Güncel Teknoloji sitemize hoş geldiniz. Sitemizden tam anlamıyla faydalanmak için giriş yapabilir veya ücretsiz üye olabilirsiniz.

5 Neden Dünyadan Büyük?

Konu, 'Beğenilen Köşe Yazıları' kısmında tambjk tarafından paylaşıldı.

  1. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    5 Neden Dünyadan Büyük?

    Erdoğan, “Dünya 5’ten büyüktür” sloganını yineledi dünkü Din Şûrası’nda…
    Sloganın imlası bozuk,
    ama içeriği haklı…
    Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nde 5 daimi üye var:
    ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa…
    Bu 5’linin kararı, tüm BM ülkelerini bağlıyor. Veto hakları var. Antidemokratik dünya nizamını simgeleyen bir yapı bu…
    “Neden 1.5 milyarlık İslam dünyasının orada bir temsilcisi yok” diye soruyor Cumhurbaşkanı…
    Avrupa’nın karanlık ortaçağı yaşadığı dönemde dünyaya ışık olan İslam dünyası, neden bu halde acaba?

    ***

    Gelin cevabı, bir Müslüman bilim adamından alalım.
    Pakistanlı siyasal bilimci Dr. Faruk Saleem, 2010’da “The News International” gazetesinde çok önemli bir makale kaleme aldı. Yazı, hayli provokatif bir başlık taşıyordu:
    “Neden Yahudiler bu kadar güçlü, Müslümanlar bu kadar güçsüz?”
    Dr. Saleem’in verdiği rakamlar çok çarpıcı:
    İslam Konferansı Örgütü’nün 57 üyesinde toplam 500 üniversite var.
    Sadece ABD’deki üniversite sayısı 5758…
    İşte biraz da bu yüzden “dünya 5’ten küçük”...

    ***

    BM Kalkınma Programı’na göre Hıristiyan dünyasında okuma yazma oranı yüzde 89… 15 ülkede yüzde 100…
    Müslüman dünyasında okuma yazma oranı yüzde 40…
    Herkesin okuryazar olduğu tek bir Müslüman ülke yok.
    100 Hıristiyan’dan 40’ı üniversite mezunu…
    100 Müslüman’dan sadece 2’si…
    İşte biraz da bu yüzden “dünya 5’ten küçük”...

    ***

    Dr. Faruk Saleem, bütçeleri de karşılaştırmış:
    Müslümanlar gayri safi milli gelirin yalnızca binde 2’sini araştırma-geliştirme projelerine ayırıyor.
    Bu oran Hıristiyan dünyasında yüzde 5…
    Yani “öbürleri”, araştırmaya 25 kat fazla fon ayırıyor.
    Bunun sonucu şu:
    1.5 milyarlık Müslüman dünyasındaki 57 ülkenin gayri safi milli hasılasının toplamı 2 trilyon doların altında…
    Buna karşın 310 milyon nüfuslu ABD, tek başına 12 trilyon dolar değerinde mal ve hizmet üretiyor.
    Dünya, biraz da bu yüzden 5’ten küçük kalıyor.

    ***

    Saleem, “Neden böyle” sorusuna şu cevabı veriyor:
    “Müslüman dünyasındaki kaliteli eğitim yoksunluğu… Akılcı olmayan, çağdışı eğitim…”
    Cumhuriyet, işte bu çıkmazı aşma devrimiydi.
    Hurafenin yerine bilgiyi, “Hoca”nın yerine muallimi, boş inancın yerine aklı koyma mücadelesiydi.
    “İnanç vicdanda, bilim
    okulda” prensibiydi.
    Bugün Ortadoğu bölgesindeki bilimsel yayınların yarısı Türkiye’den çıkıyorsa, o ilke sayesindedir.
    “Asya’nın en iyi 25 üniversitesi” içinde Müslüman dünyadan sadece ODTÜ varsa, o yolda yürüdüğü içindir.

