Güncel Teknoloji sitemize hoş geldiniz. Sitemizden tam anlamıyla faydalanmak için giriş yapabilir veya ücretsiz üye olabilirsiniz.

Bir ‘Köprü’ Hikâyesi!

Konu, 'Beğenilen Köşe Yazıları' kısmında YOLCu tarafından paylaşıldı.

  1. YOLCu

    YOLCu Asistan

    Kayıt:
    6 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    310
    Beğenilen Mesajları:
    150
    Bir ‘Köprü’ Hikâyesi!

    Aslında, 'Köprü' hikâyesi,
    'Türkiye'nin de özet hikâyesidir!

    Avrupa kıtasından Asya'ya ulaşmak,
    yani kıtaları ayıran Boğaz'da karşıdan
    karşıya kolayca geçebilmek, bugünkü
    şartlarda pek umursanmasa da hiç de
    kolay değildir…
    Doğrusu bu fikir yüzyıllar boyunca
    çekiciliğini korumuştur!

    İskit seferinde Pers Kralı Darius'un 80
    bin kişilik ordusu, gemilerin yan yana
    getirilmesiyle oluşturulan yüzer köprü
    ile Trakya'ya geçebilmişti örneğin…

    Cumhuriyetimiz kurulduktan sonra da
    bu konu çok tartışılmıştı. 1940 yılında
    Nuri Demirağ'ın girişimi, mühendisler
    ve Amerikalı uzmanların da çabasıyla
    İstanbul'a bir boğaz köprüsü projesi
    tasarlanmış, zamanın CHP İktidarı
    tarafından ise;
    'Boğaza köprü olmaz, yıkılır'
    gerekçesi ile teklif reddedilmişti…

    'Gizli oy, açık tasnif'li ilk gerçek
    seçim sonucu, ezici çoğunlukla iktidar
    el değiştirip 'Demokrat Parti'li
    dönem başlayınca köprü yapımı tekrar
    gündeme geldi…
    Projeler hazırlandı, 25 Mayıs 1960'da
    da imzalar atıldı. Ancak iki gün sonra
    'İhtilâl' oldu!
    Köprü, 'bir başka bahara' kaldı…

    İhtilâl sonrası 'Adalet Partisi'
    iktidara geldi. Başbakan Demirel'in
    aklında da yine 'Köprü' vardı…

    Bu düşüncesini Meclis Kürsüsü'nden
    ne zaman dile getirse, CHP Genel
    Başkanı İsmet İnönü hemen
    ardından kürsüye çıkıyor, yakasındaki
    İstiklâl Madalyasını kürsüye vurarak,
    'Ben de bu köprüyü yaptırmam'
    diye avazı çıktığı kadar bağırıyordu…

    Neyse uzatmayalım, köprü yapıldı…
    29 Ekim 1973'de de hizmete açıldı!

    Önceki gün,
    Boğaziçi Köprüsü'nün
    açılışının 41'nci yıldönümüydü…

    Fatih Sultan Mehmet Köprüsü
    yapımı öncesi de, zamanın Halkçı
    Parti Genel Başkanı Necdet Calp
    ile Turgut Özal arasında benzer
    diyaloglar geçti…

    Özal, bir açık oturumda, birinci
    köprünün hisselerini satıp, bu gelirle
    ikincinin yapılabileceğini belirtince,
    'özelleştirme kavramından' bihaber
    olan Calp, temsil ettiği zihniyetin
    de gereği olarak ve geleneksel şekilde
    yumruğunu masaya vurmuş,
    'Sattırmam efendim, sattırmam'
    diye haykırmıştı…

    Geçmişte, toplum tüm bu tartışmalar
    yüzünden ikiye ayrılmıştı denilebilir;
    Köprü Karşıtları…
    Köprü Taraftarları…

    Son on yıllık dönemde yaşananlar,
    kazanılan eserler, memleketi bu tip
    tartışmaların mümkün olduğunca
    dışına çıkardı elbette;
    Görgü-ufuk gelişti…
    Ülkeye güven pekişti…

    Bu sayededir ki;
    Yapımında yedi bin kişinin çalıştığı,
    dünyanın en yüksek, en genişi olacak
    Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün
    yarısı, sessiz sedasız tamamlandı bile!
    Devlete maliyeti '0 TL' olan köprüde
    kullanılan kabloların toplam uzunluğu
    'yüz yirmi bin' kilometre…
    Yani, dünya çevresinin 3 katı!
    'Yeni Türkiye' işte budur…

    Ülkenin önüne geçmişteki takozların
    tümü de CHP tarafından konmuştur!
    Baksana, partinin temel direği Bayan
    Tarhan bile dayanamayıp gitmiştir!


