetleme Kurulu’nu harekete geçirmesi amacıyla Cumhurbaşkanlığı’na başvuruldu.
    22 Ekim 2007: Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı’na “ihaleye fesat karıştırma”iddiasıyla suç duyurusunda bulunuldu.
    24 Temmuz 2008: Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, dilekçeyi İçişleri Bakanlığı’na gönderdi.Bakanlık, İstanbul Valiliğine talimat verdi. Valilik müfettiş görevlendirdi. Müfettiş usulsüzlüğü tespit etti. Valilik, Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
    13 Mayıs 2009: Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı görevsizlik kararları vererek dosyayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.
    10 Haziran 2009: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı karşı görevsizlik kararı vererek dosyayı tekrar yetkili ve görevli Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi.

    Top çeviriliyor

    30 Ekim 2009: Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı iki yılı aşkın bir zaman geçtikten sonra Kadir Topbaş’ın da şüpheli konumunda bulunduğu “ihaleye fesat karıştırma”soruşturmasını başlattı.
    15 Şubat 2010: Beyoğlu 7. Asliye Ceza Mahkemesi iddianameyi kabul ederek dava açtı. (Dosya No: 2010/31).
    28 Mayıs 2010: Savcının Topbaş ile ilgili soruşturma izin istemine İçişleri Bakanı işi kapatmak için, “şikayetin işleme konulmaması” kararını verdi.
    22 Aralık 2010: İçişleri Bakanı’nın bu kararı Danıştay 1. Dairesi’nden döndü.
    4 Nisan 2011: Danıştay kararı üzerine İçişleri Bakanı mecburen Mülkiye Başmüfettişi görevlendirdi. Ön inceleme sırasında Topbaş’ın müfettişe yanlış bilgi verdiği ortaya çıktı. Bakan “soruşturma izni vermedi.
    15 Kasım 2011: Danıştay 1.nci Dairesi, İçişleri Bakanının bu kararını da kaldırdı. Milyar doları aşan bir işin ihalesiz olarak verilerek kamunun zararı uğratıldığını belirtti.
    17 Eylül 2012: Bu arada dava başladı. Mahkemenin belirlediği ilk bilirkişi rapor tanzim etmeden dosyayı iade etti. Ardından; konusunun uzmanı olmayan iki kişi bilirkişi olarak görevlendirildi. Bunların da davanın konusunu bir yana bırakıp, başka tali bir konuyu incelediği ortaya çıktı!
    1 Ekim 2012: İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesi Türkiye hukuk tarihinde pek rastlanmayan bir şekilde davada durdurma kararı verdi.
    2 Kasım 2012: İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul 21.nci Asliye Ceza Mahkemesi’nin “davanın durdurulması” kararını kaldırdı.
    12 Şubat 2013: Danıştay’ın kararı üzerine savcılık sonuçta Topbaş ile ilgili iddianame düzenledi.

    Sanık Topbaş

    22 Şubat 2013: İstanbul 21.nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde Topbaş hakkında “Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk davası” açıldı.
    1 Mart 2013: Davanın ilk duruşması yapıldı. Sanık Topbaş duruşmaya gelmedi.
    27 Mart 2013: Davanın ikinci duruşması yapıldı. Sanık Topbaş yine gelmedi. Zorla getirilmesinin düşünülmesine karar verildi.
    10 Mayıs 2013: Duruşmaya sanık Topbaş yine gelmedi. Mahkeme zorla getirme kararı yerine iki duruşma arasında günsüz olarak gelmesine karar verdi. Ayrıca dosyanın;Sayıştay uzman denetçilerinden oluşturulacak bir bilirkişi heyetinin incelemesi için Ankara Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verdi.
    25 Temmuz 2013: Ayrıcalığa rağmen sanık Topbaş iki duruşma arasında yine gelmeyince mahkeme “zorla getirme” kararı verdi.
    2 Ağustos 2013: Ankara Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesi dosyayı ne Sayıştay’a ne de Sayıştay’ın uzman denetçisine inceletti. Üç kişilik başka bir bilirkişi heyeti oluşturdu. Bu heyet kamu zararı için başka bir teknik bilirkişi heyetinin oluşturmasını belirterek dosyayı iade etti.
    8 Ekim 2013: Sanık Topbaş, özel duruşmada mahkemeye ifade verdi.
    10 Ekim 2013: Sanık Topbaş’ın sorgusunu gerçekleştiren ve davayı karar aşamasına getiren mahkeme hakimi İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına atandı!
    18 Kasım 2013: Mahkemeye atanan yeni hakim duruşmayı erteledi.
    23 Ocak 2014: Mahkeme “dördüncü kez” bilirkişi raporu aldırılmasına karar verdi.
    25 Eylül 2014: Duruşma yapıldı.
    25 Aralık 2014: Duruşma yapıldı. Bilirkişiye ek süre verildi.
    19 Ocak 2015: Dördüncü kez bir bilirkişi raporu mahkemeye sunuldu. Rapor içeriği baştan başa tutarsızdı. Heyetten beş kişiden üçünün de daha önce Topbaş’ın yargılandığı davalarda gerçeğe aykırı bilirkişilik yapan kişiler olduğu ortaya çıktı.
    23 Şubat 2015: Mahkeme, bilirkişi tayini konusunda tarafsızlık ilkesini kaybettiği gerekçesiyle HSYK’ya şikayet edildi.
    10 Mart 2015: Mahkeme, bu bilirkişi raporunu kaynak gösterip “şüpheden sanık yararlanır” diyerek sanık Topbaş hakkında beraat kararı verdi.
    Sonuç?
    Göreceğiz…

    Soner Yalçın : Bir hafta önce - Sözcü Gazetesi
     

Sayfayı Paylaş