Güncel Teknoloji sitemize hoş geldiniz. Sitemizden tam anlamıyla faydalanmak için giriş yapabilir veya ücretsiz üye olabilirsiniz.

İnceldiği yerden koptu

Konu, 'Beğenilen Köşe Yazıları' kısmında tambjk tarafından paylaşıldı.

  1. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    İnceldiği yerden koptu

    Sevgili okuyucularım, ülkemizde yüz kızartıcı olaylar izliyoruz, gelişmeler yaşıyoruz. Başımızda her konuda hort zort eden, ancak olaylar biraz renk değiştirince nasıl aciz, cahil, zavallı ve çaresiz olduğu ortaya çıkan bir iktidar var.
    Parlak gösterilmek istenen cilası biraz kazındığında, rezalet görüntüler birbiri ardına ortaya fışkırıyor.
    Esad olayını burada belki sizleri de bıktırmak pahasına defalarca yazdım.
    Esad bizim komşumuz, Suriye’de devlet otoritesini temsil eden lider.
    Aynen Irak’taki Saddam gibi.
    ABD, Saddam’ı “Elinde öldürücü gaz ve kitle imha silahları var” diye devirdi ama bunlar bulunamadı. Peki sonra ne oldu?
    Irak şimdi bir kan gölü. Gün geçmiyor ki terör olaylarında en az 10 kişi ölmesin.
    Sonuçta ne oldu? Irak’ta demokrasi mi kuruldu? Mezhep kavgası yaşayan Irak şimdi mi huzurlu, Saddam döneminde mi daha huzurlu idi?
    Bizdeki aymaz hükümetler de Irak yarasını sürekli olarak kaşıdılar. Maliki Sünni değil Şii diye ona en ağır hakaretleri yağdırdılar.

    * * * *

    Aynı durum Suriye için de geçerli.
    Esad’ı devirmek Abdullah-Tayyip-Ahmet Sünni üçlüsü için bir takıntı idi… Çünkü Esad da Sünni değil, Alevi.
    Bu üçlü Esad’ın üzerine Özgür Suriye Ordusu, PKK, IŞİD gibi terör örgütlerini salıp Suriye’yi kana boyadı. Onlara Esad’ı devirsinler diye silah, cephane, gıda gönderdi ve sınır komşumuzda çıkardıkları yangında on binlerce insanın can vermesine neden oldu.
    İki milyona yakın Suriye vatandaşını şimdi Türkiye’de biz besliyoruz.
    İşte Suriye’nin içine düşürüldüğü durum!
    Bu üçlü şimdi otursun da kına yaksın.
    Bu kepazelikler başka bir ülkede olsa ahali sokaklara dökülür, AKP hükümetlerini protesto ederdi.
    Bizde maşallah tık yok.

    * * * *

    İçimizde bir terör örgütü… Milletvekilleri ve belediye başkanları her gün devlete küfreder, bağımsızlıktan, özerklikten, istekleri kabul edilmediği takdirde sokağa dökülmekten ve silaha sarılmaktan dem vurur.
    Tehditlerin ve ayaklanma çağrılarının bini bir paraya gidiyordu, hep birlikte aylardır izlemedik mi?
    Onlara gaz veren İmralı’daki korkak adamdır.
    Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti her gün onun ayağına gidip yalvarır yakarır, ödünler verir, “Aman Apo” diye alttan alır.
    Aynı heyetler daha sonra Kuzey Irak dağlarındaki terör üslerine gidip aynı şeyleri söyler.
    Doğu ve Güneydoğu’da her gün okullar, Türk bayrakları ve Atatürk heykelleri yakılıp, yıkılırken bizim hükümetten yine tık yoktu…
    Çünkü amaç Kürtler’e hoş görünüp oylarını cebe atmaktı.