    ***

    Cumhurbaşkanı’nın dünkü konuşmasını dinleyin göreceksiniz:
    Bütün bu kazanımın reddiyesidir o konuşma…
    “Fizik dersi zorunlu da din dersi niye değil” diye soran bir devlet adamı, “Bizim dünya niye 5’ten küçük” sorusuna cevaptır.
    “İsteseler de istemeseler de Osmanlıca öğretilecek” diye dayatan kafa, İslam dünyasının bir türlü demokratikleşemediğine ispattır.
    “Din, devletten ayrı değil”in ikrarı, “Dindar nesil yaratacağız” ısrarı, anaokulunda din dersi kararı, “Biz asla
    o 5’i aşamayacağız”
    teslimiyetine itiraftır.
    Devam edin siz; bu kafayla daha çok “4”“5”li işaretler yaparsınız.

    ***

    Hiç umutsuz olmayalım:
    İnsanlık bu zihniyeti yendi; biz de yeneriz.

    Cumhuriyet Gazetesi - Can Dündar: "5 Neden Dünyadan Büyük?"
     
  2. desperado64

    desperado64 Profesör

    Kayıt:
    6 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    2.215
    Beğenilen Mesajları:
    447
    Yaşadığınız Şehir:
    Uşak
    1928'de yapılan harf İnkılabı yüzünden bu millet Türkçe'yi unuttu. Artık 150 kelime ile konuşur olduk. Bazı malum kafalar hâlâ Osmanlıca'nın farklı bir dil olduğunu zannediyor. Tabi ilkokuldan beri Osmanlıyı kötülemeye yönelik ders verdiğin sürece, divan edebiyatını resmi Osmanlıca dili diye öğretmeye devam edersen bu sapkın düşüncelerin ortaya çıkması normaldir. + Bu Kemalist ya da Atatürkçü geçinen kesim; acaba yüzde kaçı Nutuk'u okuyabilir. Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi bile günümüz Türkçe'si ile okunuyor bu memlekette. Sen bu öğrencilere en azından gramer bilgisi fazla vermeden sadece okumaya yönelik eski Türkçe'yi öğretirsen, biraz olsun gençler daha fazla kelime ile Türkçe konuşur.

    Gramer demişken, biz ilk okuldan beri İngilizce öğretiyoruz. Ne yazık ki üniversiteden mezun olunduğunda mal gibi bakıyor öğrenciler. Her şeyin aşırısı verildiği için temel bilimler bile tam öğrenilemiyor. İlk önce ders kitapları ve üniversite hocaları değişsin. Sonra yaparız bu tartışmaları.
     
  3. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Yanlış konuşuyorsun... Yazımın tamamını dikkatlice okumanı tavsiye ederim..

    Türkçenin ve Türklüğün miladı Osmanlı mıdır? Göktürklerden uygurlara kadar osmanlı öncesi türklerin kullandığı çok çeşitli yazılar olmuştur, osmanlı da kendi döneminde arapça ve farsçanın etkisinde kalarak zamanla değişim göstermiştir.
    Harf inkılabı ile dil devrimi bambaşka kavramlardır. Harf inkılabı ile konuştuğumuz dil değil kullandığımız yazı değişti.

    Eğer bu millet "eski türkçeyi" unuttuysa bunun sebebi harf ınkılabı değildir, özellikle son 40-50 yıldır türkçeden arapça ve farsça kökenli kelimelerin ayrıştırılması, dilin türkçeleştirilmeye çalışılmasıdır. Bu konuda da başarısız/yetersiz olunduğundan millet 150-200 kelime ile konuşur hale gelmiştir. Ha osmanlı döneminde saray ve sanat edebiyat dünyası dışında köydeki kasabadaki halk değil 150-200 kelime ile konuşmayı, çoğu okur yazar bile değildi. Okur yazarlık memuriyet için yeterli olabiliyordu. Duyanda halk 2000-3000 kelime ile konuşuyordu da harf inkılabı ile konuşamaz hale geldi sanır.

    Ama bu 150-200 kelime ile konuşur hale gelişimizin en önemli sebebi başkadır;

    Gelelim osmanlı dönemine, öyle bir bahsediyorsunuz sanki tüm osmanlı okur yazar ilim bilim irfan sahibiydi, yahu geçiniz onları osmanlı döneminde belli başlı birkaç şehir ciddi bir eğitim teşkilatı ve okullaşma bile yoktu efendiler. Özellikle anadoluda insanlar okur yazarlığı geçtim doğru düzgün konuşamıyordu bile, ne eğitim birliği nede dil birliği vardı. Saray ve çevresi başka, trakya başka, karadeniz başka, güneydoğu başka, anadolu başka, sanatçı ve edebiyatçılar başka konuşuyordu. Sen osmanlıcayı imparatorluk dili olarak çok kısıtlı ve eğitimli seçkin bir zumrenin dili haline getirirsen, halka inmek, halk tarafından anlaşılmak gibi bir gaye taşımaz isen tabi bu seçkin kimseler arasında zengin bir dil ile konuşulur yazılır, binevi sanat sanat için yapılmış olunur.