    KaynaK
     
  2. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    '3.köprü cinayettir'' Diyen Büyükşehir Belediye Başkanı Tayyip Erdoğan'a, Başbakan Tayyip Erdoğan'dan Sert Yanıt: "Senin İstanbul'a ne hayrın dokunmuş?"
    [​IMG]
    Bugüne kadar çevreye vereceği zarar ve ağaç katliamı nedeniyle, bugün ise ismiyle çok tartışılan İstanbul Boğazı’nda yapılacak 3. Köprü, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı bir kez daha karşı karşıya getirdi. Belediye Başkanı Erdoğan'ın 3. köprü projesinin hayata geçirilmesi hakkında yaptığı "Bu İstanbul için cinayettir. Hakkımı helal etmiyorum" açıklaması gündemin tepesine otururken, Başbakan Erdoğan'dan gelen "İş üretemeyenler, projesi olmayanlar işte böyle oturdukları yerden atıp tutarlar ancak" şeklindeki karşılık ise tartışmayı daha da alevlendirdi.

    Belediye Başkanı'ndan sert sözler

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 3. köprü temel atma töreni için İstanbul'a gelmesi üzerine apar topar Büyükşehir Belediyesi'nin binası önünde büyük bir kalabalığa seslenen Belediye Başkanı Erdoğan'ı binlerce kişi "Vur vur inlesin, Başbakan Erdoğan dinlesin" tezahüratlarıyla karşıladı. Sözlerine, "Dinleyecek... Dinleyecek.. Gün gelecek, devran dönecek Başbakan Erdoğan da bizleri dinleyecek. Siz hiç merak etmeyin" diyerek başlayan Büyükşehir Belediyesi Başkanı Erdoğan, 3. köprü projesi ile ilgili olarak ise şu sözleri kaydetti:

    "Şimdi bunlar diyecekler ki vatandaş trafikte rezil mi olsun? Yahu bu işin köprü yapmaktan başka yolu yok mu? O zaman bütün boğazı kapatın komple köprü yapalım? İşte bunların vizyonu bu kadar değerli hemşerilerim. Benim şehrimde bana sormadan çevreyi katledeceksin, sonra da gelip bunun şovunu yapacaksın? Hadi bizden utanmadın, ' ormanlarımdan bir dal kesenin kellesini keserim' diyen ecdadımızdan da mı utanmıyorsun? Utanmazlar değerli İstanbullular, bunlarda o tarihi şuur ne gezer? Anca yesinler içsinler ceplerini doldursunlar, keyiflerine baksınlar..."

    "Yavuz'un adını ağzına alma"

    Başbakan Erdoğan'ı rantçılık ve çevre katili olmakla suçlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Erdoğan, sert açıklamalarına "Bir de utanmadan kalkmış köprünün adı "Yavuz Sultan Selim' koymuşlar. Siz Yavuz'un adını besmeleyle ağzınıza alın besmeleyle!" şeklinde devam etti. Başbakan'ın Yavuz Sultan Süleyman'ı anlamaktan çok uzak olduğunu vurgulayan Belediye Başkanı, "O, ömrünü at sırtında geçirmiş, halifeliği Osmanlıya getirmiş büyük bir zattı. Bunlar değerli hemşerilerim, Suriye'de emperyalizmin emrine girip, müslümanı müslümana kırdırtan, onu bile beceremeyip ellerine yüzlerine bulaştıran, iş bilmezlikle Ortadoğu'dan kovulan... Neyse şimdi konuşmaya başlarsam benim de başıma bir iş gelir. Biliyorsunuz bunların kolları uzun. Hamdolsun Allah'tan başka bi şeyden korkumuz yok da size hizmetle geçireceğim yılları hapiste geçireceğime üzülürüm... Siz anladınız beni..." dedi.