    * * * *

    Sevgili okuyucularım, önceki gün iş inceldiği yerden koptu. Bir gün kopacaktı, kısmet önceki güne imiş!
    Kobani mobani deyip İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya dahil Türkiye’nin dört bir yanında sokağa döküldüler.
    Şu anda bilinen 21 ölü ve 100’ü aşkın yaralı. Çoğu silahla vurulmuş.
    Yakılan otobüsler, bankalar, dükkanlar, işyerleri, ele geçirilen karakollar, harabeye dönüşen cadde ve sokaklar, özellikle Van ve çevresinde yağmalanan marketler de işin cabası.
    Şimdi sırada bunların cenazelerinde çıkması beklenen olaylar var.
    Padişah Tayyip olayların çıktığı gün Islahiye’de sığınmacı kamplarında Suriyeliler’e nutuk atıyor, “Esad gitmeli” diye bağırıyor, “Kobani ha düştü ha düşecek” diyerek Kürtler’i tahrik ediyor, birkaç saat sonra başlayacak olan kanlı olaylara, belki bilmeden yol veriyordu.
    Onun sadrazamı olan Ahmet aynı gün ABD’nin CNN televizyon kanalına benzer şeyleri söylüyor, “Esad devrilecekse kara harekatına varız” diyordu.
    Demek ki bunların istihbaratı sıfırmış!.. O akşam bütün Türkiye’de olaylar çıkacağından, kan döküleceğinden bile haberleri yokmuş.

    * * * *

    Büyük kentlerimizde, ama özellikle Güneydoğu’da bayraklarımız yakılırken, Apo posterleri ve PKK bezleri asılırken, bu ülkeyi yöneten aymazların kılı bile kıpırdamıyordu.
    Asker kışlasına, polis kendi birimlerine çekilmişti. Yapılanlara karışmıyor, herkes üç maymunu oynuyordu:
    “Görmedik, duymadık, bilmiyoruz!”
    Asker illerde AKP valilerinin emrine sokulmuştu. Uslu çocuk Necdet Bey’den değil valilerden emir alıyordu.
    İşte, basit bir Kobani olayı öncesinde ve sonrasında tanık olduklarımız bunlar. Bu kadarla kalmasını dilerim.

    * * * *

    Aylarca ayakta uyutulup görev yapmasına izin verilmeyen asker ve polis şimdi mecburen sahada.
    Altı ilde ve çok sayıda ilçede sokağa çıkma yasağı uygulanıyor.
    Büyük kentlerimiz ve Güneydoğu yangın yeri.
    Güneydoğu’da adı konulmamış sıkıyönetim uygulaması var.
    Abdullah-Tayyip-Ahmet üçlüsü, onların aymazlığı sonucu gelinen bu rezil durum nedeniyle Türk Milleti’nden özür dilemelidir.

    * * * *

    İşin ilginç yanı, bunlar bugüne kadar yaptıklarının farkında değiller…
    Ya da farkındalar ama erkekliğe şey sürmemek için her zaman olduğu gibi çareyi dayılanmakta ve kamuoyunu uyutmakta buluyorlar.
    Dün Ankara’da güvenlik zirvesi toplanmış!
    İş işten geçtikten sonra istersen otuz tane güvenlik zirvesi topla, kaç yazar. Bunların işi böyle göstermelik tiyatro sahneleri kurmak ve işi komisyona havale etmektir.
    Bunlar olurken Dahiliye Nazırı Efkan boş durur mu!.. Konuşanlar kervanına o da katıldı:
    “Şiddete başvuran vatan hainidir. Misliyle karşılık veririz!..”
    Görevinin birilerini vatan haini ilan etmek olmadığını, misliyle karşılık vermek yerine olayların çıkmasını engellemek olduğunu bugüne kadar öğrenmemiş!

    * * * *

    Bunların Esad takıntısının başımıza neler açtığını hep birlikte ve bir kez daha gördük.
    Dış politikayı “Takıntılarla” idare edip ülkemizi dünyaya rezil edenler işte bunlardır.
    İçeride iki paralık bir terör örgütünün kucağına oturup karayollarının kesilmesine, terörist heykellerinin dikilmesine, okulların, bayrağımızın ve Atatürk heykellerinin yakılmasına, heriflerin her gün Türkiye Cumhuriyeti’ne posta koymasına göz yumanlar, Esad’ı devirecek hülyasıyla IŞİD’e arka çıkan da yine bunlardır.
    Bu işler öyle Tayyip-Ahmet vesaire kafasıyla yönetilirse işte böyle olur, başımıza daha nice belalar açılır.