    Ama insanların zamanla, eğitimle okur yazar olmalarıyla beraber, bu dil daha geniş kitleler tarafından kullanılmaya başlanmasıyla beraber, sadece seçkin zumrelerin kullandığı bir dil olmaktan çıkıp halka yayılmasıyla beraber, aydınlar yazarlar halkın da anlayabileceği daha basit ve sade yazmaya konuşmaya anlatmaya başalattıkça, halk yüksek seviyeye çıkamayıp, seçkinlerin -anlaşılabilmek adına- halkın seviyesine inmek mecburiyetinde kalmasıyla, dilin gelişiminin kontrolü sanat edebiyat dünyasının kontrolünden çıkıp eğitim olarak yetersiz halkın kontrolüne girip, dilde dönüşümün değişimin en temel dinamiği halk olmaya başladıkça dil yozlaşmaya başlamıştır.

    Gelelim nutuk'a . Nutuk önce osmanlıca yazılmış, sonrasında ise latin alfabesine dönüştürülmüştür. O zmn ki nutuk'un örneklerine bakarsan arapça ve farsça ile bezeli eski türkçenin yoğun zenginliğini orada da görebilirsin görebilirsin, yani dilin zenginliği ve çeşitliliği bir gecede bir yere kaybolmadı, halk bir gecede türkçeyi unutmadı, hatta 1930 1940 lara git, o zmn'ın gazetelerini metinlerini edebi eserlerini okursan osmanlıcayla aralarında yazı dışında çok ciddi bir farklar göremezsin. Daha da git 1950-1960lara, o zmn bile benzerdir. Dilde dönüşüm devrim yada yozlaşma adına her ne koyarsanız koyun 1960lardan sonra hız kazanmıştır. Dil türkçeleştirilmiş, arapça ve farsça dışlanmıştır.

    Harf devrimi cumhuriyet devrimlerinin sadece bir parçasıdır. Osmanlıda sadece saray ve seçkin bir zumreye mahsus verilen kısıtlı eğitim, önemli birkaç şehirle sınırlı kalmayıp anadolunun en icra köylerine kasabalarına kadar yaygınlaştırılmaya çalışılmış, % 3-5 lerde gezen okur yazarlık arttırılmaya çalışılmıştır, bu eğitim seferberliği için bir maddedir sadece harf devrimi, okur yazar olmayan bir millet, hali hazırda dil bilmiyorken dünyanın merkezi konumuna gelmiş olan batı medeniyle daha uyumlu hale gelebilmek adına.

    Dolayısıyla, sen kalkıp değil okumayı yazmayı, doğru düzgün konuşamayacak kadar cahil bırakılmış bir milletin harf inkılabı nedeniyle türkçeyi unuttuğunu söylersen sadece gülerler.

    Ha bir gerçek var, eski osmanlıca eserler ile günümüzün bağı kopmuştur, en büyük zararı bu olmuştur ama kolay öğrenilmesi, kolay okunup anlaşılabilmesi açısından latin harflerinin önemi çok büyüktür. Tartışılacak yada üzerinde durulabilecek kısmı budur.

    Günümüz türkçesini bilen biri nutuk'un orjinalini kolay kolay anlamayamaz haklısın ama sorun günümüz türkçesi denen olguda. Harf devrimi sonrası cumhuriyet türkçesi ile günümüz türkçesi arasında ciddi bir fark varken harfler korunduğu halde dil değişiyor dönüşüyorsa buradaki sorun harf devriminde değil dildeki değişimi tetikleyen dinamiklerde dir. Göktürk uygur türkçesiyle osmanlı türkçesini de kıyaslarsanız benzer değişimi görebilirsiniz. Hatta gidip osmanlının ilk yıllarındaki dil ile son yıllarındaki dili arasında da ciddi farklar vardır.