    Başbakan Erdoğan: ''Gölge etme başka ihsan istemez..."

    Son olarak "İnşallah bu cinayet bitmeden hükümet değişir" temennisini dile getiren Büyükşehir Belediye Başkanı'na ise Başbakan'ın tepkisi sert oldu. Belediye Başkanı Erdoğan'ı sandıktan çıkan halk kararına saygı duymamakla itham eden Başbakan Erdoğan’ın, gerekirse sine-i millete dönmekten çekinmeyeceklerini ifade ederek başladığı konuşmasında sözleri sık sık alkışlar ve tezahüratlar eşliğinde kesildi. "Bu nesil seninle gurur duyuyor" tezahuratları eşliğinde konuşmasını sürdüren Başbakan, Belediye Başkan'ı Erdoğan'a şu sözlerle yüklendi:

    "Ne yapmış bu Tayyip Erdoğan İstanbul'a? Yaz günü trafikte çile çeken benim vatandaşım için bir tane hizmetini sayabilir misiniz? Sayamazsınızzz... Çünkü yok. E madem hizmet yapamıyorsun, bari yapana laf etme. Büyük bir zat'ın da dediği gibi; Gölge etme başka ihsan istemem... İnsanda biraz utanma olacak. Maliye Bakan'ıma, müfettişlerime emir verdim, belediye hesaplarını didik didik inceliyorlar. Dünya para aktarıyoruz bütçeden, nereye gidiyor, kimlere, hangi dünürlerin şirketlerine peşkeş çekiliyor hepsinin hesabını Allah'ın izniyle birrrr birrrr soracağız. Kimsenin kuşkusu olmasın..."

    "Seni zorla tutan mı var?"

    Konuşması süresince üslubunu giderek sertleştiren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Ya Sayın Belediye Başkanım. Madem 3.köprüyle yaşamak istemiyorsun, madem öyle bir İstanbul olmasın diyorsun. Buyur git o zaman. Zorla tutan mı var seni?" sözleriyle de büyük alkış aldı. Parti olarak halka ve hakka hizmetten başka bir düşüncelerinin olmadığının da altını çizen Başbakan Erdoğan, konuşmasını şu şekilde noktaladı.

    "Siz istediğiniz kadar yırtının, biz yine millete hizmet yolunda bildiğimizden şaşmayacağız. Oradaki 3-5 ağaç için için bu kadar tantana koparanlara da söylüyorum. Siz çevreciyseniz, ben sizden 100 kat 1000 kat daha çevreciyim. Çevrecinin daniskasıyım. O ağaçları da kesmeyeceğiz, kökünden söküp başka bir yere dikeceğiz. Onunla ilgili de şu an görevini tam hatırlamadığım bir bakanıma emir verdim. Şimdiki Büyükşehir Belediyesi binasını yıkıp, yerine bir AVM, AVM’nin en üst katına da yeşil alan tahsis ederek ağaçları oraya taşıyacağız. Şimdi buna da karşı çıkar o Belediye Başkanı olacak şahıs. Noldu? Senin binan olunca ağaçtan kıymetli oldu di mi? İşte bunların çevreciliği bu kadar değerli yurttaşlarım..."

    Özellikle 3.köprü tartışmalarıyla birlikte iyice açığa çıkan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Erdoğan'la, Başbakan Erdoğan arasındaki gerilimin ardından, Başbakan'ın kurmaylarına "Önümüzdeki seçimde İstanbul'u istiyorum!" şeklinde emir verdiği de gelen haberler arasında.

    Zaytung - '3.köprü cinayettir'' Diyen Büyükşehir Belediye Başkanı Tayyip Erdoğan'a, Başbakan Tayyip Erdoğan'dan Sert Yanıt: "Senin İstanbul'a ne hayrın dokunmuş?"
     

Sayfayı Paylaş