    Emin Çölaşan : İnceldiği yerden koptu - Sözcü Gazetesi
     
  2. Ahbârî

    Ahbârî Dekan Süper Moderatör

    Kayıt:
    5 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.835
    Beğenilen Mesajları:
    834
    bi an kim yazmış dedim, çölaşanı görünce ne gerek var deyip bitirdim. herif 3 lü sünni o alevi, yıkamadılar diye çocuksu teorisini atmış ortaya. zaytunga haber olarak alınabilir.
     
  3. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Aksine, zaytung o malum 3 lünün haberleriyle yıkılıyor :)
     
  4. Ahbârî

    Ahbârî Dekan Süper Moderatör

    Kayıt:
    5 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.835
    Beğenilen Mesajları:
    834
    ben onlar hakkında gibi bişey demedim. Çölaşan hakkında da demedim. yazı dedim.
     
  5. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    Yazının katılmadığın yanlarını yazarsın, herkes o konudaki fikrini belirtir, medeni dünyada bu işler böyle oluyor. Ama ben sizde görüyorum, beğenmediğin bir fikri eleştirmek, çürütmek adına tek kelime etmeyip, gırgır ile yazar üzerinden ilerleyerek itibarsızlaştırmayı.
     
  6. Ahbârî

    Ahbârî Dekan Süper Moderatör

    Kayıt:
    5 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.835
    Beğenilen Mesajları:
    834
    sizler aynısını hükümete yapıyorsunuz. etme bulma dünyası.
     
  7. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    başkasını bilemem ama ben yapmıyorum, kalkıp uzun uzun okumayacağınızı yada anlamayacağınızı bildiğim halde fikirlerimi yazıp, söylemlerini satır satır eleştirip, tutarsızlıkları ortaya koymaya çalışıyorum.
     
  8. Ahbârî

    Ahbârî Dekan Süper Moderatör

    Kayıt:
    5 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.835
    Beğenilen Mesajları:
    834
    her yazdığın romaya çıktıktan sonra artık okumuyoruz malesef.
     
  9. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    her söylediği şam'a çıkanlardan beklenen yaklaşım :)
     
  10. Ahbârî

    Ahbârî Dekan Süper Moderatör

    Kayıt:
    5 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    3.835
    Beğenilen Mesajları:
    834
    bi yerlerinden element uyduranlara döndü...
     
  11. YOLCu

    YOLCu Asistan

    Kayıt:
    6 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    310
    Beğenilen Mesajları:
    150
    yahu @tambjk, bu sizin çölaşangiller ailesi eskilerde hükümetlerin dış politikasını tek başına belirler, başbakanları pijamayla karşılar, her dedikleri tıpkı bir kanun gibi yapılır, yerine getirilirdi... de, ülkenin burnu da bi türlü pislikten kurtulmazdı. açlık, enflasyon... dış dünyada alay konusu bir ülke, onun parası... vs.

    saltanatı elden giden çölaşangiller şimdi akıllarınca hükümete yol gösteriyor, ayar çekiyor. şimdi o türden mahlüklara kocaman bir hass... r çekicem de yakıştıramıyorum dilime işte... yarım asırdan bu yana benim başörtüme, kurbanıma, inancıma, dinime... en galiz küfürlerle saldıran bir yahudi maşasının çöplükleriyle doldurdun bu siteyi ya, bu ikrah yüzünden artık giresim bile gelmiyor.
     
  12. tambjk

    tambjk Misafir

    Kayıt:
    9 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.922
    Beğenilen Mesajları:
    158
    @YOLCu , kızma ama geçmiş hakkında yalan yanlıştan öte pek birşey bilmiyorsun. O kadar yazı paylaştım, hiçbirine birşey demedin tam burda emin çölaşanı buldun ki size göre muhaliflerin yumuşak karnı, kum torbası gibi birşey, çakabileceğini haklı çıkabileceğini düşünerek saldırdın.