    Osmanlıca için eski türkçe deniyor ya, acaba ne kadar eski türkçe?
    Osmanlıca nedir? Eski Türkçe midir? - GÜNCEL Haberleri

    Kaynaktan önemli gördüğüm yerleri alıntılayacağım;

     
  4. desperado64

    desperado64 Profesör

    Kayıt:
    6 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    2.215
    Beğenilen Mesajları:
    447
    Yaşadığınız Şehir:
    Uşak
    @tambjk dilde sadeleşmenin verdiği zarar yanında harf inkılabı bir hiçtir lakin eski alfabeyi okuyabilecek kadar ders verilmesinin ne zararı var. Toptan kaldırmaya ne gerek vardı. Eski Türkçeyi öcü gibi göstermenin ne gereği vardı.

    Kendi sitesi: Tarihin Arka Odası - 6 Aralık Cumartesi - 1 - HABERTURK TV



    Ben gitsinler divan edebiyatı okusun demiyorum. Dedelerinin mektuplarını okuyacak kadar eski Türkçe gösterilsin yeter.
     
    murat ve arsenik bunu beğendi.
  5. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    @desperado64 ,

    Eski türkçe kaldırılmadı. Osmanlının arapça ve farsçanın etkisiyle kendi has olarak zamanla geliştirdiği osmanlıca yazı kaldırıldı. Eski türkçe dediğimiz şey bir dil ise bu dilin dönüşümü 100 yıllık bir süreçtir, bu ülke toprakları üzerinde yaşayan ve bu dili kullanan herkes az çok sorumludur bundan.

    Osmanlıca yasaklandığı zaman yeteri kadar öngörülü davranılmamıştır haklısın, bu devrimlerin doğasında olan bir çelişkidir aslında. Devrim bilinci olmayan toplumlara değişiklikleri dayatmayı öngörür. Videoyu izlemeyemiyorum açılmıyor şirkette ama m.bardakçının bu konudaki fikirlerine bildiğimden, kendisine çoğunlukla katılıyorum. En azından osmanlıca okuyabilmemiz için ortaokul yada lise müfredatına birkaç yıl "seçmeli" olarak osmanlıca dersi konulabilir. Fakat burada geçmişteki gibi dayatma yapılırsa, bu hataya düşülürse geri tepecektir.

    Dilde sadeleşmeye gelecek olursak, osmanlıca bir imparatorluk dilidir, çok farklı milletten ulustan insanlarda oluşur fakat eğer bir türk devletinden ve ulusundan bahsediyorsak sadeleşme mecburidir. Bugun nasıl dilimize giren yabancı kelimelerin türkçeyi katlettiğinden şikayet ediyorsak, zamanında osmanlı döneminde arap ve pers kültürünün dilinin osmanlı üzerindeki etkisi de Türkçe açısından son derece yıkıcı ve geriletici olmuştur. Yüzyıllar boyunda hayatımıza giren kavramlar için türkçe karşılık bulmak yada üretmek yerine arapça ve farsça referans alınmış, hatta mevcut olan türkçe kelimeler bile arapça/farçasıyla yer değiştirip türkçesi unutulup gitmiştir. Bunun sonucunda da türkçe son derece zayıf kalmış, zayıflatılmıştır. Cumhuriyet devriminin asıl amacı da yeni kurulan türk devleti için, türk halkının yüzyıllar süren osmanlı dönemi içerisinde yoğun arapça ve farça kullanımının yarattığı tahribatı ortadan kaldırıp türkçeyi geliştirmeyi amaçlamıştır. Tabi aradan geçen yaklaşık 1 asırlık sürece baktığımızda yeteri kadar başarılı olmadığımız bir gerçektir.

    Eski türkçenin öcü gibi gösterilmesine gelecek olursak; yoğun arapça ve farsça etkisi altındaki osmanlı sarayı ve edebiyat dünyasında hor görülen, 2. 3. plana itilen, niteliksizleştirilen öz be öz türkçeyken, bu osmanlı saray diline eski türkçe deyip, öz türkçe yerine bu karmaşık ne idüğü belirsiz dilin savunulması bana daha garip geliyor.
     
    Son düzenleme: 10 Aralık 2014

Sayfayı Paylaş