    Ama olmadı hocam :) Çölaşanın forumda belkide paylaştığım tek yazısıdır ki o yazının bile tamamıne katılmıyorum, sadece okumayıp bilmeyip tanımadığınız farklı bir bakış açısından bir perspektif olsun diye paylaştım. Diğer paylaştıklarım için bir eleştirin var ise buyur onları eleştir ama şu yazıya laf edemeyip yazarlar üzerinden saldırma kurnazlığını terk edin, yakışmıyor bu kolaycılık size.

    Konuya gelirsek, çölaşangiller dediğin kim hoca? ortaya bir laf atıyorsun ne önü ne arkası ne temeli var. pijama mevzusu ise kastettiğin onu yapan aydın doğandır ki bu iddiayı kovduğu emin çölaşan ortaya atmıştır kitabında. İlgili başbakan da merkez sağ, ağır kapitalist ve patron yancısı, seçmeni bugun akp saflarında olan mesut yılmazdır. Yani dün mesut yılmazları iktidara getiren yüzergezer merkez sağ oylar, 12 yıldır akpnin kitlesi olmuştur, senin miting meydanlarında omuz verdiğin tiplerin büyük kısmı yani. Ha çölaşana gelecek olursak, o mesut yılmazın uzun yıllar belalısı olmuş bir kişidir ki akp dahil her iktidarın müzmin muhalifidir. Ortaya attığın o dış politika ve kanun işleri safsatadan ibaret, bu ülkedeki her türlü pislikten muhalefeti sorumlu tutmayı bırak artık, bugun akp yi iktidara getiren merkez sağ oylar dün o pislikleri iktidara getirmiştir, bu ithamlarının adresi muhalefet değil, merkez sağ seçmen olmalıdır.

    Ha evet eskiden medya patronları ile başbakanlar arasında dönem dönem yakın ilişkiler olmuştur, akp geldi bu daha mı iyiye gitti sanıyorsun, dün pijama ile karşılan medya patronu varsa bugunde iktidarın emrine amade, kara propaganda aracına dönüşmüş, basın bülteni gibi gazete çıkaran, halktan ziyade iktidarın çıkarlarının peşinde, ihale rantı ve rüşveti sonucu havuzlar ile kurulmuş, yalan iftira mekanızması, mit destekli bir medya var. Gazeteciliğin öldüğü ve öldürüldüğü, reklam ve maaşlı iktidar kalemçörlerinin cirit attığı bir medya, alo fatihlerin, nerminlerin, akiflerin hüküm sürdüğü bir medya, gerçeklerin ortaya çıkmayıp üstünün örtülmesi için araç edilen bir medya, kapitalizmin pisliklerini halka şeker diye yutturmaya çalışan bir medya :) Yani ben her dönem hepsine muhaliftim, ama merkez sağ her dönem hepsine yandaş.

    Emin çölaşanın birçok faşist tutumunu eleştirebilirsin, anlarım, dediğin gibi senin din takıntısı vardır lakin yahudi maşası dediğin adam tayyip erdoğanı yahudi olmak ve onların çıkarlarına hizmet etmekle "suçlayan" biridir. Yahudi olmayı ve onların çıkarlarına hizmet etmeyi suç sayan ve her defa bu noktadan saldıran, ideolojisi ulusalcılık olan biri için yahudi maşası yakıştırması iftiradan öteye gidemez.

    Çöplük kısmına gelecek olursak, sizin de tayyipden farkınız olmadığı, onun kadar tahammülsüz bir nefret içerisinde olduğunuz aşikar. akit takvim vs gibi, yahudi nefreti, kürt nefreti, ermeni nefreti, amerikan nefreti, atatürk nefreti, türk nefreti, sol nefreti dolu, hergün nefret suçunun içlenerek damarlarınza morfin misali pompalanan yazılar daha hoşunuza gidecektir hemde daha besleyici, doyurucu olacaktır :)
     

Sayfayı Paylaş